Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/4534 E. , 2022/10028 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/4534
Karar No : 2022/10028
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) :
1- … Derneği
2- …
3- …
4- … Derneği
5- … Derneği
6- …
7- …
8- …
9- …
10-… Köyü Tüzel Kişiliği
11- …
…
35- …
VEKİLLERİ : Av. …
DİĞER DAVACI : 36- …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Enerji Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Artvin İli, Şavşat İlçesi, … ve … Köyleri sınırlarında, … Deresi üzerinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan “Hanlı Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali Revize (9,817 MWm/ 9,373 MWe)” projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davacılardan …’nun 26/03/2021 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile kayıtsız ve şartsız olarak davadan feragat ettiği anlaşıldığından, bu davacı yönünden feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer davacılar yönünden ise uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, inşaat mühendisi (hidrolog), jeoloji mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve biyolog bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu projeye ilişkin olarak mevzuat uyarınca yerine getirilmesi gereken prosedürün tamamlandığı, proje tanıtım dosyasının (PTD) usulüne uygun hazırlandığı, asgari gereklilikleri taşıdığı ve hazırlanırken proje sahası ile ilgili olarak yeterli uzmalıklardan faydalanılmasına dikkat edildiği, proje güzergahında aktif/pasif heyelan alanının bulunmadığı, bölgeye özgü endemik bitki ve hayvan türleri bulunmakla birlikte, bu canlıların yakın çevrede benzer ekolojik ortamlarda yaşamlarını sürdürebileceği, projenin inşaat ve işletme aşamalarında biyolojik yaşam ve ormancılık yönünden geri dönülemez etkilere yol açmayacağı, yeterli can suyu miktarının belirlendiği, balık geçitlerinin öngörüldüğü, projenin revize edilmiş halinin çevre yönünden daha olumlu olduğu, dolayısıyla proje sahasının niteliği dikkate alındığında, yürütülecek çalışmaların su kaynakları, orman-tarım alanları, yerleşim yerleri, çevredeki bitki örtüsü ve doğal yaşam dikkate alınarak Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu, her ne kadar davacılar tarafından, söz konusu projeye ilişkin olarak 2018 yılında verilen ÇED olumlu kararı yargı kararıyla iptal edildiği halde, aynı projeye bu defa ÇED Gerekli değildir kararı verilmesinin usul ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, revize projenin kurulu gücünün 9,817 MWm/ 9,373 MWe olduğu, dolayısıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Ek-I 15 hükmü kapsamında çevresel etki dolayısıyla değerlendirmesi uygulanacak projelerden olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle; davacılardan … yönünden davadan feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden ise dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, davanın reddine ilişkin kısmına yönelik olarak, söz konusu projeyle ilgili daha önce verilen ÇED Olumlu kararının, dayanağı ÇED raporunun yetersiz olduğundan bahisle iptal edildiği, ancak ÇED raporunda herhangi bir değişiklik yapılmaksızın kurulum gücünün ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesine tabi olması nedeniyle bu defa dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararının verildiği ve bakılmakta olan davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ilk davada hükme esas alınan bilirkişi raporunun aksi yönünde değerlendirmelerde bulunulduğu halde, Mahkemece iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmediği, proje nedeniyle kadim su haklarının olumsuz etkilendiği, keşifte ise bu konuyla ilgili su kaynağında inceleme yapılması talebinin uygun görülmediği, bu nedenle daha önce çekilen fotoğrafların bilirkişi heyetine verildiği, ancak Mahkeme kararında bu konuya yönelik bir değerlendirmenin yapılmayarak eksik inceleme ile karar verildiği, ayrıca bilirkişi raporunun dava konusu işlemin dayanağı PTD’nin tekrarı niteliğinde olduğu, bilirkişilerce PTD’de yer alan bilgilerin yeterli olup olmadığının tartışılmadığı, örneğin davacıların temel problemi olan ve ilk bilirkişi raporunda ÇED raporunun eksikliği olarak gösterilen projenin yapılacağı akarsuyun kaynağındaki kadim su haklarının değerlendirilmediği hususunun, bakılmakta olan davada yeniden incelenmediği, diğer taraftan proje bazında çevresel etkilerin ele alındığı, kümülatif etkilerin incelenmediği belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmakta iken, davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının bozularak, aşağıda yer verilen gerekçe ile dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı yanında müdahil tarafından, Artvin İli, Şavşat İlçesi, … Köyü Arpalı Deresi üzerinde “Hanlı Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (3,697 MWm-3,547 MWe)” projesinin yapılması planlanmış, proje kapasite itibarıyla ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesine tabi olması nedeniyle PTD hazırlanması mümkün olduğu halde, proje sahibi şirketin talebinin Bakanlıkça uygun bulunması ile ÇED Yönetmeliğinin 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ÇED raporu hazırlanarak davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde söz konusu projeyle ilgili … tarih ve … sayılı “ÇED Olumlu” kararı verilmiş, aynı proje kapsamında dere kenarından cebri borulu formülasyon için anılan ÇED Olumlu kararının geçerli olduğuna dair davalı idarece … tarih ve … sayılı işlem tesis edilmiştir.
Sonrasında … tarih ve … sayılı “ÇED Olumlu” kararının iptali istemiyle …İdare Mahkemesinin E:… ve E:… sayılı dosyalarında açılan davalarda; (…) Hanlı Deresinin çanak şeklindeki morfolojik yapısının proje genelinde dar ama değişken ıslak çevreler oluşturduğu dikkate alınmaksızın, sabit kabul ve verilerle hazırlanan can suyu (çevresel akış) hesaplama yönteminin 1,85 m’lik ıslak çevre için uygun olsa da, söz konusu derenin kritik yatak genişliğine sahip kesitlerinde çevresel sorunlar oluşturacağının açık olduğu, Hanlı Deresinde yaşayan balıkların cins ve boyutlarına dair bir çalışma ve tespit yapılmadan Hanlı I ve II regülatörleri için hazırlanan balık geçitlerinin plan ve boy kesitlerinin tip proje olmaktan öte bir anlam ifade etmediği, ülkemizin en yoğun ve verimli ormanlık alanlarından birinde bulunan söz konusu yöreye ilişkin Türkiye ortalamasına göre alınmış değerlerle oluşturulan bir modelleme üzerinden kesilecek ağaç sayısının belirlenemeyeceği, ayrıca arazi eğiminden kaynaklı erozyon tehlikesi, dere taşkın debisinin şantiye sahasına etkisi, dere morfolojisinin bozulması, yüzey ve yer altı suları, toz oluşumu ve gürültü miktarı, kadim su kullanım hakları ve kümülatif etki değerlendirmesi hususlarında ihtiva ettiği taahhütleri ve tespitleri alanı temsilden uzak ve yetersiz olduğu anlaşılan ÇED raporu esas alınmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı; … tarih ve E:…, K:… sayılı kararlarıyla iptaline karar verilmiş, bu kararlar (sırasıyla) Danıştay Altıncı Dairesinin 10/02/2021 tarih ve E:2020/10109, K:2021/1683 sayılı; 10/02/2021 tarih ve E:2020/10034, K:2021/1684 sayılı kararlarıyla onanmıştır.
Diğer taraftan, proje için arazide yapılan bütün çalışmalardan sonra projede revizyon yapılarak bir önceki fizibilite raporu formülasyonuna ve alanlarına sadık kalınarak kapasite artışının sağlanabileceği anlaşıldığından bahisle, “Hanlı Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali Revize (9,817 MWm/ 9,373 MWe)” projesinin yapılması planlanmış, projenin kurulu gücü itibarıyla ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesine tabi olduğu gerekçesiyle bu defa PTD hazırlanarak davalı idareye sunulmuştur. PTD’ye göre projenin 9,817 MWm – 9,373 MWe kurulu gücüne sahip formülasyonu kapsamında Hanlı 1 Regülatörü, Hanlı 2 Regülatörü, cebri borular, Hanlı santral binası, şantiye alanlarında çalışmalar yapılacağı, 3,697 MWm – 3,547 MWe kurulu güç ve dere kenarından cebri borulu proje formülasyonu için harita, jeolojik ve jeoteknik, kamulaştırma ve imar çalışmalarının tamamlandığı, projenin 9,817 MWm – 9,373 MWe kurulu güç ve dere kenarından cebri borulu proje formülasyonu için planlanan proje revizyonu, projenin 3,697 MWm – 3,547 MWe kurulu güç ve dere kenarından cebri borulu proje formülasyonu için kamulaştırma ve imar planı çalışmaları yapılmış alan içerisinde gerçekleşeceği, bu nedenle, proje için alınmış kamulaştırma ve imar planı çalışmalarının proje revizyonu için de geçerli olacağı anlaşılmış, bu PTD esas alınarak davalı idare tarafından “Hanlı Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali Revize (9,817 MWm/ 9,373 MWe)” projesi ile ilgili olarak dava konusu … tarih ve … sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde; “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. …” hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, Halkın katılımı toplantısı: Kapsam ve Özel Format belirlenmesinden önce, halkı proje hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere yapılan toplantıyı, … ifade eder.” olarak tanımlanmış, 7. maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) “ÇED Gereklidir” kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur.” kuralına, 9. maddesinde; “(1) Halkı yatırım hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere; Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar ve proje sahibinin katılımı ile Bakanlıkça belirlenen tarihte, projeden en çok etkilenmesi beklenen ilgili halkın kolaylıkla ulaşabileceği Valilikçe belirlenen merkezi bir yer ve saatte Halkın Katılımı Toplantısı düzenlenir. …” kuralına,10. maddesinde; “(1) Komisyon üyesi kurum/kuruluşların görüş ve önerileri ile halktan gelen görüş ve öneriler doğrultusunda Bakanlıkça ÇED Raporu Özel Formatı hazırlanır. …” kuralına, 15. maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir.” kuralına, 24. maddesininde ise; “(1) Aşağıdaki projeler için uygulanacak ÇED sürecine ilişkin yöntem Bakanlıkça belirlenir: … b) ÇED Yönetmeliğine tabi olmayan veya Seçme Eleme Kriterlerine tabi olduğu halde proje sahibinin ÇED Raporu hazırlanması talebi üzerine Bakanlıkça uygun görülen projeler, …” kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin seçme-eleme kriterleri uygulanacak projeler listesi olan EK-II listesinin 41. maddesinde; kurulu gücü 1-10 MWm olan hidroelektrik enerji santralleri projeleri sayılmıştır. EK-IV bölümünde de Proje Tanıtım Dosyasının Hazırlanmasında Esas Alınacak Seçme Eleme Kriterleri belirtilmiş, 1. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatiflerinin (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenlerinin), b) Projenin iş akım şemasının, kapasitesinin, kapladığı alanın, teknolojisinin, çalışacak personel sayısının, c) Doğal kaynakların kullanımının (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Atık miktarının (katı, sıvı, gaz ve benzeri) ve atıkların kimyasal, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riskinin, 2. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri kısmında: a) Mevcut Arazi Kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek-V’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar, 3. kısmında; Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler ile Notlar ve Kaynakların, Ekler kısmında ise: 1- Proje için seçilen yerin koordinatlarının, 2- Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve ek-5’de yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25.000 ölçekli halihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanmasının, jeoloji haritasının ve depremselliğin belirtilmesi gerektiği şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
Yönetmeliğin, çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler listesi olan Ek-I listesinin 15. maddesinde ise; kurulu gücü 10 MWm ve üzeri olan hidroelektrik santralleri projeleri sayılmıştır. Ek-III bölümünde de; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatı ile Çevresel Etki Değerlendirmesi Özel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği ile projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları, Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, mimari ve arkeolojik miras, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikler, Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyonların belirlenmesi ve iklim değişikliğine etkileri, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı şeklinde düzenlemeler yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuattaki düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; kapasite itibarıyla Yönetmeliğin EK-I listesine tabi bir proje için Ek-III bölümüne göre ÇED raporunun, EK-II listesine tabi bir proje için de EK-IV bölümüne göre PTD’nin hazırlanması kural olmakla birlikte, ÇED Yönetmeliğine tabi olmayan veya seçme eleme kriterlerine (EK-IV) tabi olması nedeniyle PTD hazırlanması gereken bir proje için, proje sahibinin talebi ve Bakanlığın uygun görmesi halinde,
PTD’ye göre çevresel etkilerin ve alınacak önlemlerin daha kapsamlı ele alındığı, hazırlık aşamasında halkın katılımı toplantısının yapılmak suretiyle halktan gelen görüş ve önerilerin yansıtıldığı bir ÇED raporunun (EK-III) hazırlanması mümkün hale gelmektedir.
Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin muhtelif kararlarında belirtildiği üzere, “Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından olan hukuk güvenliği ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmıştır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.” Anayasa Mahkemesinin “beklenen haklar” bakımından yasa koyucuya yüklediği bu ödevin idare için de yapacağı düzenlemelerde aynen geçerli olacağı kuşkusuzdur.
Haklı beklenti, yönetimin ister taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri şeklinde tanımlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar davalı yanında müdahil tarafından önceki projeyle dava konusu projenin kurulum gücünün aynı olmaması, bu proje kapsamında yapı yerlerinde değişiklik yapılması (örneğin iletim hattının dere yatağına paralel olarak basınçlı boru ile geçilmesi gibi), HES santrali ve binasının bir tane olması nedeniyle seçme eleme kriterlerine tabi yeni bir proje olduğu belirtilerek PTD hazırlanmış, davalı idare tarafından “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmiş ve Mahkemece de projenin kapasitesi itibarıyla ÇED sürecine tabi projelerden olmadığı belirtilmiş ise de, PTD’de bir önceki fizibilite raporu formülasyonuna ve alanlarına sadık kalınarak kapasite artışının yapıldığı, projenin 9,817 MWm – 9,373 MWe kurulu güç ve dere kenarından cebri borulu proje formülasyonu için planlanan proje revizyonunun, projenin 3,697 MWm – 3,547 MWe kurulu güç ve dere kenarından cebri borulu proje formülasyonu için kamulaştırma ve imar planı çalışmaları yapılmış alan içerisinde gerçekleşeceği, bu nedenle, proje için alınmış kamulaştırma ve imar planı çalışmalarının proje revizyonu için de geçerli olacağının belirtildiği, davalı yanında müdahil tarafından da PTD hazırlanırken önce bilirkişi ve ek bilirkişi raporu ile Mahkemenin iptal gerekçeleri dikkate alınarak PTD’nin hazırlandığının ileri sürüldüğü ve davacıların iddialarının her iki davada da benzer nitelikte olduğu (özellikle kadim su hakları bakımından) dikkate alındığında, bir önceki fizibilite raporu formülasyonuna ve alanlarına sadık kalınan, daha önce yapılan kamulaştırma ve imar planı çalışmalarının halen geçerli olduğu belirtilen dava konusu projenin, önceki projeden (kapasite artışına bağlı olarak PTD’de yer alan verilerde değişiklik olsa da) özü itibarıyla farklı bir proje olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, dava konusu projeye uygulanan yönteme gelince, söz konusu proje, önceki projeden tamamen bağımsız, her yönüyle yeni bir proje olsaydı yukarıda yer verilen Yönetmelik gereği yalnızca kapasitesine bakılarak ÇED süreci mi işletileceğine yoksa seçme eleme kriterlerine mi tabi tutulacağına karar verilmesi mümkün idi. Ancak olayda, davalı yanında müdahil tarafından ilk olarak yapılması planlanan “Hanlı Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (3,697 MWm-3,547 MWe)” projesinin kapasite itibarıyla ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesine tabi olması nedeniyle, PTD hazırlanması mümkün olduğu halde, proje sahibi şirketin talebinin Bakanlıkça uygun bulunması ile ÇED Yönetmeliğinin 24. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ÇED raporu hazırlanmış iken, sonrasında dava konusu projenin salt kapasitesi itibarıyla seçme eleme kriterlerine tabi olduğu gerekçesiyle bu defa (ekleriyle birlikte yaklaşık 1000 sayfadan oluşan) PTD hazırlandığı anlaşılmıştır. Oysaki ilk Mahkeme kararında “Hanlı Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (3,697 MWm-3,547 MWe)” projesi ile ilgili hazırlanan ÇED raporu yetersiz bulunduğu halde, kurulum gücü artırılmış bu projede, söz konusu eksikliklerin, Yönetmelik hükümleri uyarınca ele alınan konu başlıkları bakımından sınırlı olan PTD’nin hazırlanması ile giderilemeyeceği açıktır.
Öte yandan, projeden etkilenmesi muhtemel halkın, özü itibarıyla önceki projeyle aynı nitelikte olan dava konusu proje ile ilgili sürece etkin bir şekilde dahil olma noktasında yukarıda tanımı yapılan nitelikte haklı beklentisinin bulunduğunun, dolayısıyla ÇED sürecinin işletilmemesi nedeniyle halkın katılımı toplantısı yapılmayarak da sürece etkin bir şekilde katılma hususunda haklı beklentinin karşılanmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, ÇED süreci işletilmeyerek seçme eleme kriterlerine tabi tutulan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacılardan … yönünden feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden ise davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının temyiz edilen davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle davacılardan … yönünden davadan feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden ise davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edilen davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 2577 sayılı Kanunun 20/A-2(i) maddesi uyarınca dava konusu işlemin İPTALİNE,
3. Davacılar tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen belirlenen …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
4. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen …-TL yargılama giderinin davalı yanında müdahil üzerinde bırakılmasına,
5. Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan …-TL keşif giderinin davalı idareden tahsili için ilgili Kuruma yazı yazılmasına ve kararın bir örneğinin ilgili Kuruma tebliğine,
6. Artan posta avansının istemi halinde davalı yanında müdahile verilmesine,
7. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
8. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 22/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava konusu proje kapsamında yapılan değişiklikler değerlendirildiğinde, söz konusu projenin yeni bir proje olduğu sonucuna varılmış olup, projenin kapasite itibarıyla ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 listesine tabi olması nedeniyle PTD hazırlanmasında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, bilirkişi raporunda davacıların başta kadim su haklarına yönelik talepleri olmak üzere itiraz edilen hususlar, yeterince açıklığa kavuşturulmadığından, bu hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla ek bilirkişi raporu alınarak yeniden bir karar verilmek üzere, Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.