Danıştay Kararı 2. Daire 2021/926 E. 2022/5838 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/926 E.  ,  2022/5838 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/926
Karar No : 2022/5838

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Dava; … İl Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olan ve Bilgi Teknolojileri Şube Vekili olarak görev yapan davacı tarafından, 2012, 2013 ve 2014 yılları itibariyle bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının, 2011 yılı terfi döneminde 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine yükseltilmemesine ilişkin işleme karşı açılan davada verilen iptal kararı gereğince 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfisinin yapıldığı, ancak mahkeme kararının Danıştay Onikinci Dairesince bozulması üzerine davacının tenzili rütbe yapılarak yeniden Emniyet Amiri rütbesine alındığı, sonraki 2012, 2013 ve 2014 yılları itibariyle de davacının bir üst rütbeye terfi durumunun değerlendirilerek … günlü, … sayılı işlemle terfi etmez kararı verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, mahkemelerinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği, bu karar doğrultusunda dava konusu Yüksek Değerlendirme Kurulunun … günlü, … sayılı kararı ile, davacının 2012, 2013 ve 2014 yılları itibariyle terfi durumunun görüşüldüğü ve her bir terfi dönemine ilişkin olarak ayrı ayrı değerlendirme yapılarak terfi etmez kararı verildiği, bu haliyle davacının terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, dava reddine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARIDavacı tarafından; 2012, 2013 ve 2014 yılı kıdem sıralamasında bütün şartları taşımasına rağmen listeye dahil edilmediği, bir üst rütbeye terfi edecekler için boş kadro bulunduğu, kendisinden daha düşük kıdem sırasında olan personelin terfi ettirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan ve 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla, hakkında 2012, 2013, 2014 yılları itibariyle 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine “Terfi Etmez” kararı verilen davacının, bu işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının tazmini talebiyle açtığı davada; … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiş ve davalı idarece iptal kararının gerekçesi doğrultusunda davacı, 2015 yılında 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edip etmeyeceğine ilişkin olarak yeniden değerlendirmeye alınmıştır.
Liyakaten her bir terfi dönemine ilişkin olarak ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucunda davacı hakkında tesis edilen … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla; davacının 2012, 2013 ve 2014 yılları itibariyle bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun, dava konusu işlemde davacının terfi değerlendirmesinin yapıldığı 2012, 2013 ve 2014 yılları itibarıyla yürürlükte bulunan ve 4638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, rütbeler için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edebilmek için üst rütbede boş kadro bulunması ve bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması gerektiği; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin ve kıdem sırasının tesbitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, kıdem sırasının, Emniyet Genel Müdürlüğünce her yıl mart ayında topluca Teşkilata duyurulacağı ve terfi ve atamaların, kanuni zorunluluk halleri dışında her yıl haziran ayında topluca yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun’a dayanılarak çıkarılan ve yine dava konusu işlemde davacının 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin terfi değerlendirmesinin anılan yıllar itibarıyla yürürlükte bulunan 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik’in 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmelik’in 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadronun bulunmasının; bulunduğu rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmanın; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı almış olmanın; 3. sınıf emniyet müdürlüğünden 2. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi edebilmek için yapılacak yazılı sınavda başarılı olmak ve yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimi başarı ile tamamlamış olmanın gerektiği; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, son üç performans değerlendirme puanlarının ortalaması yüksek olanın, performans değerlendirme puanlarının ortalamasının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve başarı belgesi fazla olanın, ödül ve başarı belgelerinin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarını veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, performans değerlendirme, ödül ve başarı belgesi bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; bir amirin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakaten yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise; personelin aldığı performans değerlendirme, ödül ve başarı belgesi bilgileri, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Bu kapsamda, liyakata ilişkin hususların objektif bir şekilde değerlendirilebilmesi için; terfi incelemesine tabi personelin, değerlendirmeye alındığı yılda zorunlu bekleme süresini doldurup terfiye tabi tutulan aynı rütbedeki tüm personelle birlikte değerlendirilerek terfi kararı verilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı incelendiğinde, kararın (4) numaralı maddesinde, 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından hakkında terfi etmez kararı verilen 3. sınıf emniyet müdürü, 4. sınıf emniyet müdürü ve emniyet amiri rütbesinde bulunan personel tarafından terfi ettirilmeme işlemine karşı açılan davalar sonucunda mahkemelerce, davacılar hakkında 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerince yeniden bir karar verilmesi gerektiği şeklinde şartlı gerekçelerle verilen yürütmenin durdurulmasına / dava konusu işlemin iptaline dair kararlar nedeniyle ilgililerin 2014 ve önceki yıllara ilişkin terfi durumlarının yeniden değerlendirildiğinin ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri doğrultusunda liyakaten durumları yeniden değerlendirilen toplam 143 personel hakkında “terfi etmez” kararı verildiğinin belirtildiği görülmektedir.
Buna göre, bekleme sürelerini dolduran ilgililerin rütbe terfi değerlendirmeleri karara bağlanırken; bekleme sürelerini doldurdukları ilgili yıla ilişkin terfi edecekler listesi oluşturulup bu liste ile sınırlı olarak liyakat değerlendirmesi yapılarak terfi edeceklerin belirlenmesi, o yılda bir üst rütbeye terfisine karar verilenler varsa bunlar dışarıda bırakılarak bir sonraki yıla ilişkin terfi edecekler listesi oluşturulup yine bu liste ile sınırlı olarak liyakat değerlendirmesi yapılarak terfi edeceklerin belirlenmesi ve bu şekilde her yıl için ayrı ayrı değerlendirme yapıldıktan sonra Değerlendirme Kurulunun karar aldığı yıla ilişkin terfi edecekler listesinin oluşturulup bu son liste üzerinden liyakat ölçütlerine göre o yıla özgü değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu nedenle, davalı idarece, davacı hakkında da oluşturulan bu listeye göre 2012, 2013 ve 2014 yılları için ayrı bir değerlendirme yapılmak suretiyle davacının liyakat yönünden terfiye layık olup olmadığı hususunun değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.