Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/14259 E. , 2022/8809 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/14259
Karar No : 2022/8809
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bitlis ili, … İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının görevine son verilmesine ilişkin Bitlis Valiliği’nin … tarih ve E… sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava konusu … tarih ve E… sayılı işlemin davacıya tebliğ edilmediği görülmekle birlikte, Mahkemelerince yapılan 16/09/2020 tarihli ara kararı uyarınca dava dosyasına sunulan davacıya ait SGK hizmet dökümü incelendiğinde, davacının 02/05/2019 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı görülmüş olup, davacının, korucu olarak görev yapmakta iken başka bir işte çalışamayacağı hususu dikkate alındığında, en geç sigortalı olarak çalışmaya başlama tarihi olan 02/05/2019 tarihinde dava konusu işlemi öğrendiği açık olan davacı tarafından, 02/05/2019 tarihinden itibaren, dava açma süresi olan 60 gün içerisinde doğrudan veya 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca yapılan başvuruya idarece verilen cevaba göre kalan süre içerisinde dava açılması gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra 21/11/2019 tarihinde dava açıldığı anlaşıldığından, işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılarak davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin tebliğ edilmediği, idarenin kusurundan kaynaklı bir sebepten dolayı kendisinin sorumlu tutulmasının adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu belirtilerek hukuka aykırı Mahkeme kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bitlis ili, … İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, Bitlis Valiliği’nin … tarih ve E… sayılı işlemi ile görevine son verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.,
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde, “1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış … gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı … tarihi izleyen günden başlar.” hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun’un “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde; dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği belirtildikten sonra, “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde; 14. maddenin 3. fıkrasının (e) bendinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi, açılmış olan bir davanın bağımsız ve tarafsız bir mahkemede adil yargılanma usulüyle görülmesini güvence altına almaktadır. Adil yargılanma ilkesi; mahkeme tarafından önüne gelen bir davada, uyuşmazlığın özüne yönelik bir incelemenin yapılmasını, uyuşmazlığın sadece şekli olarak ele alınması sonucunu doğuracak bir yaklaşımdan uzaklaşılmasını, adil ve aleni olarak yargılanma hakkını öngören bir yargılamanın gerçekleşmesini temel ilke olarak alan bir haktır. Bu hak kişilere belirli koşullarda “mahkemeye erişme” hakkını tanımaktadır. Mahkemeye erişme hakkı mutlak bir hak değildir. Bazı sınırlamalara tabi tutulabilir. Ancak, dava açıldıktan sonra davanın önüne getirildiği mahkeme tarafından davayla ilgili bütün maddi ve hukuki sorunların incelenmesi suretiyle davanın karara bağlanması gerekir. Bunun için, idari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin mahkemeye erişim haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda tebligat yargılama sürecinin başlangıcıdır ve tebliğ işlemi, yazılı tebligat, yayın veya ilan şeklinde olabilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, … İdare Mahkemesinin 31/12/2019 tarihli kararıyla davalı idareden; dava konusu işlemin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin sorularak, tebliğ edilmiş ise tebliğ alındısının okunaklı bir örneğinin gönderilmesinin istenildiği, ara karar cevabı eki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tebliğ edildiğine dair tebliğ alındısının gönderilmediğinin anlaşıldığı, buna rağmen … İdare Mahkemesince dava konusu işlemin tebliğ edilip edilmediği hususunun (ikinci kez yapılacak ara kararı ile) araştırılmadığı, anılan Mahkemenin 31/01/2020 tarihli ara kararı ile davalı idareye dava konusu işlemin gerekçelerinin sorularak işlemin dayanağını teşkil eden bilgi ve belgeleri içeren işlem dosyasının istenilmesine karar verildiği ve davalı idare tarafından gönderilen işlem dosyası içeriğinde de söz konusu tebliğ alındısının bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu işlemin davacıya tebliğ edilip edilmediği ve tebliğ edilmişse ne zaman tebliğ edildiği hususu davalı idareye sorularak netleştirildikten sonra dava açma süresi yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken, belirtilen husus netleştirilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.