Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/21639 E. , 2022/9934 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/21639
Karar No : 2022/9934
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) :… Belediye Başkanlığı- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- … 2- …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… İdare Mahkemesinin … tarihli E:…, K:… sayılı davanın reddi yolundaki kararının bozulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 02/05/2019 tarih ve E:2014/5461, K:2019/3446 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karaman İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin askı süresi içinde imar planlarına yapılan itirazın reddine dair … tarihli … sayılı Karaman Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:İdare Mahkemesince; dava dosyasının ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarının üst ölçekli 1/25.000 il çevre düzeni planına uygun olduğu, davacılara ait taşınmaz açısından var olan yol genişletilmesi ve kavşak noktasında geniş görüş açısı yaratmak amacıyla ada çizgisinin yuvarlatılması nedeniyle taşınmazın kısmen “yol” kullanımında kaldığı, düzenlenen imar planı notu ile müktesep imar haklarının korunması öngörüldüğünden davacıların aleyhine bir durumun söz konusu olmadığı, ayrıca doğudaki 15.00 metrelik yola uygun genişlikte bir yolla bağlanılmasında ve kentsel sit alanındaki yollarla bütünleşme sağlanmasında şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı gibi bölge şartları açısından da olumlu bir planlama yaklaşımı sergilendiği, yine imar mevzuatına göre bir parselden düzenleme ortaklık payı (DOP) adı altında ikinci kez bedelsiz kesinti yapılamayacağı gibi yolda kalan kısmın kamuya kazandırılması açısından imar mevzuatında öngörülen kamulaştırma, takas vb. uygulama işlemlerinin yapılacağı, öte yandan henüz alanda parselasyon yapılmadığından ikinci kez kesinti yapılacağı, bu nedenle davacıların haklarının zedelenebileceği iddiasının bu aşamada karşılığının bulunmadığı, dava konusu edilen imar planlarının üst ölçekli plan kararlarına, imar mevzuatına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince,İmar planı paftalarının incelenmesinden, önceki 8 metrelik yol alanın uygulama imar planında genişletildiği anlaşılmakla birlikte, bu kısmın kentsel sit alanı kapsamında yer alan alanlar ile aynı şekilde tarandığı, taramanın ne anlama geldiği (yol olup olmadığı), anılan taralı kısmın yol olması halinde ise kaç metrelik olduğu paftalar üzerinde belirtilmediğinden, uyuşmazlığa konu kısmın 10 metrelik yol olup olmadığının anlaşılamadığı, bu kısmın uygulama imar planında 10 metrelik yol alanı belirlenmiş olması halinde ise, taşınmazı kapsayan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı paftasının incelenmesinden, anılan 10 metrelik yolun üst ölçekli nazım imar planında yer almadığı (alanda başka 10 metrelik yollar nazım imar planında işaretlenmiştir.) görüldüğünden, uygulama imar planında bu açıdan mevzuata ve planlama ilkelerine uyarlık olmayacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararı hukuk ve usule aykırı bulunmuş ve kararın bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI :Davalı vekili tarafından, idare mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…’IN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 02/05/2019 tarih ve E:2014/5461, K:2019/3446 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :Daha önce ayrık nizam 4 kat yapılaşma koşullarına sahip taşınmazın, il genelinde kabul edilen revizyon ve ilave imar planları uyarınca kısmen 10 metrelik yol kısmen aynı yapılaşma koşullarında konut alanı kullanıma ayrılması üzerine, yol alanı açısından imar planlarına askıda itiraz edilmiştir.
İtirazların değerlendirildiği belediye meclis kararı ile itirazın reddine karar verilmesi üzerine imar planlarının geneline yönelik iddialar ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde: “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun “Üst makamlara başvurma” başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde14/6).
İmar planlarına karşı 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması, bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren işlem tarihi itibariyle altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde veya itiraz süresi içerisinde başvuruda bulunulmaması durumunda imar planı kesinleşeceğinden, kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde yahut düzenleyici işlem niteliğindeki imar planının, parselasyon, imar durumu, yapı ruhsatı gibi birel işlemler ile tatbik edilmesi halinde imar planına karşı, uygulama işleminin tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde uygulama işlemi ile birlikte ya da tek başına dava açılması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlık konusu olayda, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden dava konusu taşınmazı kapsayan alanda Karaman Belediye Meclisinin … tarihli … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon ve ilave nazım imar planı ile … tarihli …sayılı kararı ile kabul edilen 9. Etap 1/1000 ölçekli revizyon ve ilave uygulama imar planının 02.07.2012 – 02.08.2012 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı sürecinde 17.07.2012 tarihinde imar planlarına yapılan itirazın uygulama imar planına ilişkin olarak değerlendirme yapılarak reddedildiği Karaman Belediye Meclisinin … tarihli … sayılı kararının davacıya 05.12.2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, 25.01.2013 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan davacının nazım ve uygulama imar planlarına askı süresi içerisinde yaptığı itirazın son ilan tarihi olan 02.08.2012 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde cevap verilmeyerek reddi söz konusu olduğundan bu tarihi izleyen altmış gün içerisinden (son gün 30.11.2012), dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 25.01.2013 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan davacının itirazının reddedildiği ve dava konusu edilen taşınmaz açısından herhangi bir yenilik getirmeyen … tarihli … sayılı belediye meclisi kararının davacıya tebliğinin 2577 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca işlemeye başlayan dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari makamlarca dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, davanın açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, sonradan yetkili makamlarca cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili makamlarca ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/02/2017 tarihli, E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarihli E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X)
Uyuşmazlık konusu olayda, dava açma süresi geçirilerek açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın esası incelenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan itemyzi başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 02/05/2019 tarih ve E:2014/5461, K:2019/3446 sayılı kararı ile idare mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bu durumda karar düzeltme talebi kabul edilerek idare mahkemesi kararı bozularak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın iade edilmesi gerekmektedir. Aksi halde İdare Mahkemesi yerine karar verilmiş ve ısrar hakkı önlenmiş olacaktır.
Bu itibarla, karar düzeltme isteminin kabul edilerek İdare Mahkemesi tarafından verilen davanın reddine ilişkin kararın bozulması gerektiği oyuyla, karar düzeltme isteminin kabul edilerek anılan kararın değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.