Danıştay Kararı 8. Daire 2021/380 E. 2022/6725 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/380 E.  ,  2022/6725 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/380
Karar No : 2022/6725

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….

KARŞI TARAF(DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mesudiye Belediye Başkanlığı mücavir alan sınırları içerisinde bulunan ve mülkiyeti veya tasarruf hakkı belediyeye ait alanların davacı şirket tarafından fuzulen işgal edildiği ve davalı idarece bu hususta bilgi verilmesine karşın herhangi bir işgal harcı ödemesi yapılmadığından bahisle, 2018 yılı için davacı şirket hakkında toplam 426.613,69.-TL keşif ücreti tahakkukuna dair Mesudiye Belediye Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı GSM Baz İstasyonları ve Elektronik Sistemler Fiber Altyapı Tesisleri Geçiş Hakkı ve Keşif Ücreti Tahakkuk İhbarnamesi’nin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle Mahkemelerinin 25/07/2019 tarihli ara kararına davacı şirket ve Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından cevaben sunulan bilgi ve belgelerin birlikte tetkiki neticesinde; davacı şirket hakkında GSM Bilişim ve Elektronik Sistem Ekipmanları Tesis Yeri Kullanım Bedeli adı altında tahakkuk ettirilen tutara esas altyapı tesislerinin esasen … A.Ş.’ye ait olduğu, davacı şirketin altyapı ağı ile bilişim sistemlerini adı geçen şirket ile aralarında akdedilen “IP Seviyesinde Veri Akış Erişimi Sözleşmesi” çerçevesinde ve söz konusu sözleşmede belirlenen ücretler karşılığında kullandığı, bu nedenle davacı şirket ile Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında akdedilmiş herhangi bir geçiş hakkı sözleşmesi olmadığı, buna karşın davacı şirket tarafından kullanılan altyapı tesislerini de kapsayacak biçimde büyükşehir belediyesi mücavir alan sınırları içerisinde bulunan altyapı tesisleri ile ilgili olarak … A.Ş. ile Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında 05.06.2018 tarihli Geçiş Hakkı Sözleşmesi (2014, 2015, 2016, 2017 yıllarını da kapsayacak şekilde) imzalandığı, nitekim sözleşme gereği Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı lehine tahakkuk eden geçiş hakkı ücretinin de adı geçen şirket tarafından 02.07.2018 tarihinde ödendiğinin görüldüğü,

Bu itibarla; davacı şirket tarafından tesis edilmiş bulunmayan ve mülkiyeti de davacı şirkete ait olmayan altyapı tesisleri ve bilişim sistemleri gerekçe gösterilerek davacı hakkında işlem tesis edilmesi mümkün olmadığı gibi bunun yanında 5216 Yasa ve Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde geçiş hakkı sağlayıcısı Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı olduğu, Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca büyükşehir sınırları içerisinde geçiş hakkı ücreti tarifelerini belirlenmesi ve belirlenen tarifeler üzerinden ilgililer hakkında geçiş hakkı ücreti tahakkuk etirilmesi hak, görev ve yetkisinin büyükşehir belediyesine ait bulunduğu, bu kapsamda yapılacak tüm kazılardan elde edilecek gelirlerin büyükşehir belediyesi bünyesinde açılacak altyapı yatırım hesabında toplanarak sonrasında ilgili belediyelere aktarılacağı bu nedenle davalı idarece söz konusu yasal düzenlemelere aykırı biçimde ilgililer hakkında doğrudan geçiş hakkı ücreti tahakkuk ettirilmesine de imkân bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirket hakkında 426.613,69.-TL GSM Bilişim ve Elektronik Sistem Ekipmanları Tesis Yeri Keşif Ücreti tahakkukuna dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, belediye sınır ve mücavir alanlarında yapılan saha incelemeleri ve keşif çalışmaları sonucunda söz konusu alanlarda izinsiz baz istasyonları kurulu bulunduğu ve fiber kablo döşendiğinin tespit edildiği, bu durumun Anayasa Mahkemesi kararlarına, 5809 sayılı Kanun’a, Belediye Gelirleri Kanunu’na, ilgili yönetmeliklere aykırı olduğu, bu nedenle Belediye Meclisi ve Belediye Encümeni kararlarıyla yasal haklarının tahsili amacıyla uygulamalara başlanıldığı, bu bağlamda dava konusu tahakkuk ihbarnamesinin gönderildiği, “Geçiş hakkı ücreti” sözleşmesinin konusu, kapsamı, geçiş hakkı sağlayıcısına karşı geçiş hakkı lehtarının yükümlülükleri ve geçiş hakkı sözleşmesinin ilkeleri yasa ve yönetmelikler ile belirlendiği, şöyle ki, fiber kablolar ve eklentileri ile ilgili düzenlemeler ve geçiş hakkı sahiplerinin geçiş hakkı sağlayıcısı Belediyelere karşı yükümlülüklerinin yasal dayanaklarının, 5809 sayılı Kanun’un 27. maddesinin son cümlesi, 28. maddesinin 1. ve 3. fıkraları, Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 79. maddesi, Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesi olduğu; geçiş hakkı sağlayıcılara yönetmeliklerle sağlanan işletmeci yükümlülüklerinin, Sabit ve Mobil Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik’in 9. maddesinin 4. ve 5. fıkrasında yer aldığı, Yönetmelik eki “Geçiş Hakkı Ücreti Üst Sınırlar Tablosu” ve altındaki açıklamalar ile de kamuya ait farklı alanlardan farklı biçimlerde geçirilecek kabloların 1 metresi için yetkili idareye her yıl ödenecek geçiş hakkı ücreti üst sınırları belirlenmiş olduğu, bu tabloda Büyükşehir Belediyesi kurulu illerde İlçe Belediyelerinin alcacağı geçiş hakkı ücreti üst sınırları da belirlenerek bu illerde tüm geçiş hakları için Büyükşehir Belediyesinin yetkili olmadığının da gösterildiği, Aykome Yönetmeliği ile de büyükşehir belediyesi kurulmuş illerde alt yapı kazı bedellerinin Büyükşehir Belediyesince tahsili ile ilçe belediyelerine paylaştırılma yönteminin belirlendiği, geçiş hakkı sözleşmesinin niteliğine ilişkin 5809 sayılı Kanun’un 25. maddesinde, sözleşmenin Medeni Kanun’un objektif ve sübjektif iyiniyet kurallarına aykırı olarak düzenlenemeyeceğine yer verildiği, niteliği ile ilçe belediyelerinin de haklarını ortadan kaldıran Ordu Büyükşehir Belediyesi ile Türk Telekom arasında yapılan sözleşmenin hem maddi gerçeğe hem de yetki gaspı nedeniyle hukuka aykırı olduğu, sadece Ordu merkez ile Mesudiye ilçe merkezi arasındaki kablo uzunluğu 146 km olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge idare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onüçüncü Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca müşterek yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Mesudiye Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararı ile Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu çerçevesinde Mesudiye Belediye sınırları içerisinde bulunan altyapı tesislerine ilişkin geçiş hakkı ücret bedeli, tesis paylaşım ücret bedeli, bakım ve onarım ücret bedeli ile yer tahsis ve survey ücret bedellerinin 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarını da kapsayacak biçimde belirlenmiştir.
… tarih ve E… sayılı yazı ile davacı şirkete bildirim yapılmasına karşın herhangi bir işgal harcı ödenmeksizin işgalin devam ettiğinden bahisle, davacı şirket hakkında 2018 yılı için toplam 426.613,69.-TL keşif ücreti tahakkuk ettirilerek, … tarih ve … sayılı GSM Baz İstasyonları ve Elektronik Sistemler Fiber Altyapı Tesisleri, Geçiş Hakkı ve Keşif Ücreti Tahakkuk İhbarnamesi gönderilmiş ve bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Elektronik Haberleşme Mevzuatı:
Ülkemizde telekomünikasyon alanında ilk düzenleme 04/02/1924 tarihinde kabul edilen 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile yapılmıştır. Geçiş hakkına ilişkin düzenlemeye de ilk olarak 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 12. maddesinde (mülga) yer verilmiştir.
Elektronik haberleşme ile ilgili düzenlemelerin dağınık bir şekilde bulunması ve Avrupa Birliği ülkelerinin mevzuatına uyum sağlanması amacıyla 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu 10/11/2008 tarih ve 27050 (Mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 1. maddesinde, Kanun’un amacı, elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olarak açıklanmış; 2. maddesinde, elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi ve elektronik haberleşme alt yapı ve şebekesinin tesisi ve işletilmesi ile her türlü elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerinin imali, ithali, satışı, kurulması, işletilmesi, frekans dâhil kıt kaynakların planlaması ve tahsisi ile bu konulara ilişkin düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerinin yürütülmesi bu Kanun’a tâbî kılınmış; “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3. maddesinde, “Elektronik haberleşme”, elektriksel işaretlere dönüştürülebilen her türlü işaret, sembol, ses, görüntü ve verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınması; “Geçiş hakkı” işletmecilere, elektronik haberleşme hizmeti sunmak için gerekli şebeke ve alt yapıyı kurmak, kaldırmak, bakım ve onarım yapmak gibi amaçlar ile kamu ve özel mülkiyet alanlarının altından, üstünden, üzerinden geçmeleri için tanınan haklar; “Geçiş hakkı sağlayıcısı” geçiş hakkına konu olan kamuya ait ya da kamunun ortak kullanımında olan taşınmazlar da dâhil olmak üzere, taşınmaz sahipleri ve/veya taşınmaz üzerindeki hak sahipleri; “İşletmeci” yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve alt yapısını işleten şirket; “Kurum” Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu; “Kurul” Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un “Geçiş hakkının kapsamı” başlıklı 22. maddesinde, “(1) Geçiş hakkı; elektronik haberleşme hizmeti vermek amacıyla, her türlü elektronik haberleşme alt yapısını ve bunların destekleyici ekipmanlarını, kamu ve/veya özel mülkiyete konu taşınmazların altından, üstünden, üzerinden geçirme ve bu alt yapıyı kurmak, değiştirmek, sökmek, kontrol, bakım ve onarımlarını sağlamak ve benzeri amaçlarla söz konusu mülkiyet alanlarını bu Kanun hükümleri çerçevesinde kullanma hakkını kapsar.”; “Geçiş hakkı talebinin kabulü” başlıklı 23. maddesinde, “(1) Taşınmaza kalıcı zarar verilmemesi, bu taşınmaz üzerindeki hakların kullanımının sürekli biçimde aksatılmaması koşuluyla, teknik olarak imkân dâhilinde, seçeneksiz ve ekonomik açıdan orantısız maliyetler ihtiva etmeyen geçiş hakkı talepleri, makul ve haklı sebepler saklı kalmak üzere, kabul edilir. (2) Kamu kurum ve kuruluşları, kendilerine yapılan geçiş hakkı talebini içeren başvuruları öncelikli olarak ve gecikmeye mahal vermeden değerlendirir ve altmış gün içinde sonuçlandırırlar. Benzer konumdaki işletmeciler arasında ayrım gözetmeksizin şeffaf davranılır.”; “Anlaşma serbestisi” başlıklı 25. maddesinde, “(1) İşletmeci ile geçiş hakkı sağlayıcısı, ilgili mevzuata ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak koşulu ile geçiş hakkına ilişkin anlaşmaları 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleri saklı kalmak üzere serbestçe yapabilirler. İşletmeciler, Kurum tarafından istenmesi hâlinde yapılan anlaşma ile ekleri ve değişikliklerini, her türlü bilgi, belge ile yazışmaları Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.”; “Diğer alt yapılarla ilişkili durumlar” başlıklı 27. maddesinde, “(1) İşletmeciye ait elektronik haberleşme şebekesi ve bunların destekleyici ekipmanları, geçiş hakkının kullanılacağı taşınmaz üzerinde hâlihazırda bulunan, kanalizasyon, su, gaz kanalları, demiryolları, elektrik tesisleri, diğer elektronik haberleşme şebekesi ve benzeri kamu hizmeti alt yapısına zarar vermeyecek şekilde ve mesafede tesis edilir. Yeni alt yapı ve şebeke tesis edecek işletmeci, ilgili kamu kurumu ve kuruluşu ile gerekli koordinasyonu sağlayarak hareket eder. Zaruri hâllerde söz konusu kamu hizmetlerinin kesintiye uğramaması için alınacak önlemlerden doğan masrafları geçiş hakkını kullanan taraf tazmin eder. Geçiş hakkına ilişkin çalışmalardan kaynaklanan tüm masraflar işletmeci tarafından karşılanır”; “Geçiş hakkına ilişkin yükümlülükler” başlıklı 28. maddesinde, “(1) Geçiş hakkı sağlayıcısı, işletmecinin geçiş hakkı kapsamında yürüteceği faaliyetlerin, kesintisiz ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla, masrafları işletmeci tarafından karşılanmak üzere, gerekli tüm önlemlerin alınmasına ve çalışmaların yapılmasına izin verir. (2) Geçiş hakkı sağlayıcısı bu haklarını kullanırken, işletmecinin geçiş hakkı kapsamında yürüteceği faaliyetler ile işletmeciye ait elektronik haberleşme şebekesini tehlikeye düşürücü veya zarar verici işlemlerden kaçınmakla yükümlüdür. (3) Geçiş hakkı kullanan işletmeciler, geçiş hakkı sağlayıcısının geçiş hakkının kullanımı dışında ayrıca uğradıkları zararları en geç bir ay içerisinde karşılamak zorundadırlar.” kuralları yer almıştır.
01/11/2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 13. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, “Sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesiyle ilgili geçiş hakkına ilişkin usul ve esaslar ile bunların taşınmazlardan geçirilmesi için uygulanacak ücret tarifelerini belirlemek ve denetlemek.”; (ı) bendinde, “Sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü baz istasyonu, anten, kule, dalga kılavuzu, konteynır ve benzeri araç, gereç ve tesisatın kurulması, bunların taşınmazlar üzerine yerleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar ile bunların taşınmazlar üzerine yerleştirilmesi için uygulanacak ücret tarifelerini belirlemek ve denetlemek.” Haberleşme Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. 10/07/2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Haberleşme Genel Müdürlüğünün görevlerinin sayıldığı 483. maddesinde de aynı hükümlere yer verilmiştir.
655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 13. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca, Sabit ve Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik, 27/12/2012 tarih ve 28510 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Sabit ve Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesiyle ilgili geçiş hakkına, bu hakka ilişkin uygulanacak ücret tarifesine ve bu Yönetmelik kapsamındaki işlemlerin denetlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Yönetmelik; sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesiyle ilgili geçiş haklarını, bu haklara ilişkin ücret tarifelerini, bu Yönetmelikte belirtilen işlemlerin denetlenmesini ve geçiş hakkını kullanacak işletmeciler ile geçiş hakkı sağlayıcılarının yükümlülüklerini kapsar.” kurallarına yer verilmiş; “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 4. maddesinde ise, “Geçiş hakkı” işletmecilere elektronik haberleşme hizmeti sunmak için gerekli şebeke ve altyapıyı kurmak, kaldırmak, bakım ve onarım yapmak gibi amaçlarla kamu ve özel mülkiyet alanlarının altından, üstünden ve üzerinden geçmeleri için tanınan haklar; “Geçiş hakkı ücreti” işletmecinin geçiş hakkı karşılığında geçiş hakkı sağlayıcısına ödeyeceği ücret; “Geçiş hakkı ücret tarifesi” Ek-1’de yer alan Geçiş Hakkı Ücret Tarifesi Üst Sınırları Tablosunda belirtilen yerlerde, geçiş hakkını kullanacak işletmecilerden talep edilen ücretlerin üst sınırlarını gösteren fiyat tarifesi; “Geçiş hakkı sağlayıcısı (GHS)” geçiş hakkına konu olan kamuya ait ya da kamunun ortak kullanımında olan taşınmazlar da dâhil olmak üzere taşınmazın sahipleri ve/veya taşınmaz üzerindeki hak sahipleri; “İşletmeci” yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan ve/veya elektronik haberleşme şebekesi sağlayan ve altyapısını işleten şirket; “Taşınmaz sahibi” maliki oldukları taşınmazları geçiş hakkı kapsamında kullandıracak olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurum ve kuruluşları; “Taşınmaz üzerinde hak sahibi” geçiş hakkına konu olan taşınmazın üzerinde sınırlı ayni hak sahibi olan gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurum ve kuruluşları olarak tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin “Geçiş hakkı ücretleri” başlıklı 9. maddesinde, “(1) Geçiş hakkı kullanımında gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait mülkiyet alanları dışında kalan yerler için GHS tarafından, geçiş hakkını kullanan işletmeciden talep edilen geçiş hakkı ücreti, Geçiş Hakkı Ücret Tarifesinde belirtilen fiyatları aşamaz.
(2) Tapuda kamu kurum ve kuruluşları adına kayıtlı taşınmazlar için belirtilen ücret üst sınırı hariç olmak üzere, Geçiş Hakkı Ücret Tarifesinde yer alan üst sınırları belirten fiyatlar, her mali yılın başında Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) oranında artırılarak tespit edilir.
(3) İlk yıldan sonraki geçiş hakkı ücretleri; bir önceki yıl geçiş hakkı ücretine en fazla Türkiye İstatistik Kurumunca yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) oranında artırım yapılması suretiyle tespit edilir.
(4) Geçiş hakkı nedeniyle yapılacak keşif ücreti, sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesi nedeniyle taşınmazın tekrar eski hâline getirilmesi bedeli, yer değişikliği bedeli, var olan faaliyeti durdurma bedeli ve benzeri adlarla alınan diğer bedeller ve tazminatlar, bu Yönetmelikte belirlenen ilkelere ve hükümlere uygun olmak kaydıyla ve taraflar arasında yapılan geçiş hakkı anlaşmasında aksi belirtilmediği takdirde işletmeci tarafından ayrıca karşılanır.
(5) Geçiş hakkının kullanılması süresince geçiş hakkının kullanılmasından dolayı mevcut bir yapının, yolun, zeminin tekrar eski hâline getirilmesine ilişkin iş ve işlemlerin hangi tarafça yapılacağı GHS tarafından belirlenir. Maliyeti işletmeci tarafından karşılanması suretiyle bu iş ve işlemlere ilişkin bedellerin belirlenmesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu işlere ilişkin birim fiyatları dikkate alınır.” kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan Geçiş Hakkı Ücret Tarifesi Üst Sınırları Tablosunda ise, geçiş hakkına konu taşınmazların ve yerlerin niteliğine göre ücret üst sınırı belirlenmiştir. Üst sınırın belirlenmesinde, tapuda kayıtlı taşınmazlar ile büyükşehir belediyeleri sınırları içerisinde kalan ve büyükşehir belediyelerinin tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda olan yerler ile büyükşehir belediyeleri sınırları içerisinde kalan ve ilçe belediyelerinin tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda olan yerler için ücret üst sınırı ayrı ayrı belirlenmiştir.
Belediye Mevzuatı:
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7. maddesinde, “Büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek; kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek.” büyükşehir belediyesinin görev ve sorumlulukları arasında sayılmış; “Belediyeler arası hizmet ilişkileri ve koordinasyon” başlıklı 27. maddesinde, “Büyükşehir kapsamındaki belediyeler arasında hizmetlerin yerine getirilmesi bakımından uyum ve koordinasyon, büyükşehir belediyesi tarafından sağlanır. Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyeleri veya ilçe belediyelerinin kendi aralarında hizmetlerin yürütülmesiyle ilgili ihtilaf çıkması durumunda, büyükşehir belediye meclisi yönlendirici ve düzenleyici kararlar almaya yetkilidir.
Büyükşehir belediyelerinde meydan, bulvar, cadde, yol, sokak, park, spor ve kültürel tesislerin büyükşehir belediyesi ile büyükşehir kapsamındaki diğer belediyeler arasında dağılımına ilişkin esaslar büyükşehir belediye meclisi tarafından belirlenir.
Büyükşehir belediyesi mücavir alanlarının ilçe belediyeleri arasındaki bölüşümü büyükşehir belediye meclisince yapılır.” kuralı yer almaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddesinin (e) bendinde, “Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek.” belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmış; “Belediye gelirleri” başlıklı 59. maddesinin (d) bendinde ise, “Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler” belediye gelirleri arasında sayılmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Ücrete tabi işler” başlıklı 97. maddesinde, “Belediyeler, bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye’ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” kuralı yer almaktadır.

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu Mahkeme kararında, davacı şirket tarafından tesis edilmiş bulunmayan ve mülkiyeti de davacı şirkete ait olmayan altyapı tesisleri ve bilişim sistemleri gerekçe gösterilerek davacı şirket hakkında işlem tesis edilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ise bu durumun aksini ortaya koyan beyan veya delilinin bulunmadığı görüldüğünden, bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptalinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı Mesudiye Belediyesi’nin ilgililer hakkında doğrudan geçiş hakkı ücreti, keşif ücreti tahakkuk ve tahsil etme yetkisinin bulunup bulunmadığı yönünden incelenmesinden;
Elektronik haberleşme sektöründe hizmet sunumunun yaygınlaştırılması ve kalitesinin arttırılması, yeni altyapı yatırımlarının yapılması ile altyapıya dayalı rekabetin gelişmesi ve yerleşik işletmecilerin sahip olduğu altyapılara bağlı olunmaksızın alternatif altyapıların oluşturulabilmesi açısından geçiş hakkı büyük önem arz etmektedir.
Geçiş hakkı niteliği gereği mülkiyet hakkı üzerinde kanundan kaynaklanan dolaylı bir sınırlama olduğundan ve hak sahibine sınırlı bir kullanma ve yararlanma hakkı tanıdığından, değerlendirmelerin bu kapsamda yapılması gerekmektedir.
Elektronik haberleşme hizmeti vermek amacıyla, her türlü elektronik haberleşme alt yapısını ve bunların destekleyici ekipmanlarını, kamu ve/veya özel mülkiyete konu taşınmazların altından, üstünden, üzerinden geçirme ve bu alt yapıyı kurma, değiştirme, sökme, kontrol, bakım ve onarımlarını sağlama ve benzeri amaçlarla söz konusu mülkiyet alanlarını 5809 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde işletmecilere kullanma hakkı tanıyan geçiş hakkı konusunda, işletmeciler ile geçiş hakkı sağlayıcıları arasında sözleşme serbestisi bulunmaktadır. Ancak, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 13. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine dayanılarak çıkarılan Sabit ve Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan ücret tablosunda geçiş hakkı ücretlerine ilişkin üst sınır getirilmiştir.
Elektronik haberleşme mevzuatı uyarınca, geçiş hakkına konu olan kamuya ait ya da kamunun ortak kullanımında olan taşınmazlar da dâhil olmak üzere, taşınmaz sahipleri ve/veya taşınmaz üzerindeki hak sahipleri olarak tanımlanan geçiş hakkı sağlayıcıları tarafından, işletmeciden istenilen ücret geçiş hakkı ücreti olarak tanımlanmaktadır. Geçiş hakkı nedeniyle yapılacak ücretler arasında keşif ücreti de yer almaktadır.
Anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan ücret tarifesinde; büyükşehir belediyeleri sınırları içerisinde kalan ve büyükşehir belediyelerinin tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda olan yerler ile büyükşehir belediyeleri sınırları içerisinde kalmakla birlikte ilçe belediyelerinin tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda olan yerler için geçiş hakkı ücreti üst sınırı ayrı ayrı belirlenmiştir.
Söz konusu tarifenin sistematiği incelendiğinde, büyükşehir belediyeleri sınırları içerisinde kalan yerlerden, büyükşehir belediyelerinin tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda bulunan yerlere ilişkin geçiş hakkı sağlayıcısının büyükşehir belediyeleri olduğu, ilçe belediyelerinin tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda bulunan yerlere ilişkin geçiş hakkı sağlayıcısının ise ilçe belediyeleri olduğu; başka bir anlatımla, büyükşehir belediyeleri sınırları içinde yer alan her belediyenin kendi tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda bulunan yerlere ilişkin olarak geçiş hakkı ücretlerini tahsil etme yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Büyükşehir belediyelerinin sınırları içerisinde kalan, ancak ilçe belediyelerinin sınırları içerisinde bulunmayan yerlere ilişkin tasarruf yetkisinin büyükşehir belediyelerinde olduğu hususunda tartışma bulunmamaktadır.
Bu noktada, büyükşehir belediyelerinin sınırları içerisinde yer almakla birlikte, ilçe belediyelerinin sınırları içerisinde kalan yerlerde, hangi alanların sorumluluğunun büyükşehir belediyelerine, hangi alanların sorumluluğunun ilçe belediyelerine ait olduğu konusunda belirsizlik bulunmaktadır. Elektronik haberleşme mevzuatında bu konuya ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Belirtilen hususa ilişkin olarak elektronik haberleşme mevzuatında açık bir düzenlemeye yer verilmemiş olması sebebiyle, bu konunun belediye mevzuatı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
5216 sayılı Kanun’un 7. maddesinde, büyükşehir belediyesinin yetki alanındaki mahalleleri ilçe merkezine bağlayan yollar, meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek; kentsel tasarım projelerine uygun olarak bu yerlere cephesi bulunan yapılara ilişkin yükümlülükler koymak; ilân ve reklam asılacak yerleri ve bunların şekil ve ebadını belirlemek; meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak ad ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek, Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye gelirleri” başlıklı 59. maddesinin (d) bendinde ise, “Taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler’’ belediye gelirleri arasında sayılmıştır.
Belediye mevzuatına ilişkin aktarılan kuralların incelenmesinden, büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasında görev, yetki ve sorumluluk ayrımının bulunduğu, büyükşehir belediyelerinin sınırları içerisinde yer alan ve büyükşehir belediyelerinin yetki alanında kalan yerleri ilçe merkezine bağlayan bulvar, cadde ve ana yolların, yetki ve sorumluluğunun büyükşehir belediyelerinde olduğu; bunların dışındaki sokak ve ara yollara ilişkin yetki ve sorumluluğun ise ilçe belediyelerinde olduğu, bu konudaki görev dağılımının kanundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, ilçe belediyelerinin, kendi yetki ve sorumluluk alanında bulunan taşınmazlarının kira, satış ve başka suretle (geçiş hakkı vb.) değerlendirilmesi suretiyle elde edilen gelirler belediye gelirleri arasında sayılmıştır.
Belirtilen açıklamalar çerçevesinde, kamunun ortak kullanımında olan taşınmazlar üzerindeki hak sahiplerinin geçiş hakkı sağlayıcısı olarak kabul edildiği; büyükşehir belediyeleri sınırları içerisinde kalan yerlerde ise, büyükşehir belediyelerinin tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda bulunan yerlere ilişkin geçiş hakkı sağlayıcısının büyükşehir belediyeleri, ilçe belediyelerinin tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda bulunan yerlere ilişkin geçiş hakkı sağlayıcısının ilçe belediyeleri olduğu; büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan bulvar, cadde ve ana yolların, yetki ve sorumluluğunun büyükşehir belediyelerinde, bunların dışındaki sokak ve ara yollara ilişkin yetki ve sorumluluğun ise ilçe belediyelerinde olduğu, ilçe belediyelerinin kendi yetki ve sorumluluğunda bulunan taşınmazlar üzerinden elektronik haberleşme işletmecilerine geçiş hakkı verilmesi suretiyle elde edilen gelirlerin belediye gelirleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakta olup; Ordu Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kalan Mesudiye Belediyesi’nin kendi yetki ve sorumluluk alanında bulunan yerlere ilişkin olarak geçiş hakkı sağlayıcısı olduğu, kendi yetki ve sorumluluğunda bulunan yerlere ilişkin olarak geçiş hakkı ücreti ve bu kapsamda keşif ücreti tahsil etme yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalı Mesudiye Belediyesi’nin kendi yetki ve sorumluluk alanlarında bulunan yerlerden “keşif ücreti” tahsil etme yetkisinin bulunduğu, ancak ihtilafın geldiği nokta itibarıyla davacı şirketin keşif ücreti istenebilecek işletmeci statüsünde olmadığı dikkate alındığında, keşif ücreti tahakkuk ettirilen yerlerin Mesudiye Belediyesi’nin yetkisinde bulunup bulunmadığının araştırılmasına gerek olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge idare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … idare Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.