Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3053 E. , 2022/4308 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3053
Karar No:2022/4308
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … İnşaat Taahhüt Beton Sanayi Nakliyat Madencilik ve Ticaret Ltd. Şti.
2- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karayolları Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü’nce 30/09/2015 tarihinde gerçekleştirilen ihale üzerinde kalan davacılar tarafından imzalanan “İyidere-Çayeli Ayrım Güneysu (Dokap) Yolu Km:0+000 9+066,40 Arası Ve Merkez Mahalle İl Yolu Km:0+000-1+116,10 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Üstyapı (BSK) İşleri, Köprü İşleri Ve Çeşitli İşler Yapılması İkmal İşi” sözleşmesi kapsamında davacıların mücbir sebepler dışında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 25/f ile 26. maddeleri uyarınca 2 (iki) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmalarına ilişkin 19/04/2018 tarih ve 30396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 22/06/2018 tarihli ara kararıyla fesih işlemine karşı dava açılıp açılmadığı ile açıldıysa sonucunun ne olduğunun sorulduğu, ara kararına verilen cevaptan da, davanın açıldığı ve derdest olduğu, davacılar ile 06/01/2016 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşme yapılması üzerine 5 gün içinde 11/01/2016 tarihinde işe başlandığı, davacılara toplamda 11 ay süre uzatımı verildiği, süre uzatımıyla beraber verilen iş bitiş tarihi itibarıyla işin yüzde 86,29′ unu tamamladığının bildirildiği; 03/10/2018 tarihli ara kararıyla taş ve ariyet ocağı tesliminin ve yapılması gereken kamulaştırmaların yapılıp yapılmadığının sorulduğu, ara kararına verilen cevapta, taş ocağının teslimin 25/11/2016 tarihinde yapıldığı ve kamulaştırma işlemlerinin kısmen yapıldığının belirtildiği, 07/12/2018 tarihli ara kararıyla tamamlanmayan kısım için çıkılan … ihale kayıt numaralı işte sürenin hangi esaslarla belirlendiğinin sorulduğu, ara kararına verilen cevapta … ihale kayıt numaralı işte kamulaştırması tamamlanmayan kısımlar nedeniyle sürenin 570 gün olarak belirlendiğinin görüldüğü; bu durumda, ihale konusu sözleşmeye göre 11/01/2016 tarihinde başlayan işin 400 gün içerisinde bitirilmesi gerektiği, bu süre içerisinde bitirilmeyen iş için toplamda 11 ay süre uzatımı verildiği, 25/12/2017 tarihli ihtarname ile iş programının 10 gün içerisinde belirlenen seviyeye ulaşmaması hâlinde ayrıca bildirime gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, buna rağmen iş ortaklığının ihale kapsamındaki işler ile ilgili herhangi bir çalışmada bulunmadığı gibi işi tamamlayacağına dair hiçbir bir irade göstermediği hususunun 05/02/2018 tarihli tutanakla tespit edildiği, 05/02/2018 tarihinde yerinde yapılan kontrolde sahanın emniyetsiz bir şekilde terk edildiğinin tespit edildiği, dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğü’nce yapılan süre uzatımına rağmen söz konusu işi tamamlamak konusunda bir irade göstermeyen davacı iş ortaklığının sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediği açık olduğundan, davacı şirket hakkında kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama cezası verilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamakta ise de, anılan Kanun’un 26. maddesinde, 25. maddede belirtilen fiil ve davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında fiil ve davranışın özelliğine göre bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verileceği belirtildiğinden, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü’nce sözleşmeye konu taahhüdün süresi içerisinde yerine getirilmesinin sağlanması amacıyla yüklenici iş ortaklığına ek süre verilmiş olmasına karşın, kamulaştırmaların tamamlanamadığı ve ariyet ocağının teslim edilmediği, taş ocağının da 10 ay sonra teslim edildiği dikkate alındığında, davacı iş ortaklığının belirtilen eksiklikler ve geç yerine getirilen yükümlülükler nedeniyle çalışma yapabilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla anılan işin süresinde bitirilerek teslim edilmemesinde davalı idarenin de zamanında yükümlülüğünü yerine getirmemekten ötürü sorumluluğunun bulunduğu hususu gözetilmeksizin, diğer bir ifadeyle, fiil ve davranışın özelliği ve sonucu dikkate alınmadan Kanunda öngörülen yasaklama cezasının en üst sınırdan (iki yıl) verilmesi yönünde tesis edilen işlemde, eylemle ceza arasındaki ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davacıların birçok kez uyarıldığı, dava şirketin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmediği ve işin süresinde bitirilmediği, bu durumun davacılara verilen sürenin sonunda teşekkül ettirilen komisyon tarafından düzenlenen tutanak ile tespit edildiği hususları göz önüne alındığında, davacılar hakkında verilen yasaklama kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalıların temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idarelere iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.