Danıştay Kararı 13. Daire 2021/4414 E. 2022/4325 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/4414 E.  ,  2022/4325 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/4414
Karar No : 2022/4325

DAVACI : … A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
Av. …
Av. …

DAVALI : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

İSTEMİN KONUSU : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar’ın (Usul ve Esaslar) “Test Süreci” başlıklı Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının, “Yürürlük” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve bu kuralların değiştirilmesi talebiyle davacı şirket tarafından yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Anılan Usul ve Esaslar’ın yürürlüğe girmesinden önce … tarih ve … sayılı karar ile kamuoyu görüşüne açılmasına karar verilen ve 10/02/2021 tarihinde yayımlanan taslak düzenlemeye ilişkin olarak değerlendirmelerin iletilebilmesi amacıyla işletmecilere 30 günlük süre verildiği, ancak, taslak düzenlemenin uygulamanın sınırlı bir çerçevesini ortaya koyması ve daha önceki deneyimler kapsamında Usul ve Esaslar sonrasında bir web servis tasarım dokümanın (teknik kılavuz dokümanı) da yayımlanacak olması ancak bu dokümanın kıstaslarının henüz işletmeciler tarafından bilinmemesi dikkate alındığında, taslak sürecinde şirketleri tarafından geliştirmeler için ihtiyaç duyulacak sürenin belirlenmesinin mümkün olmadığı, Usul ve Esaslar ile teknik kılavuz dokümanına ilişkin süreçlerin birlikte yönetilmediği ve her iki dokümanın son hâline gelindiğinde düzenlemenin tüm unsurlarını içerecek ve yürürlük tarihi de buna göre belirlenecek şekilde yayımlanmadığından, detaylarının bilinmediği bir sürece kısıtlı bir sürede teknik entegrasyon uyumunun sağlanmasının beklenildiği, bu durumun ise kamuoyu görüşüne açılan taslak için işletmecilere gerçek anlamda değerlendirme ve görüşlerini sunma hakkı verilmediği anlamına geldiği ve anılan Usul ve Esaslar’ı usulen sakat hâle getirdiği, Usul ve Esaslar’da 30/06/2021 tarihine kadar işletmecilerle paylaşılacağı düzenlenen teknik kılavuz dokümanının nihai hâlinin sürenin bitimine 2 gün kala 28/06/2021 tarihinde işletmecilerle paylaşıldığı, bu teknik kılavuz dokümanı üzerinden yapılan detaylı analizler akabinde, nakil süreçlerinin; hâlihazırdaki karmaşık ve kompleks yapısı da dikkate alınarak ortaya çıkan geliştirme, kaynak ve süre ihtiyacı çerçevesinde belirlenen sürede yapılamayacağının anlaşıldığı, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca, bu Kanun’da aksi belirtilmedikçe ya da objektif nedenler aksini gerektirmedikçe, niteliksel ve niceliksel devamlılık, düzenlilik, güvenilirlik, verimlilik, açıklık, şeffaflık ve kaynakların verimli kullanılmasının gözetilmesi hususlarının her düzenlemenin oluşturulması aşamasında dikkate alınmasının gerektiği, diğer yandan aynı Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasına göre davalı idare tarafından işletmecilere yükümlülükler getirilirken sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmelerin dikkate alınmasının gerektiği, ayrıca dava konusu yürürlük maddesinin teknik entegrasyona imkân vermeyecek şekilde kısa tutulmasının tüketici menfaatine de hizmet etmeyeceği, keza, hâlihazırda işleyen bir sistem olduğu, bu sistemin dijitalleşme süreci kapsamında e-Devlet hizmetleri arasına alınmak istendiği, ancak bu yapılırken de tüketicilerin nakil süreçlerinin sekteye uğramaması için uygun bir yürürlük süresinin belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak, … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile “Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı”nın kamuoyu görüşü alınmak üzere Kurum’un internet sitesinde yayımlanmasına karar verildiği, ayrıca davacının da aralarında bulunduğu yükümlü olması planlanan 9 işletmeciden, ilgili kamu kurumlarından ve sivil toplum kuruluşlarından görüş ve değerlendirmeler talep edildiği, gelen tüm görüşlerin Kurum tarafından incelenerek değerlendirildiği ve uygunluğu ölçüsünde dikkate alınarak hazırlanan “Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın onaylandığı, 5809 sayılı Kanun uyarınca verilen görev ve yetki çerçevesinde, ikincil mevzuatın hazırlanması ve yayımı sürecinde taslak düzenlemelerin kamuoyu görüşüne açılıp ilgili paydaşların öneri ve değerlendirmelerinin alınmasının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teşkilât Yönetmeliği’nin 44. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gerekli olduğu, davacının Usul ve Esaslar ile birlikte görüşe çıkarılmadığını öne sürdüğü web servis tasarım dokümanının Usul ve Esaslar ile hukuki temeli oluşturulan ve ana hatları çizilen kurgunun teknik altyapısına ilişkin detayların ve uygulama gerekliliklerinin belirlendiği bir kılavuz olduğu, teknik dokümanın işletmeciler ile paylaşılması için öncelikle ikincil düzenlemenin hukuki çerçevesinin belirlenmesi ve son hâlini almasının gerektiği, kamuoyu görüşleri sonrası son hâlini alan Usul ve Esaslar taslağının teknik detaylarını içerir taslak teknik dokümanın hazırlık sürecinin, Kurum ile … Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü E-devlet ve Bilgi Toplumu Direktörlüğü’nün (…) ortak çalışması ile başlatıldığı, nitekim Usul ve Esasların “Test Süreci” başlıklı Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca hazırlanan Taslak Teknik Doküman ile Taslak e-Devlet Kapısı Ekranları (mock-up), görüşlerinin alınmasını teminen 18/06/2021 tarihli e-posta ile yükümlü kılınan işletmecilerle paylaşıldığı, ilave olarak konunun detaylı olarak değerlendirilebilmesi için Kurum koordinesinde … ve davacının da aralarında bulunduğu ilgili işletmecilerin katılımıyla 22/06/2021 tarihinde çevrim içi bir toplantı gerçekleştirildiği ve işletmecilerin görüşleri de alınarak güncellenen Teknik Doküman’ın … tarih ve … sayılı Kurum yazısı ile Usul ve Esaslar’da belirlenen süre içerisinde işletmecilere tebliğ edildiği, ayrıca yine Kurumca hazırlanan ve nakil hizmeti ile benzerlik gösteren “e-Devlet Kapısı Üzerinden Abonelik Sözleşmesi Fesih Başvurusu Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın yayınlanması ve sonrasında da benzer bir sürecin yürütüldüğü, davacının benzer süreçlerin yürütülmesi noktasında konuya uzak olmadığı, basiretli tacir sıfatını haiz olmasının gerektiği, davacının ticari kaygılar sebebiyle yanıltıcı iddialar ileri sürdüğü ve işbu dava konusu hizmetin kullanıcıları olan tüketicilerin hizmetten Usul ve Esaslar ile belirlenen sürede faydalanmasının önüne geçmeye çalıştığı, işletmecilere gerekli hazırlıkları tamamlanması için 5 aylık bir süre tanındığı, söz konusu süre belirlenirken kamuoyu görüşlerinin alınması safhasında işletmecilerden gelen görüşler, hizmetin niteliği, hazırlıklar için gereken emek ve zaman gibi birçok kriterin dikkate alındığı, dava konusu işletmecilere verilen 5 aylık hazırlık süresinin test aşaması ve hizmetin sunumuna hazırlık noktasında yeterli olmakla birlikte davacının yanı sıra sektörde faaliyet gösteren işletmecilerden Usul ve Esasların yayımı ve tebliği tarihinden itibaren Usul ve Esasların yürürlük tarihinin teknik gereklilikler sebebiyle ertelenmesi yönünde bir talebin Kurum’a iletilmediği, öte yandan entegrasyon çalışmaları kapsamında işletmecilerle … arasında yapılan e-posta yazışmaları incelendiğinde çoğu işletmecinin sürece entegrasyon konusunda önemli aşamalar kaydettiğinin görüldüğü, davacının hizmetin başlama tarihinin 1 yıl ertelenmesi yönündeki talebinin uygun görülmesi durumunda, hem abonelerin dijital dünyanın imkânlarından yararlanmasının engellenmiş olacağı, hem de nakil talepleri için bayilere gitmek durumunda kalınması nedeniyle Covid-19 salgınının yayılımının artması riskinin ortaya çıkacağı, dolayısıyla söz konusu hizmetin olabildiğince erken sunulmasının tüketicilerin menfaatine olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’NIN DÜŞÜNCESİ : Dava; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esasların “Test Süreci” başlıklı Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının, “Yürürlük” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve bu kuralların değiştirilmesi talebiyle davacı şirket tarafından yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun’un amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarınının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme altı yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişin usul ve esasların belirlenmesidir.” kuralına; “İlkeler” başlıklı 4. maddesinde, “… İlgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır” kuralına yer verildikten sonra (b) bendinde, “Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi” ilkesi yer almıştır.
Kanun’un “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6. madddesinin (c) bendinde, “Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak”; (y) bendinde, “Bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak” Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmış; “İşletmelerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında, Kurumun, işletmecilere, sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek maddede sayılan hususlar başta olmak üzere, mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği belirtildikten sonra, (e) bendinde, “tüketicinin korunması” bu yükümlülükler arasında sayılmıştır.
Kanun’un “Tüketicinin ve son kullanıcının korunması” başlıklı 48. maddesinde, Kurumun, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirleyebileceği; “Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme” başlıklı 49. maddesinde de, (1) Kurumun, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebileceği, (2) İşletmecilerin, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek husular ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendireceği, (3) Kurumun bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyeceği kurala bağlamıştır.
5809 sayılı Kanun’a dayanılarak hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin “Taahhütlü abonelikler” başlıklı 12. maddesinin 8. fıkrasında, “Mobil elektronik haberleşme hizmetleri dışındaki taahhütlü veya taahhütsüz aboneliklere ilişkin nakil talepleri; a) Kendi şebekesi üzerinden hizmet sunan işletmeciler tarafından, nakil talep edilen adreste elektronik haberleşme şebekesinin olmadığı durumlar hariç olmak üzere, talep tarihinden itibaren, b) Diğer işletmecinin şebekesi üzerinden hizmet sunan işletmeciler tarafından, nakil talep edilen adreste elektronik haberleşme şebekesinin olmadığı durumlar hariç olmak üzere, şebekesi üzerinden hizmet sunulacak işletmecinin şebeke ve sistemlerini ilgili mevzuat gereği hazır hâle getirmesini müteakip, aksi Kurum tarafından belirlenmediği sürece bir takvim yılı içerisindeki taleplerin yüzde doksanı yedi gün içinde, tamamı ise on gün içinde yerine getirilir.” düzenlemesine; “Hüküm bulunmayan hâller” başlıklı 26. maddesinde de, “Kurum tarafından gerekli görülmesi hâlinde, bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak veya bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde düzenleme yapılabilir.” kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak sektördeki faaliyetlerin rekabet ortamı içinde gerçekleşmesini sağlamak ve abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların haklarını korumaya yönelik tedbirler alma hususunda yetki verildiği, bu kapsamda Kurum’un görev alanına giren konularda tüketicilerin haklarının korunmasına yönelik düzenlemeler yapabileceği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun ve Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin yukarıda yer verilen maddelerine dayanılarak hazırlanan “Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar”ın dava konusu Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında, “İşletmeciler 30/11/2021 tarihine kadar sistemlerini e-Devlet Kapısı Sistemleri ve bu Usul ve Esaslar ile tam uyumlu hâle getirerek testleri tamamlar. 01/12/2021 tarihinde abonelerin nakil başvurularını e-Devlet Kapısı üzerinden almaya başlar” düzenlemesine; yine dava konusu 9. maddenin (b) bendinde, Bu Usul ve Esasların diğer maddeleri 01/12/2021 tarihinde yürürlüğe girer.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Tüketici Hakları Yönetmeliği’nde, tüketicilerin nakil taleplerinin işletmeciler tarafından hangi sürede yerine getirilmesi gerektiğine dair hususlar belirlenmiş olmakla beraber, nakil taleplerinin iletilmesine ilişkin bir yöntem belirlenmemiş olduğundan, tüketicilerin nakil taleplerini bayiler ya da çağrı merkezi aracılığı ile işletmecilere iletebildiği, ancak, bürokrasinin azaltılması, tüketicilerin dijital kolaylıklardan yararlanabilmesi ve COVİD-19 salgınının yayılımının önlenmesinde fiziksel temasın asgari seviyede tutulması amacıyla, tüketicilere sunulan hizmetlerin elektronik ortama taşınması yoluna gidildiği, bu çerçevede davalı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile “Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı”nın kamuoyu görüşü alınmak üzere Kurum internet sitesinde yayımlanmasına karar verildiği, bilahare dokuz adet işletmeci, ilgili kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarından görüş bildirmelerinin talep edildiği, daha sonra … tarihli ve … sayılı Kurul kararı ile “Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esasların” onaylanmasına karar verilerek, aralarında davacının da bulunduğu, ilgili işletmecilere tebliğ edilmesini müteakip, davacı tarafından; “On maddeden oluşan söz konusu Usul ve Esasların Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında, işletmecilerin 30/11/2021 tarihine kadar sistemlerini e-Devlet Kapısı Sistemleri ve Usul ve Esaslar ile tam uyumlu hâle getirerek testleri tamamlamalarına ve 01/12/2021 tarihinde abonelerin nakil başvurularını e-Devlet kapısı üzerinden almaya başlamalarına; 9. maddesinin, 1. fıkrasının (b) bendinde de, Geçici 1. madde dışında kalan maddelerin 01/12/2021 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Usul ve Esaslara uyum sağlanabilmesi için ihtiyaç duyulan analiz, tasarım, geliştirme ve iç test süreçlerinin belirtilen tarihlere kadar yetiştirilmesinin mümkün olmadığı” belirtilerek, davalı Kuruma başvurulduğu ve Geçici 1. maddenin 2. fıkrasında yer alan tarihlerin 30/11/2022 ve 01/12/2022 olarak, 9. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan tarihin de 01/12/2022 tarihi olarak değiştirilmesi talebinde bulunulduğu, taleplerinin zımnen reddolması üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, teknik kılavuz dokümanının, taslak Usul ve Esaslar ile eş zamanlı olarak yayımlanmaması nedeniyle, şirketlerinden, detaylarının bilinmediği bir sürece, kısıtlı bir sürede teknik entegrasyon sağlamasının istenemeyeceği, 30/06/2021 tarihine kadar işletmecilerle paylaşılacağı belirtilen teknik kılavuz dokümanının nihai hâlinin, belirtilen sürenin bitimine iki gün kala 28/06/2021 tarihinde işletmecilerle paylaşıldığı ve yapılan analizler sonucu, belirlenen sürenin yeterli olamayacağının anlaşıldığı, yani davalı Kurumca teknik entegrasyon için yeterli olmayan bir yürürlük süresinin belirlendiği, zira ilgili sistemlerin tümümün çalışır hâle gelmesi için yaklaşık bir yıla yakın bir sürenin gerektiği, davalı idarece yeterli süre tanınmayarak Kanun’da belirtilen niteliksel ve niceliksel devamlılık, düzenlilik, güvenirlilik, verimlilik, kaynakların verimli kullanılmasının gözetilmesi ilkelerine aykırı davranıldığı ve nakil başvurularının sekteye uğramasına göz yumulduğu, davalı idarenin işletmecileri gereksiz bir “süre baskısı” altında tuttuğu, öte yandan yürürlük maddesinin, teknik entegrasyona imkân vermeyecek şekilde kısa tutulmasının tüketici menfaatine hizmet etmediği hususları ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlıkta, taslak hâlindeki Usul ve Esasların 10/02/2021 tarihinde davalı Kurum internet sayfasında yayımlandığı, … tarih ve … sayılı yazı ile de işletmecilere bildirildiği, Web Servis Tasarım Dokümanının (Teknik Doküman); Usul ve Esasların teknik alt yapısına ilişkin detayların belirlendiği bir kılavuz olması nedeniyle, teknik dokümanın işletmeciler ile paylaşılması için öncelikle Usul ve Esasların hukuki çerçevesinin belirlenmesinin gerektiği, başka bir deyişle, henüz tasarı hâlindeki bir düzenlemeye dayanarak teknik doküman hazırlanamayacağı, kamuoyu görüşleri sonrasında son hâlini alan taslak Usul ve Esasların teknik detaylarını içerir taslak dokümanın, davalı Kurum ve …’ın ortak çalışması ile yürütüldüğü, taslak teknik doküman ile taslak e-Devlet kapısı ekranlarının, görüş alınmasını teminen 18/06/2021 tarihli e-posta ile işletmecilerle paylaşıldığı, 22/06/2021 tarihinde işletmecilerle çevrim içi bir toplantı gerçekleştirilerek teknik dokümanın güncelleştirildiği ve 26/06/2021 tarihinde işletmecilere tebliğ edildiği, öte yandan, nakil hizmeti ile benzerlik gösteren e-Devlet Kapısı üzerinden Abonelik Sözleşmesi Fesih Başvurusu Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslarının yayınlanması sonrasında da benzer bir sürecin yürütüldüğü, dolayısıyla işletmecilerin sürece yabancı olmadıkları, diğer yandan, taslak Usul ve Esaslara ilişkin kurum ve kuruluş görüşlerinin değerlendirilmesi sonrasında, taslak Usul ve Esasların 9. maddesinde yer alan 4 aylık süreye dair düzenlemenin değiştirilerek, Geçici 1. maddenin 01/06/2021; diğer maddelerin ise 01/12/2021 tarihinde yürürlüğe gireceğinin düzenlendiği, işletmecilerin entegrasyonunun kolaylaştırılması amacıyla da, taslak Usul ve Esaslara “Test süreci” başlıklı Geçici 1. maddenin eklendiği, bu şekilde, işletmecilerin 30/11/2021 tarihine kadar sistemlerini e-Devlet Kapısı Sistemleri ve Usul ve Esaslar ile tam uyumlu hâle getirerek test süreçlerini tamamlama, 01/12/2021 tarihinde de, e-Devlet Kapısı üzerinden nakil taleplerinin alınmasını sağlama yükümlülüğü getirildiği, dolayısıyla, işletmecilere gerekli hazırlıkları tamamlamaları için 5 aylık bir sürenin tanındığı, bu sürenin işletmecilerden gelen görüşler, hizmetin niteliği, gerekli emek ve zaman gibi pek çok kriterin dikkate alınması suretiyle belirlendiği, ayrıca yapılan düzenleme ile işletmecilerin farklı kanallardan (bayii ya da müşteri hizmetleri) sunduğu hizmetin e-Devlet kapısı üzerinden de sunulmasının amaçlandığı, buna göre teknik entegrasyonun sağlanması için işletmecilere verilen 5 aylık sürenin yeterli olduğu, (davacı şirket dışında, Usul ve Esasların yürürlük tarihinin teknik gereklilikler sebebiyle ertelenmesi yönünde, herhangi bir başkaca talebin davalı Kuruma iletilmediği) öte yandan, Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 12. maddesinin 2. fıkrasında, Kurumun, işletmecilere, sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek; tüketicinin korunması ve maddede sayılan diğer konularda yükümlülükler getirebileceğinin düzenlendiği, buna göre davalı idarece, gerek, abonelerin dijital dünyanın imkânlarından bir an evvel yararlanmasının sağlanması, gerekse COVİD-19 salgınının yayılımının artma riskini azaltmaya yönelik olarak, abonelerin nakil talepleri için bayiilere gitmek durumunda kalmamaları amacıyla işlem tesis edildiği ve söz konusu işlemin bu yönüyle de tüketici menfaatine olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, Usul ve Esaslar ile getirilen düzenlemeler ile nakil taleplerinin elektronik ortama taşınması suretiyle tüketicilerin bayilere gitmek zorunda kalmadan, kolay ve sorunsuz şekilde başvurularını yapabileceği, nakil başvurusu hakkında, ilgili işletmeci tarafından gerçekleştirilen işlemler hakkında doğru ve güncel bilgiye e-Devlet kapısı üzerinden ulaşabilecekleri ve süreci yakından takip edebilecekleri dikkate alındığında, Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esasların dava konusu maddelerinde ve davacının bu maddelerde yer alan tarihlerin değiştirilmesi talebinin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 22/11/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’nin ve davalı idare vekili Av. …’ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
… tarih ve … sayılı Kurul kararı ile, “Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı”nın kamuoyu görüşü alınmak üzere Kurum internet sitesinde yayımlanmasına karar verilmiş, sonrasında anılan Usul ve Esaslar Taslağıyla ilgili olarak davacının da dahil olduğu 9 işletmeciden … tarih ve … sayılı yazı ile, ilgili kamu kurumlarından ve sivil toplum kuruluşlarından ise … tarih ve … sayılı yazı ile görüş ve değerlendirmeler talep edilmiş, davacının … tarih ve … sayılı yazısı ile gönderilen görüşler de dahil gelen tüm görüşler üzerine Kurum tarafından hazırlanan “Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar” … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile onaylanmıştır.
Anılan Usul ve Esaslar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Tüketici Hakları Dairesi Başkanlığı’nın bila tarih ve … sayılı yazısı ile, … tarihinde davacı şirkete tebliğ edilmiş, davacı şirket tarafından, anılan Usul ve Esaslar’a uyum sağlanabilmesi için ihtiyaç duyulan analiz, tasarım, geliştirme ve iç test süreçlerinin belirtilen tarihlere kadar yetiştirilmesi mümkün olmadığından, … tarih ve … sayılı dilekçe ile;
1) “Test Süreci” başlıklı Geçici madde 1’in 2. fıkrasının, “İşletmeciler 30/11/2022 tarihine kadar sistemlerini e-Devlet Kapısı sistemleri ve bu Usul ve Esaslar ile tam olarak uyumlu hâle getirerek testleri tamamlar. 01/12/2022 tarihinde abonelerin nakil başvurularını e-Devlet Kapısı üzerinden almaya başlar.” şeklinde,
2) “Yürürlük” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ise, “Diğer maddeleri 01/12/2022 tarihinde yürürlüğe girer.” şeklinde değiştirilmesi talebiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında davalı idareye başvurulmuştur.
Bu başvurunun davalı idare tarafından cevap verilmemek suretiyle reddi üzerine, … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile onaylanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Test Süreci” başlıklı Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının, “Yürürlük” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve bu kuralların değiştirilmesi talebiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle 01/10/2021 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından, davalı idarenin usule yönelik itirazı geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.

ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın “Tüketicilerin korunması” başlıklı 172. maddesinde, “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” kuralına yer verilmiştir.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun’un amacı; elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarınının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişin usul ve esasların belirlenmesidir.” kuralı yer almıştır.
Aynı Kanun’un “İlkeler” başlıklı 4. maddesinde, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler arasında tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesi de belirtilmiş olup; “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6. maddesinin (c) bendinde, abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak; (y) bendinde, bu Kanunla verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmak Kurum’un görev ve yetkileri arasında sayılmış; “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 12. maddesinde, Kurum’un işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek tüketicinin korunması amacıyla mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği belirtilmiş; “Tüketicinin ve son kullanıcının korunması” başlıklı 48. maddesinde, Kurum’un, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmesine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirleyeceği; “Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasında, Kurum’un, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebileceği; aynı maddenin 2. fıkrasında, işletmecilerin, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendireceği; 3. fıkrasında da, Kurum’un bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyeceği kurala bağlamıştır.
Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin “Taahhütlü abonelikler” başlıklı 12. maddesinin 8. fıkrasında, “Mobil elektronik haberleşme hizmetleri dışındaki taahhütlü veya taahhütsüz aboneliklere ilişkin nakil talepleri; a) Kendi şebekesi üzerinden hizmet sunan işletmeciler tarafından, nakil talep edilen adreste elektronik haberleşme şebekesinin olmadığı durumlar hariç olmak üzere, talep tarihinden itibaren, b) Diğer işletmecinin şebekesi üzerinden hizmet sunan işletmeciler tarafından, nakil talep edilen adreste elektronik haberleşme şebekesinin olmadığı durumlar hariç olmak üzere, şebekesi üzerinden hizmet sunulacak işletmecinin şebeke ve sistemlerini ilgili mevzuat gereği hazır hâle getirmesini müteakip, aksi Kurum tarafından belirlenmediği sürece bir takvim yılı içerisindeki taleplerin yüzde doksanı yedi gün içinde, tamamı ise on gün içinde yerine getirilir.”; “Hüküm bulunmayan hâller” başlıklı 26. maddesinde de, “Kurum tarafından gerekli görülmesi hâlinde, bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak veya bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde düzenleme yapılabilir.” kurallarına yer verilmiştir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teşkilât Yönetmeliği’nin “Görüş alınması ve değerlendirilmesi” başlıklı 44. maddesinde, “(1) Kurum tarafından hazırlanan yönetmelik ya da tebliğ gibi ikincil düzenleme taslakları ile diğer konulardaki çalışmalardan gerek görülenler, Kurul tarafından belirlenecek sürede Kurum’un internet sitesinde yayımlanarak kamuoyunun veya yazılı olarak işletmecilerin ve diğer ilgililerin görüşleri alınabilir. (2) İşletmeciler ve diğer ilgililer, iştişarî görüşlerini, belirlenen sürede yazılı olarak Kuruma bildirirler. Kurum, gelen görüşleri değerlendirerek gerek görmesi hâlinde görüş bildiren ilgililerle değerlendirme toplantıları yapabilir.” kuralı yer almıştır.
Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “(1) Bu Usul ve Esasların amacı, aboneler tarafından elektronik haberleşme sektöründe nakil başvurularının e-Devlet Kapısı üzerinden de yapılabilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “(1) Bu Usul ve Esaslar, toplam 200.000’den fazla abonesi olan işletmecileri ve bireysel abonelik sözleşmesi ile hizmet alan tüketicileri kapsar. (2) Bu Usul ve Esaslar, mobil elektronik haberleşme hizmetlerini ve farklı bir elektronik haberleşme hizmeti ile birlikte sunulmayan uydu platform hizmetlerini kapsamaz.”; “Dayanak” başlıklı 3. maddesinde, “(1) Bu Usul ve Esaslar, 05/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 1, 4, 6, 12, 48, 49 ve 60’ıncı maddeleri ile 28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 12 ve 23’üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.; “Test Süreci” başlıklı Geçici Madde 1’de, “(1) Bu Usul ve Esaslara uygun web servis tasarım dokümanı 30/06/2021 tarihine kadar işletmecilerle paylaşılır. (2) İşletmeciler 30/11/2021 tarihine kadar sistemlerini e-Devlet Kapısı sistemleri ve bu Usul ve Esaslar ile tam olarak uyumlu hâle getirerek testleri tamamlar. 01/12/2021 tarihinde abonelerin nakil başvurularını e-Devlet Kapısı üzerinden almaya başlar.”; “Yürürlük” başlıklı 9. maddesinde, “(1) Bu Usul ve Esasların; a) Geçici Madde 1’i 01/06/2021 tarihinde, b) Diğer maddeleri 01/12/2021 tarihinde yürürlüğe girer.” kurallarına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuat uyarınca, elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesinin dikkate alınacağı, abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların haklarına ilişkin olarak gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapma görev ve yetkisinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (Kurum) ait olduğu, bu kapsamda Kurum’un elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcılarının hizmetlere eşit şartlarda erişebilmesine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usûl ve esasları belirleyeceği, Kurum’un işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeleri ve teknolojide meydana gelen gelişmeleri gözeterek tüketicinin korunması amacıyla mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebileceği; Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin de, elektronik haberleşme sektöründe tüketici ve menfaatlerini korumaya yönelik usûl ve esasları belirlemek amacıyla Kurum tarafından çıkarıldığı ve tüketici hakları ile işletmecinin yükümlülüklerini kapsadığı, anılan Yönetmeliğin 12. maddesinin 8. fıkrasında, mobil elektronik haberleşme hizmetleri dışındaki taahhütlü veya taahhütsüz aboneliklere ilişkin nakil taleplerinin iletilmesi durumunda işletmeciler tarafından taleplerinin hangi sürede yerine getirilmesi gerektiğine ilişkin hususların belirlendiği, ancak tüketicilerin nakil taleplerinin işletmecilere iletilmesi yöntemine ilişkin olarak herhangi bir usûlün belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Tüketiciler, nakil taleplerini işletmecilere bayiler ya da çağrı merkezleri aracılığıyla iletebilmekle birlikte, gelişen teknolojik imkânlar doğrultusunda birçok sektörde tüketicilere sunulan hizmetlerin elektronik ortama taşınması ve hizmetlerin muhatabı olan kişilere dijital kolaylıklardan yararlanma imkânının sağlanması yoluna gidildiği, 2020 yılının Mart ayında pandemi olarak ilan edilen ve tüm dünyada etkisini sürdürmeye devam eden COVID-19 salgınının yayılımının önlenmesinde fiziksel temasın asgarî seviyede tutulması ihtiyacı da dikkate alınarak, davalı idare tarafından, elektronik haberleşme sektöründe hizmet alan tüketicilerin de dijitalleşmenin getirdiği fırsatlardan yararlanabilmesi ve almış oldukları hizmetlere ilişkin taleplerini fizikî belgelere ihtiyaç duymadan ve bayilere gitmek zorunda kalmadan güvenli bir şekilde internet ortamında işletmecilere iletebilmelerini teminen, Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Taslağı’nın hazırlandığı, anılan Usûl ve Esaslar Taslağı’nın Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Teşkilât Yönetmeliği’nin 44. maddesi uyarınca, kamuoyu görüşü alınmak üzere Kurum’un internet sitesinde yayımlanmasına karar verildiği, davacının da dahil olduğu 9 işletmeciden ve ilgili kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarından görüş ve değerlendirmelerinin talep edildiği, davacının görüşlerini içeren … tarih ve … sayılı yazı ve gönderilen diğer görüşler de değerlendirilerek, Elektronik Haberleşme Sektöründe Nakil Başvurularının e-Devlet Kapısı Üzerinden Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar’ın … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile onaylandığı görülmüştür.
Anılan Usûl ve Esaslar’ın amacının, aboneler tarafından elektronik haberleşme sektöründe nakil başvurularının e-Devlet Kapısı üzerinden de yapılabilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemek olduğu; 200.000’den fazla abonesi olan işletmecileri ve bireysel abonelik sözleşmesi ile hizmet alan tüketicileri kapsadığı, mobil elektronik haberleşme hizmetlerini ve farklı bir elektronik haberleşme hizmeti ile birlikte sunulmayan uydu platform hizmetlerini kapsamadığı, 5809 sayılı Kanun’un 1, 4, 6, 12, 48, 49 ve 60. maddeleri ile Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 12 ve 23. maddelerine dayanılarak hazırlandığı, toplam 10 maddeden oluştuğu, “Test Süreci” başlıklı Geçici Madde 1’in 1. fıkrasında, bu Usul ve Esaslar’a uygun web servis tasarım dokümanının 30/06/2021 tarihine kadar işletmecilerle paylaşılacağı; aynı maddenin dava konusu 2. fıkrasında, işletmecilerin 30/11/2021 tarihine kadar sistemlerini e-Devlet Kapısı sistemleri ve bu Usul ve Esaslar ile tam olarak uyumlu hâle getirerek testleri tamamlayacağı, 01/12/2021 tarihinde abonelerin nakil başvurularını e-Devlet Kapısı üzerinden almaya başlayacağı; dava konusu “Yürürlük” başlıklı 9. maddesinde ise, bu Usul ve Esaslar’ın; Geçici Madde 1’i 01/06/2021 tarihinde, diğer maddelerinin 01/12/2021 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Usûl ve Esasların Geçicî 1. maddesinde, uygun web servis tasarım dokümanının 30/06/2021 tarihine kadar işletmecilerle paylaşılacağı belirtildiğinden, davalı idare tarafından Usûl ve Esaslar kapsamında web servis tasarım dokümanının, başka bir anlatımla teknik bir dokümanın hazırlanmasının gerektiği, dolayısıyla öncelikle tüketicinin nakil taleplerinin e-Devlet Kapısı üzerinden yapılmasına ilişkin hukukî çerçevenin hazırlanması ve sonrasında bu çerçeve uyarınca teknik ayrıntıların belirlendiği teknik dokümanın oluşturulmasının gerektiği, bu nedenle hukukî çerçeve olan Usûl ve Esaslar Taslağı’nın kamuoyunun görüşünün alınması için yayımlanması ve gerekli görüşlerin alınmasından sonra teknik altyapıya ilişkin ayrıntıların belirlenebileceği ve teknik dokümanın hazırlanabileceği; bu kapsamda, söz konusu teknik dokümanın davacının da aralarında bulunduğu ilgili işletmecilere görüşlerinin alınması için 18/06/2021 tarihli e-posta ile gönderildiği ve sonrasında gerçekleştirilen toplantının ardından işletmeci görüşleri dikkate alınarak dokümanın son hâlini aldığı ve Usul ve Esaslar’da yer alan süreye uygun olarak Kurum’un … tarih ve … sayılı yazısı ile aralarında davacının da yer aldığı işletmecilere gönderildiği anlaşıldığından, davacının kamuoyu görüşüne açılan taslak için işletmecilere gerçek anlamda değerlendirme ve görüşlerini sunma hakkı verilmediği iddiasına itibar edilmemiştir.
Usûl ve Esaslar ile birlikte, ilgili işletmeciler tarafından, bayi veya müşteri hizmetleri aracılığıyla tüketicilerce yapılan nakil başvurularına ilişkin hizmetin e-Devlet Kapısı üzerinden de sunulmasının sağlanacağı, e-Devlet Kapısı üzerinden söz konusu nakil başvurularının yapılması için işletmecilerden toplam 5 aylık bir sürede teknik entegrasyonun gerçekleştirilmesinin beklenildiği, davalı idare tarafından söz konusu süre belirlenirken kamuoyu görüşlerinin alınması safhasında işletmecilerden gelen görüşler, hizmetin niteliği, hazırlıklar için gereken emek ve zaman gibi bir çok kıstasın göz önüne alındığının belirtildiği, Usûl ve Esaslar Taslağı’nda yürürlük tarihi Usûl ve Esaslar’ın onaylanmasından 4 ay sonra olarak belirlenmiş ise de, Taslağın yayınlanmasından sonra Usûl ve Esaslar’ın yürürlük tarihinde değişiklik yapılarak Usûl ve Esaslar kapsamında işletmecilere 5 aylık bir süre verilmek suretiyle, söz konusu hizmetin sunumu için işletmecilerin uyum sağlayabileceği etkenlerin dikkate alındığı anlaşılmakta olup Usûl ve Esasların davalı idare tarafından hazırlanması amacı da göz önüne alındığında, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların belirlenen tarihleri kusurlandırıcı nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, davacı tarafından … tarih ve … sayılı dilekçe ile davalı idareye yapılan başvuruda, dava konusu maddelere ilişkin olarak sürecin toplam 1 yıl daha uzatılması talep edilmiş ise de, dava konusu kurallarda yer alan tarihlerin ileriye alınarak hizmetin sunumunun ertelenmesinin tüketicinin hak ve menfaatine uygun olmayacağı açıktır.
Bu itibarla, 5809 sayılı Kanun’un Kurum’a verdiği görev ve yetki doğrultusunda, gelişen teknolojiden tüketicilerin yararlanması amacıyla nakil başvurularının e-Devlet kapısı üzerinden de yapılabilmesine ilişkin olarak hazırlanan Usul ve Esasların test süreci ve yürürlüğe ilişkin dava konusu kurallarında ve davacı tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.