Danıştay Kararı 13. Daire 2022/2119 E. 2022/4294 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2119 E.  ,  2022/4294 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2119
Karar No:2022/4294

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : S.S. … Dolmuş Motorlu Taşıyıcılar Kooparatifi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Üniversiteye açılan yeni bölümlerle birilkte öğrenci sayısında meydana gelen artıştan ve üniversite hattında çalışan dolmuşların arz/talep dengesi bakımından yetersiz olduğundan bahisle ulaşım hizmetlerinin aksamaması için üniversite hattına ek olarak 5 adet 17+1 kapasiteli dolmuşun ihaleye çıkarılmasına ilişkin 13/11/2018 tarihli Bayburt Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; daha önce davacı tarafından kapasite artışı talebinde bulunulduğu, ihtilafın üniversite güzergâhı hattının işlettirilmesi hakkının kime ait olduğu hususundan kaynaklandığı anlaşılmakla, belediyelerin şehir içi kara toplu taşıma hattını işletecek olanları belirleyebilmek adına ihaleye çıkma yetkisi bulunduğundan ve yeni hatların işlettirilmesi hakkını davacıya doğrudan verme zorunluluğu da bulunmadığından, davalı belediyece Bayburt ili şehir içi ulaşımında üniversite hattına ek olarak 5 adet 17+1 kapasiteli dolmuşun ihaleye çıkarılmasına ilişkin meclis kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının 14/07/2020 tarihinde verildiği, o tarihte davalı idarenin vekilinin bulunmadığı, davalı idare vekili tarafından 02/12/2020 tarihinde dosyaya vekâletname sunulduğu, avukatın hiçbir dilekçe vermediği veya işlem yapmadığı, hiçbir emek sarfetmediği, buna rağmen davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedildiği, davalı idareden mevcut hatlara 5 adet yeni 17+1 minibüs ilave edilmesinin talep edilmediği, 13+1 olan koltuk kapasitelerinin arttırılarak 17+1 olarak değiştirilmesinin istenildiği, yeni minibüslere ihtiyaç olmadığı, Mahkemece adeta ret gerekçesi yaratılmaya çalışıldığı, koltuk kapasite artışının yeni araç talebi gibi yorumlandığı, talep olsa bile bunun başlı başına ihtiyaca ilişkin somut bir tespit/etüt raporu olamayacağı, aksi hâlde belediyelerin birilerine dilekçe verdirerek ihtiyaç fazlası ticari plaka ve hat ihale edebileceği, bu durumun açıkça kamu yararına aykırı olduğu, davalı idarece hiçbir ihtiyaç tespiti, inceleme ve analiz yapılmadığı, belirlenen 5 adet ilave 17+1 kapasiteli otobüs sayısının hangi kriterlere göre belirlendiğinin anlaşılamadığı, dava konusu işlemle ihale edilen 5 adet otobüsün şu anda fiili olarak çalışmadığı, atıl kapasite olarak kaynak israfına neden olduğu, haksız olarak belediyeye gelir elde edilerek borçların bir kısmının ödendiği, dava konusu işlemin 2019 yerel seçimlerinden önce davalı idareye gelir elde etme amacıyla tesis edilmiş bir işlem olduğu, mahallinde keşif yapılmasının ve ulaşım mühendislerinden bu konuda rapor aldırılmasının talep edildiği, dava konusu işlemin 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 67. maddesine aykırı olduğu, dava konusu işlemden sonra otobüslerin 17+22 (17 koltuk, 22 ayakta) toplamda 39 kapasiteli olarak taşımacılığa başladığı, buna ilişkin araç ruhsatının ekte olduğu, bu durumun kamu zararına neden olduğu, kanuna karşı hile niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Sekizinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare Mahkemesi kararının davanın reddi yolundaki esasa ilişkin kısmının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın reddine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay’ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddî hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yargılama giderlerine ilişkin hükümlerine göre, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderlerinden olup, vekâlet ücretinin tutarı ve hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir. Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtildiğinden, avukatın yargılama sürecinde hukukî yardımı olmamışsa, vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesi’nin 14/07/2020 tarihinde davanın reddine karar verdiği, karar yazım süreci devam ederken Av. …tarafından 02/12/2020 tarihinde davalı idare vekili olduğunu gösterir vekâletnamenin sunulması üzerine İdare Mahkemesi’nce davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Davalı idarece yürütülen davada avukatın yargılama sürecinde hiçbir hukuki yardım sağlamadığı anlaşıldığından davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken hükmedilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için maktu olarak belirlenen 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan, “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için maktu olarak belirlenen 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresinin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.