Danıştay Kararı 13. Daire 2017/2057 E. 2022/4320 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2017/2057 E.  ,  2022/4320 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/2057
Karar No:2022/4320

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …
Av…

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Fonu (Fon)
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının … Bankası A.Ş. ortağı olduğu döneme ilişkin sorumluluğa gidilen tutara dair Garanti Bankası nezdindeki mal, hak, alacak ve kiralık kasalarına haciz şerhi işlenmesine yönelik 28/01/2016 tarih ve 4782 sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idare tarafından davacının … Bankası A.Ş.’nin ortağı olduğu ve banka kaynaklarını dolanlı işlemlerle lehine kullanarak bankayı zarara uğrattığı gerekçesiyle davacı adına 726.112.000,00-TL tutarlı, … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu ve aynı tutarda … tarih ve … sayılı ödeme emri düzenlendiği, davacı tarafından bu işlemlere karşı açılan davaların Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin E:2005/47, K:2005/1726 ve E:2005/983, K:2005/1729 sayılı kararları ile reddedildiği ve bu kararların kesinleştiği, olayda, davacının mal varlığı araştırmalarına yönelik çalışmalar yapıldığı ve bu kapsamda … Bankası A.Ş.’ye davaya konu yazının gönderildiği, yazı içeriğinde davacının mal, hak ve alacaklarına haciz konulmasına karar verildiğinden Bankalarında davacının mal, hak, alacak, kiralık kasası bulunması halinde haciz şerhi işlenmesi ve hacizli meblağların Fon hesabına aktarılması gerektiğinin belirtildiği, davacı tarafından da söz konusu işlemin iptali istemi ile bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı; bu durumda, davalı idare tarafından, … Bankası A.Ş.’nin hakim ortağı olan ve Bankanın yönetim ve denetimini elinde bulunduran davacıdan, yargı aşamasından da geçerek kesinleşen 726.112.000,00-TL Fon alacağının tahsili amacıyla mal varlığı araştırma çalışmaları yapılmasında ve Fon alacağının tahsilini teminen Bankaya yazı yazılması ve Fona borçlu davacının mal varlığının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde haciz tatbik edilmesi istenilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlem tesis edildikten on beş gün sonra davalı idarece Tahsilat Genel Tebliği’nde değişikliğe gidilerek beş yıl içinde tahsil edilemeyen alacakların zamanaşımına uğrayacağının hükme bağlandığı, hakkında daha önce tesis edilen işlemlere karşı açılan davalarda dava konusu işlemlerin iptaline karar verilerek bu hükümlerin kesinleştiği, 2001 yılında tesis edilen Fon Kurulu kararına dayanılarak yapılan takip işlemlerinin lehine olan mahkeme kararlarının uygulanmaması amacıyla gerçekleştirildiği, 2006 yılında davalı idare ile protokol imzalanarak karşılıklı olarak takiplerden vazgeçildiği ve yapılan takibin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Tahsilat Genel Tebliği’nde yapılan değişikliğin genel zamanaşımına dahil alacaklar açısından sonuç doğurduğu, anılan Tebliğ’de özel kanunlarda hüküm bulunan hallerde ilgili kanundaki özel zamanaşımı süresinin uygulanacağı yönünde düzenleme bulunduğu, davacıdan tahsili gereken Fon alacağının zamanaşımı süresinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 141. maddesi gereğince yirmi yıl olduğu, davacının lehine kesinleşen iptal kararlarının davacının Aksoy Grubu şirketlerdeki kanuni temsilcilik görevi nedeniyle söz konusu şirketlerden tahsil edilemeyen kredi alacaklarından kaynaklandığı, takip işlemlerine konu olan alacağın ise davacının İktisat Bankası A.Ş.’nin yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak elinde bulunduran kişilerden olması nedeniyle doğduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.