Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/185 E. , 2022/6747 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/185
Karar No : 2022/6747
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
06/01/2021 tarih ve 31356 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 26/07/2014 tarih ve 29072 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Telafi eğitimi ve yetiştirme programı” başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasının son tümcesininin (“Ancak uzaktan eğitimde puanla değerlendirme yapılamaz) yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu düzenleme ile uzaktan eğitim yapılması halinde öğrencilerin sınavla değerlendirilmesine olanak tanındığı ancak uzaktan eğitimde puanla değerlendirmenin nasıl yapılacağına ilişkin bir kurala yer verilmediği, tüm öğrencilerin uzaktan eğitimin sağlandığı EBA ve internete erişim açısından eşit olanaklara sahip olmadığı hususunun davalı idarenin verileriyle de sabit olduğu ve bu haliyle dava konusu Yönetmelik hükmüyle eşitlik kuralının ihlal edildiği, dava konusu düzenlemenin davacı sendika üyelerinin çalışma koşullarını ağırlaştırdığı, güvensiz ve belirsiz bir ortamda çalışmaya zorlayacak nitelikte olduğu, bu düzenleme nedeniyle davacı sendika üyelerinin de aralarında bulunduğu öğretmenlerin uzaktan eğitime erişemeyen ya da yeterince erişemeyen öğrencileri puanla değerlendirmeye zorunlu tuttuğu ve bu durumun öğretmenlerin görevlerini gereği gibi yerine getirmemesine neden olacağı iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Uzaktan eğitimin alt yapısının salgın öncesi olağan dönemlere göre düzenlenmiş olduğu ve salgın sürecinin eğitim öğretim hayatında yaşattığı zorluklar dikkate alınarak bu dönem için uzaktan eğitimin puanla değerlendirilmemesinin uygun olacağı yönünde karar alındığı ve bu doğrultuda 08/05/2020 tarihinde Yönetmelik değişikliği yapılarak Yönetmeliğe Ek 1. maddenin eklendiği, 2019-2020 eğitim öğretim yılı sene sonu işlemlerinin bu doğrultuda yapıldığı, bu madde kapsamında öğrencilerin birinci dönem puanı oluştuğundan bu yıla ait ikinci dönem puanının oluşmasının yıl sonu puanının oluşmasına engel teşkil etmediği ve bu şekilde öğrencilerin herhangi bir hak kaybına uğramasının engellendiği, 2020-2021 eğitim öğretim yılında ise birinci dönemde yazılı sınavların yapılmaya başlanmış olmasına rağmen salgın sürecinin getirdiği olumsuzluklar nedeniyle 20/11/2020 tarihinde yüz yüze eğitime ara verildiği ve öğrencilerin çoğunun yazılı sınavlara katılamadığı, bu tarihten sonra eğitim öğretim faaliyetlerinin uzaktan eğitimle sürdürüldüğü ve diğer ölçme yöntemlerinin ( ders etkinliklerine katılım, varsa proje puanı) kullanılmaya devam ettiği, böylece 2020-2021 eğitim öğretim dönemi birinci dönem puanının oluştuğu, ölçme ve değerlendirmenin amacının salt öğrenciye puan vermek olmadığı, öğretim programının hedeflerine ne kadar ulaşıldığının kontrol edilmesi, öğrencinin öğrenme eksiklerinin belirlenmesi ve bu eksikliklerle ilgili olarak öğrenciye dönüş yapılması ve sonucunda öğrenme eksiklerinin tamamlanmasının amaçlandığı, bu uygulamaların öğrencilerin ders başarısını daha çok arttırdığı ve teşvik ettiği, uzaktan eğitim sürecinde yapılan düzenlemelerin sebebinin eğitimin doğal akışını ve sürekliliğini sağlama zorunluluğu olduğu, salgının uzun sürmesi halinde davacının talep ettiği uzaktan eğitimin puanla değerlendirilmemesinin öğrencilerin dönem puanı ile yıl sonu puanının oluşmaması nedeniyle bir üst sınıfa geçme işlemlerini sekteye uğratacağı, öğrenciler açısından telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 06/01/2021 günlü, 31356 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle 26/07/2014 günlü, 29072 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Telafi eğitimi ve yetiştirme programı” başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasının son tümcesini yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.
Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 1. maddesinde, Bu Kanunun, Türk milli eğitiminin düzenlenmesinde esas olan amaç ve ilkeleri, eğitim sisteminin genel yapısını, öğretmenlik mesleğini, okul bina ve tesislerini, eğitim araç ve gereçleri ve Devletin eğitim ve öğretim alanındaki görev ve sorumluluğu ile ilgili temel hükümleri bir sistem bütünlüğü içinde kapsayacağı; 2.maddenin 3. fıkrasında, Türk Milletinin bütün fertlerinin; İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak olduğu belirtilmiş; Kanunun Yöneltme başlıklı 6. Maddesinde ise; fertlerin, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirileceği, milli eğitim sisteminin, her bakımdan, bu yöneltmeyi gerçekleştirecek biçimde düzenleneceği, bu amaçla, ortaöğretim kurumlarına, eğitim programlarının hedeflerine uygun düşecek şekilde hazırlık sınıfları konulabileceği, yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile, Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Telafi eğitimi ve yetiştirme programı” başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; ”Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre eğitim ve öğretim faaliyetlerine ara verilmesi durumunda uzaktan eğitim yapılabilir. Ancak uzaktan eğitimde puanla değerlendirme yapılamaz.” yolundaki düzenlemenin, son cümlesi olan ”… Ancak uzaktan eğitimde puanla değerlendirme yapılamaz.” ibare metinden çıkarılmış, böylece uzaktan eğitimde puanla değerlendirme yapabilmenin yolu açılmıştır.
Dünyada ve eş zamanlı olarak ülkemizde yaşanan Covid-19 salgını karşısında eğitimle ilgili kararların salgının seyrine göre Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun tavsiye kararları doğrultusunda belirlendiği, salgın sürecinin getirdiği olumsuzluklar nedeniyle eğitim ve öğretim faaliyetinin şeklinin değiştiği, her eğitim düzeyinde yüz yüze eğitime ara verilerek yerine zorunlu olarak uzaktan eğitim faaliyetine geçildiği bilinmektedir.
Davalı idarece söz konusu düzenlemenin; uzaktan eğitim sürecinde de eğitimin doğal akışı ve sürekliliğini sağlamak, bu süreçte de ölçme ve değerlendirme yaparak öğrenci ve öğretmenler üzerindeki belirsizlik hissinin oluşmasının önlemek, öğrencilerin dönem ve yıl sonu puanlarının oluşmasını sağlayarak bir üst sınıfa geçme ve diğer işlemlerin sekteye uğramasını engellemek amacıyla yapıldığı ifade edilmiştir.
Bu bağlamda, zorunlu olarak yürütülen uzaktan eğitim öğretim faaliyetinin doğal bir sonucu olarak, uzaktan eğitimde puanla değerlendirme yapabilmenin yolunu açan Yönetmelik değişikliğinin, üst hukuk normlarına aykırı ya da onu aşar bir yönünün bulunmadığı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
26/07/2014 tarih ve 29072 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Telafi eğitimi ve yetiştirme programı” başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasının son tümcesini yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin iptali istenilmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili mevzuat:
Anayasa’nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmaktadır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Milli Eğitim Bakanlığı” başlıklı onuncu bölümünde düzenlenen “Görevler” başlıklı 301. maddesinde; “eğitime erişimi kolaylaştıran, her vatandaşın eğitim fırsat ve imkânlarından eşit derecede yararlanabilmesini teminat altına alan politika ve stratejilerin geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, belirlenen politikaları uygulamak, uygulanmasını izlemek ve koordine etmek” Milli Eğitim Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun “Yöneltme” başlıklı 6. maddesinde; fertlerin, eğitimleri süresince, ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda çeşitli programlara veya okullara yöneltilerek yetiştirileceği ve yöneltmede ve başarının ölçülmesinde rehberlik hizmetlerinden ve objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılacağı hüküm altına alınmıştır.
Yine anılan Kanun’un “Yürütme, gözetim ve denetim” başlıklı 56. maddesinde, eğitim ve öğretim hizmetinin, bu Kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumlu olduğu belirtilmiştir.
26/07/2014 tarih ve 29072 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Ölçme ve değerlendirmenin genel esasları” başlıklı 20. maddesinde; (1) İlköğretim kurumlarında öğrenci başarısının ölçme ve değerlendirilmesinde aşağıdaki esaslar gözetilir;
a) Ders yılı, ölçme ve değerlendirme bakımından birbirini tamamlayan iki dönemden oluşur.
b) Başarının ölçülmesi ve değerlendirilmesinde öğretim programlarında belirtilen amaçlar ile kazanımlar esas alınır. Ölçülecek kazanımın özelliğine göre ilgili dersin öğretim programında yer alan ölçme ve değerlendirme esaslarına uyulur.
c) Kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerine devam eden öğrenciler için; Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Geliştirme Birimi tarafından bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP) hazırlanır ve bu öğrencilerin başarıları, bu programda yer alan amaçlara göre değerlendirilir.
(2) İlkokul 1, 2 ve 3 üncü sınıflarda öğrencilerin başarısı; gelişim düzeyleri dikkate alınarak öğretmen rehberliğinde gerçekleştirilen ders etkinliklerine katılımları ile öğretim programlarında belirtilen ölçme ve değerlendirme ilkelerine göre tespit edilir. Karnede “çok iyi”, “iyi” ve “geliştirilmeli” şeklinde gösterilir.
(3) İlkokul 4 üncü sınıfta öğrenci başarısı; sınavlar ile ders etkinliklerine katılım çalışmalarından alınan puanlara göre değerlendirilir.
(4) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında öğrencilerin başarısı; sınavlar, ders etkinliklerine katılım ve varsa proje çalışmalarından alınan puanlara göre değerlendirilir.” hükmü; “Olağanüstü durumlarda eğitim ve öğretime ara verme” başlıklı 7. maddesinde;” (Değişik madde: 08.05.2020 – 31121 s. R.G. Yön./1. md.) (1) İlçe, il veya ülke genelinde eğitim ve öğretimi aksatacak nitelikte olağanüstü durum, sel, deprem, elverişsiz hava şartları ve benzeri doğal afetler ile hastalık/salgın hastalık gibi nedenlerle Bakanlıkça veya il/ilçe hıfzıssıhha kurulunun kararına istinaden mahalli mülkî idare amirince okullarda eğitim ve öğretime ara verilir.” hükmü; “Telafi eğitimi ve yetiştirme programı” başlıklı 33. maddesinde; “(1) (Değişik fıkra: 08.05.2020 – 31121 s. R.G. Yön./2. md.) İlköğretim kurumlarında; bu Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre eğitim ve öğretime ara verilmesi durumunda yapılamayan derslerin telafisi için okul yönetimleri ve il/ilçe millî eğitim müdürlüklerince gerekli önlemler alınır.
(2) (Değişik fıkra: 16.06.2016 – 29744 s. R.G. Yön./4. md.) İlköğretim kurumlarında, eğitim ve öğretim yılı içinde çeşitli nedenlerle boş geçen dersler ile ihtiyaç olması halinde mevsimlik tarım işçileri, göçer ve yarı göçer ailelerin çocukları ve ilkokullarda bazı derslerden yetersizliği görülen öğrenciler için yetiştirme kursu veya programları uygulanır.
a) Yetiştirme programlarında görevlendirilecek öğretmenler, il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince belirlenir.
b) Boş geçen dersler için bir dersin yetiştirme programı süresi, o dersin boş geçen ders saati toplamının yarısından az olamaz.
(3) (Ek fıkra: 31.01.2018 – 30318 s. R.G. Yön./6. md.) Ortaokul ve imam hatip ortaokullarında talep eden öğrenciler için ilgili mevzuatta belirtilen koşullar dikkate alınarak destekleme ve yetiştirme kursu açılabilir. Bu kurslarla ilgili usul ve esaslar Yönerge ile belirlenir.
(4) (Ek fıkra: 08.05.2020 – 31121 s. R.G. Yön./2. md.) Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre eğitim ve öğretim faaliyetlerine ara verilmesi durumunda uzaktan eğitim yapılabilir. (Mülga 2. cümle: 06.01.2021 – 31356 s. R.G. Yön./1. md.)
(5) (Ek fıkra: 08.05.2020 – 31121 s. R.G. Yön./2. md.) Yüz yüze eğitim yoluyla işlenemeyen öğretim programlarına ait konular ile buna bağlı kazanımların elde edilmesine yönelik telafi eğitimine ilişkin çalışmalar, gerektiğinde hafta sonları da dâhil olmak üzere okul derece ve türlerine göre okul yönetimleri, il/ilçe millî eğitim müdürlükleri veya Bakanlıkça planlanıp yürütülür. Bu kapsamda yapılan telafi eğitimleri puanla değerlendirilmez.” hükmü; “Olağanüstü durumlarda eğitim ve öğretime ara verilmesi halinde sınıf geçme ve öğrenci başarısının değerlendirilmesi” başlıklı Ek Madde 1’de; “(Ek madde: 08.05.2020 – 31121 s. R.G. Yön./3. Md.) (1) Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre eğitim ve öğretime ara verilmesi ve sadece bir dönem puanının bulunması durumunda; bu puanın sınıf geçme puanının altında kalıp kalmamasına bakılmaksızın 4 üncü, 5 inci, 6 ncı, 7 nci ve 8 inci sınıflardaki tüm öğrenciler bir üst sınıfa geçmiş sayılır. Bu durumda derslerin bir döneme ait dönem puanları yılsonu puanı olarak sayılır. Oluşan bu yılsonu puanı, ağırlıklı puan, yılsonu başarı puanı ve ortaokul başarı puanı (OBP) hesaplanmasında da kullanılır. İlkokul 1 inci, 2 nci ve 3 üncü sınıflarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapıldığı dönemde başarı durumu değerlendirilen öğrenciler bir üst sınıfa geçmiş sayılır. Ancak ilkokullarda velinin yazılı talebi doğrultusunda sınıf tekrarı yaptırılabilir.” hükmü; “Olağanüstü durumlarda eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin alınması gereken tedbirler” başlıklı Ek Madde 2’de ise; “(Ek madde: 30.08.2020 – 31229 s. R.G. Yön./1. md.)(1) İlçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi durumlarda bu Yönetmelikle düzenlenen eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça ayrıca belirlenebilir.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın, 124. maddesinde; Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır.
Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup, bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir.
Yukarıda yer alan düzenlemelerden anlaşıldığı üzere; ilçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi nedenlerle Bakanlıkça veya il/ilçe hıfzıssıhha kurulunun kararına istinaden mahalli mülkî idare amirince okullarda eğitim ve öğretime ara verilmesi halinde, yüz yüze yürütülmekte olan eğitim ve öğretim faaliyetlerine ara verilerek uzaktan eğitim yapılabilecektir.
Dava konusu düzenlemeden önce; 08/05/2020 tarih 31121 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesiyle eğitim ve öğretime ara verilmesi halinde uzaktan eğitimde puanla değerlendirme yapılamayacağı kuralı Yönetmeliğe eklenmiş olup, dava konusu düzenleme ile anılan kural yürürlükten kaldırılarak uzaktan eğitimde puanla değerlendirme yapılmasına imkan sağlanmıştır.
Bir başka ifadeyle; genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi nedenlerle Bakanlıkça veya il/ilçe hıfzıssıhha kurulunun kararına istinaden mahalli mülkî idare amirince okullarda eğitim ve öğretime ara verilmesi halinde; uzaktan eğitim şeklinde devam eden eğitim öğretim hizmetleri kapsamında verilen eğitim sonunda, öğrencilerde beklenen ve gereken kazanımların sağlanıp sağlanmadığının tespitine yönelik ölçme değerlendirme ilkleri çerçevesinde, sınıf seviyesine göre, öğretmen rehberliğinde gerçekleştirilen ders etkinliklerine katılımları ile öğretim programlarında belirtilen ölçme ve değerlendirme ilkelerine göre değerlendirmeye ve/veya sınava tabi tutularak değerlendirme yapılacaktır.
Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 salgınını 11 Mart 2020 tarihinde küresel salgın (pandemi) olarak tanımlamış ve yine ülkemizde ilk COVID-19 vakası aynı tarihte görülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı’nca, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Bilim Kurulu’nun tavsiye tedbirleri doğrultusunda Bakanlığa bağlı tüm resmi/özel okullarda 16 Mart 2020- 19 Haziran 2020 tarihleri arasında yüz yüze eğitime ara verilerek uzaktan eğitim uygulamasına geçilmiştir. 2021-2021 eğitim öğretim döneminin başlamasını müteakip gerek birinci dönemde gerekse ikinci dönemde Bilim Kurulu’nun tavsiye tedbirleri doğrultusunda belli aralıklarla uzaktan eğitim uygulamalarına yine devam edilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü’nün 21/12/2020 tarihli “Sayılarla Uzaktan Eğitim” başlıklı açıklamasında; “Uzaktan eğitimin başladığı 23 Mart 2020 tarihinden 18 Aralık 2021 tarihine kadar; EBA TV İlkokul, EBA TV Ortaokul ve EBA TV Lise kanallarında önceden hazırlanan video kayıtlarıyla yayın yapıldığı, yine aynı kanallarda EBA Canlı Ders uygulamasının gerçekleştirildiği, uzaktan eğitim sürecinde internet erişimi ve cihaz desteği ihtiyacı olan öğrenciler için Destek Noktası ve gezici EBA Destek Noktası kurulduğu, yine ihtiyaç sahibi öğrencilere tablet bilgisayar ve sınıflar için webcam dağıtımının sağlandığı” aktarılmıştır.
Eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden birinci derece sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığınca, anılan hizmetin eksiksiz, düzenli ve sistemli yürütülmesi için, mevzuatın öngördüğü şekilde, hizmetin gerekleri esas alınmak suretiyle, “COVİD-19 Salgın Hastalığı”ndan dolayı eğitim alanında olağanüstü bir dönemden geçilmesi nedeniyle, hastalığın bulaşma riskinin en aza indirilmesi ve gerek öğrencilerin gerekse öğretmenlerin sağlığının korunması amacıyla, kamu yararı gözetilerek gerekli tedbirlerin alındığı görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/2/2021 tarih ve 31398 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 12/11/2020 tarih ve E: 2020/10; K: 2020/67 sayılı kararında; Anayasa’nın 128. maddesinin birinci fıkrasında; “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür” denildiği, bu hüküm uyarınca genel idare esaslarına göre yürütülen kamu hizmetlerinin gerektirdiği görevlerden asli ve sürekli nitelik taşıyanların memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülmesinin zorunlu olduğu ve kamu hizmetinin, geniş tanımıyla, devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından veya bunların denetimi ve gözetimleri altında, ortak gereksinimleri karşılamak ve kamu yararını sağlamak için topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler olduğu belirtilmiştir.
Yine Anayasa Mahkemesinin 27/07/2022 tarih ve 31905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/05/2022 tarih ve Başvuru No:2018/14878 numaralı bireysel başvuru kararında, kamu hizmetlerinin yürütülmesindeki esas unsurun hizmetin düzenli ve sürekli olarak sunulması olduğu ifade edilmiştir.
Yukarıda yer alan kararlardan da anlaşıldığı üzere; kamu hizmetinin ifasına yönelik olarak idarelerin, mevzuat hükümleri ile kendilerine verilen görev ve yetki çerçevesinde, “idarenin kanuniliği” ilkesi uyarınca kamu hizmetinin düzenli ve sürekli şekilde sunulmasını sağlamak ve bu yolda gerekli tedbirleri almak zorunda olduğu izahtan varestedir.
Kamu hizmetinin sürekli ve düzenli sunulmasına ilişkin sorumluluğun ise; gerek olağan dönemde gerekse salgın hastalık, tabi afet, doğa olayları vb. olağanüstü dönemlerde de devam ettiği tabidir.
Dolayısıyla; başarının ölçülmesi ve değerlendirilmesinde öğretim programlarında belirtilen amaçlar ile kazanımların esas alınacağı, ölçülecek kazanımın özelliğine göre ilgili dersin öğretim programında yer alan ölçme ve değerlendirme esaslarına uyulacağı kuralı dikkate alındığında; tüm dünya ile birlikte ülkemizde de yaşanan ve “pandemi” olarak ifade edilen küresel salgın hastalık döneminde, gerekli salgın tedbirleri çerçevesinde, öğrencilerin eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam edebilmesi için eğitim öğretim hizmetinden sorumlu olan davalı idarece, uzaktan eğitime geçiş uygulaması çerçevesinde verilen eğitimin ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulmasında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki; eğitim öğretim hizmetinin, yaşanan olağanüstü durumda dahi kesintisiz olarak sunulmasını sağlamaya yönelik uygulanan “uzaktan eğitim modeli” ve bu modelin bir basamağını oluşturan “uzaktan eğitimde ölçme ve değerlendirme” uygulamasının “kamu hizmetinin sürekliliği” ilkesi çerçevesinde bir zorunluluk olduğu da açıktır.
Bu itibarla; Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Telafi eğitimi ve yetiştirme programı” başlıklı 33. maddesinin 4. fıkrasının son tümcesini yürürlükten kaldırılmasına ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.