Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2804 E. , 2022/4312 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2804
Karar No:2022/4312
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … İnovasyon Yönetim Sağlık ve Sosyal
Hizmetler Ltd. Şti.
2- … Medya Sosyal Sağlık Hizmetler
Organizasyon Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Darülaceze Başkanlığı’nca 19/09/2019 tarihinde gerçekleştirilen “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımı” ihalesine yönelik olarak davacıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu’nun (Kurul) 28/11/2019 tarih ve 2019/UH.II-1552 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 1. iddia açısından yapılan değerlendirmede; ihale üzerinde bırakılan iş ortaklığının özel ortağı … Kurumsal Temizlik İnşaat Emlak Gıda Teknik ve Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. tarafından sunulan … Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nce düzenlenen iş bitirme belgesinde yüklenicinin adı ve soyadı veya ticaret unvanının … Çağrı Hizmetleri Sosyal Eğitim Hizmetleri İnşaat Temizlik Oto Kiralama Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.-… Kurumsal Temizlik İnşaat Emlak Gıda Teknik ve Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. İş Ortaklığı, ortaklık oranının “… Hizmetleri Sosyal Eğitim Hizmetleri İnşaat Temizlik Oto Kiralama Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. %55- … Kurumsal Temizlik İnşaat Emlak Gıda Teknik ve Sosyal Hizmetler Ltd, Şti. %45, sözleşme tarihinin 12/07/2017, kabul tarihinin 31/03/2018, toplam sözleşme bedelinin 9.598.956,90-TL, gerçekleştirilen iş tutarının 3.625.015,48-TL olduğu, bedel içeren tek bir sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirilen ve kabulü yapılan işlerde gerçekleştirilen işin parasal tutarının sözleşme bedeline oranına bakılmaksızın yüklenici iş bitirme belgesi düzenleneceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının birinci iddianın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı;
2. iddia açısından yapılan değerlendirmede; Kamu ihale Genel Tebliği ile İdari Şartname’de brüt asgari ücretin hesabında ücret, nakdi yemek ve yol bedeli gibi işçiliğe bağlı ödemeler ve işveren sigorta primlerinden oluştuğu, Tebliğ’in 78.17. maddesi uyarınca KDV tutarı hariç dikkate alınması gereken ayni yol giderinin asgari işçilik maliyetine dâhil bir unsur olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının ikinci iddianın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı;
3. iddia açısından yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile ultra vires (yetki aşımı) ilkesinin kaldırıldığı, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun ile de 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu döneminde kurulan ve şirket ana sözleşmesinde şirketin sadece ana sözleşmede yazılı olan konularla sınırlı şekilde faaliyette bulunabileceğine ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılacağı ifade edilerek, şirketlerin ana sözleşmede yazılı olan iştigal konuları dışında da faaliyette bulunabilmesine imkân tanındığı, ihale üzerinde bırakılan iş ortaklığının pilot ve özel ortağına ait dosya içerisindeki belgelerden her iki ortağın da ağırlıklı olarak personel istihdamının söz konusu olduğu hizmet işlerinde faaliyet gösterdiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının bu iddianın reddine ilişkin kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ihale üzerinde bırakılan isteklinin sunmuş olduğu iş deneyim belgesinin geçersiz olduğu, faaliyet konusu içerisinde olmayan işi yapamayacağı, yol ücretinin KDV hariç olacak şekilde düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.