Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1675 E. , 2022/5639 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1675
Karar No : 2022/5639
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : 2- … Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Yardımcısı V. …
DAVANIN KONUSU :
Polis Akademisi Başkanlığı Fakülte ve Yüksek Okullar (FYO) eğitimini tamamlayan davacı tarafından;
Komiser yardımcısı rütbesine aday memur olarak atanması amacıyla 18/06/2015 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali,
2. Bu işlemin dayanağı olan ve 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 8. maddesinin iptali; ayrıca 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 1. maddesine eklenen üçüncü fıkranın Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Polis Akademisinde eğitime başladığı sırada yürürlükte olan yasal düzenlemeye eklenen hükümle getirilen sınav şartının ve dava konusu Yönetmelikle, memuriyetin sözlü sınavda başarılı olma şartına bağlanmasının eşitlik, kazanılmış hak, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırı olduğu, kanun değişikliğinden önce Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun olduğu, yeni düzenlemenin kendisine uygulanamayacağı, sınavda somut ve objektif değerlendirme yapılmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
… Bakanlığı tarafından; dava konusu düzenlemelerin, dayanağı 3201 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesine uygun olarak yapıldığı, Kanun’un tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde eğitim sonu sınavının şeklinin belirlendiği, Yönetmeliğin iptali istenen 8. maddesinde ve bu Yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilen sınav işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
… Genel Müdürlüğü tarafından; Dava konusu Yönetmeliğin, dayanağı Kanun hükmüne uygun olarak yapıldığı, Kanun’un tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde eğitim sonu sınavının şeklinin “sözlü sınav” olarak belirlendiği, davacının kazanılmış bir hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, dava konusu Yönetmeliğin iptali istenen 8. maddesinde ve bu Yönetmelikle belirlenen usul ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilen sınav işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Dava; Polis Akademisi Fakülte Yüksekokulunu tamamlayan davacı tarafından, komiser yardımcılığı rütbesine aday memur olarak atanması amacıyla yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 8. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Yönetmeliğin dava konusu 8’inci maddesinin, dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinin 3’üncü fıkrası hükmüne uygun olarak hazırlandığı ve yürürlüğe konulduğu anlaşılmış olup, söz konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu yönetmelik maddesi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin ilişkin işlem yönünden ise; dava konusu olayda, davacının anılan Kanun hükmü ve bu hükme dayanılarak düzenlenen Yönetmelik hükümleri ile getirilen sınav şartından önce Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden 13/02/2015 tarihinde mezun olduğu, Kanun değişikliği yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan 22/05/2013 tarih ve 28654 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Adına Yükseköğretim Kurumlarında Okutulacak Öğrencilere Dair Yönetmeliğin 26. maddesinde Başkanlık ve Fakültelerindeki eğitim ve öğretimini başarı ile tamamlayan öğrencilerin, öğrenim dallarına göre naspedildiği amirliğe veya ilgili hizmet sınıflarına yeterlilik ve yarışma sınavlarına tabi tutulmadan atanacaklarının öngörüldüğü, bu durumda davacının, mezuniyet tarihi itibarıyla dava konusu Yönetmelik kapsamında sözlü sınava tabi tutulamayacağı açık olduğundan, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının komiser yardımcılığı rütbesine aday memur olarak atanması amacıyla yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 8. maddesinin iptali istemleriyle açılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 1. maddesine 27/03/2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile eklenen 3. fıkrada, ”Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dâhil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır.” hükmü yer almıştır.
Anılan Kanun değişikliği yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan 22/05/2013 tarih ve 28654 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Adına Yükseköğretim Kurumlarında Okutulacak Öğrencilere Dair Yönetmeliğin 26. maddesinde ise; Başkanlık ve Fakültelerindeki eğitim ve öğretimini başarı ile tamamlayan öğrencilerin, öğrenim dallarına göre naspedildiği amirliğe veya ilgili hizmet sınıflarına yeterlilik ve yarışma sınavlarına tabi tutulmadan atanacakları öngörülmüştür.
Bu durumda, dava dosyasına sunduğu diplomaya göre Emniyet Genel Müdürlüğü adına Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde sürdürdüğü eğitim ve öğretimini 3201 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikten önce başarı ile tamamladığı anlaşılan davacının sözlü yeterlilik ve yarışma sınavlarına tabi tutulmadan atanması gerektiğinden sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 8. maddesinin iptali istemine gelince;
Davacının dava konusu Yönetmelik hükmü kapsamında bulunmaması karşısında Yönetmelik düzenlemesi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının komiser yardımcılığı rütbesine aday memur olarak atanması amacıyla yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali gerektiği, dava konusu Yönetmelik düzenlemesi hakkında ise karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Dairemizin, 14/12/2017 tarih ve E:2016/4659, K:2017/6656 sayılı davanın reddine ilişkin kararının, davacı ve davalı idareler tarafından temyiz edilmesi sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/12/2019 tarih ve E:2018/3662, K:2019/6919 sayılı kararıyla bozulması üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’na 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği uyarınca, Emniyet Genel Müdürlüğü adına Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde sürdürdüğü eğitimini 13/02/2015 tarihinde başarıyla tamamlayarak mezun olan davacının, komiser yardımcısı rütbesine aday memur olarak atanması amacıyla yapılan sözlü sınava tabi tutulduğu, sözlü sınav sonucunda başarısız sayılması üzerine, anılan Yönetmeliğin 8. maddesinin iptali ile sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Danıştay Onikinci Dairesinin 14/12/2017 tarih ve E:2016/4659, K:2017/6656 sayılı kararıyla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nda yapılan düzenleme ile, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanacakların, öğrenim süresini başarıyla tamamlamalarının ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığına yapılacak sınavda başarılı olmalarının şart olduğunun hükme bağlandığı; bu hükme dayanılarak hazırlanan ve dava konusu edilen Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nde sınavın esasını ve şeklini düzenleyen 8. maddede sınavın sözlü sınav şeklinde yapılacağının belirtildiği ve sözlü sınavın nasıl olması gerektiğinin düzenlendiği, idarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar içinde kullanması gerektiği, kanunla sadece “sınava tabi tutulur” ibaresine dayanılarak, idarelere tanınan yetki çerçevesinde sınavın sadece sözlü sınav şeklinde yapılacağının belirlendiği; sözlü sınava ilişkin hususlar belirlenirken de objektif kriterler belirleme yoluna gidildiği, söz konusu düzenlemede; adayların mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, idare tarafından üst hukuk normlarına uygun olarak hazırlanan yönetmelik hükmüyle davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığının anlaşıldığı, dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nde sınavın esasını ve şeklini düzenleyen 8. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi incelendiğinde; sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılmasının esas olduğu, idari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetimin, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyeceği, bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesinin sağlanması gerektiği, nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 18/11/2013 tarihli ve E:2010/2194, K:2013/4094 sayılı kararının da bu yönde olduğu; öte yandan, Yönetmeliğin “komisyonların oluşturulma ve görevleri” başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrası ile düzenlenen soru hazırlama komisyonun oluşumu için rütbece en kıdemli üye başkanlığında beş rütbeli personel ve hazırlanan soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşacağı şeklinde düzenleme yapıldığı, Polis Akademisi Başkanlığı tarafından da soru hazırlama komisyonu için dört rütbeli personel ile sekiz öğretim elemanı görevlendirildiği, bu haliyle adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda sorulacak soruların hazırlanmasında yeteri kadar rütbeli personel ve öğretim elemanı görevlendirildiği, soruların yönetmelikte aranılan kriterlere uygun olduğu anlaşıldığından, bu durumun dava konusu işlemi sakatlar mahiyette olmadığı, Dairece verilen ara kararı ile davalı idarelerden, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş olup, verilen cevap ekinde gönderilen belgelerden, sözlü sınavın nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığının anlaşıldığı; sonuç olarak davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hertürlü dilekçe yazımı için öngörülen ücrete karşılık gelen 400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı ve davalı idareler tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/12/2019 tarih ve E:2018/3662, K:2019/6919 sayılı kararıyla; 3201 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikten önce Başkanlık ve Fakültelerindeki eğitim ve öğretimini başarı ile tamamlayan öğrencilerin sözlü yeterlilik ve yarışma sınavlarına tabi tutulmadan atanacaklarının açık olduğu, bu itibarla, Emniyet Genel Müdürlüğü adına Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde okuyan davacının, Kanun değişikliğinden önce eğitim ve öğretimini başarı ile tamamlamış ise sözlü yeterlilik ve yarışma sınavlarına tabi tutulmadan atanacağı, mezuniyet tarihi Kanun değişikliğinden sonra ise, sözlü yeterlilik sınavına girmesinin gerekeceği, temyize konu dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından 29/12/2015 tarihli ara kararı ile davanın taraflarından, “davacının öğrenim süresini başarıyla tamamladığını gösteren diploma veya mezuniyet belgesinin aslının veya onaylı örneğinin istenilmesine” karar verildiği; taraflarca anılan ara kararın, davacının FYO eğitimiyle ilgili olarak anlaşıldığı ve bu doğrultuda ara kararına cevaplar verildiği; Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Akademisi Başkanlığınca ara karar cevap yazısına ekli bir liste gönderildiği ve cevapta davacının da isminin bulunduğu listedeki kişilerin güz dönemi itibarıyla okutuldukları üniversitelerden mezun olduklarının belirtildiği, ancak davacının üniversiteden mezuniyet tarihi net olarak belirtilmediği gibi davacıya ait diploma örneğinin de gönderilmediğinin görüldüğü; bu durumda, davacının Kanun değişikliği olmadan önce Emniyet Genel Müdürlüğü adına okutulduğu yükseköğretim kurumundan mezun olup olmadığının araştırılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle Daire kararının bozulmasına karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa’ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacı tarafından; 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesinin ikinci fıkrasıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 1. maddesine eklenen üçüncü fıkranın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…öğrenimine devam edenler dahil…” ibaresinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; iptali istenen hükmün, Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verilmiş olup, diğer hükümler hakkındaki Anayasaya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçildi.
İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır.” hükmü yer almıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin ”Sınav şekli ve esasları” başlıklı 8. maddesinde; ”(1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b)Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c)Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç)Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3)Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir…” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun değişikliği yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan 22/05/2013 tarih ve 28654 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Adına Yükseköğretim Kurumlarında Okutulacak Öğrencilere Dair Yönetmeliğin 26. maddesinin fıkrasında ise; “Başkanlık ve Fakültelerindeki eğitim ve öğretimini başarı ile tamamlayan öğrenciler, öğrenim dallarına göre naspedildiği amirliğe veya ilgili hizmet sınıflarına yeterlilik ve yarışma sınavlarına tabi tutulmadan atanır.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 8. maddesinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olan hukuk güvenliği ilkesi; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Kanunlara güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireyin bu kanunların uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Ancak güvenin korunması, mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamında da değerlendirilmemelidir. Hukuki güvenliğin mevcut bir hukuki durum için dokunulmazlık şeklinde algılanması, dinamik toplum yapısının kurallarla statik, durağan hâle getirilmesi sonucunu doğurur ki bu da toplumun çağın gerisinde kalmasına neden olabilir. Bu nedenle kanun koyucu, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabilir ve bu değişiklikler kişilerin beklentilerini etkileyebilir.
İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar içinde kullanması gerektiği açıktır. Yasa koyucu tarafından düzenlenen Kanun metninde açık bir şekilde, eğitimlerini başarıyla tamamlayan adayların Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları gerektiği hüküm altına alınmış, Kanun’un uygulanmasını sağlamak üzere İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesinde sınavın sözlü sınav şeklinde yapılacağı belirlenmiş ve sınava ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Dava konusu düzenlemede; adayların mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığı görülmektedir.
Dava dosyasının incelemesinden, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği uyarınca 18/06/2015 tarihinde eğitim sonu sınavı yapıldığı, sözlü sınava katılan davacının, komiser yardımcısı rütbesine aday memur olarak atanabilmek için sözlü sınavdan alınması gereken asgari 70 puanı alamadığından bahisle bu sınavda başarısız sayılması üzerine, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlemin dayanağı olan ve 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 8. maddesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda; iptali istenen Yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…öğrenimine devam edenler dahil…” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği, kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından, kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenleme emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda açık metnine yer verilen dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 8. maddesinde, düzenleniş amacına, dayanağı üst hukuk normuna ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin dayanağı olan Emniyet Teşkilat Kanunu’nun Ek 1. maddesi, anılan Kanun’a 04/04/2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 27/03/2015 tarih ve 6638 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü adına Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünde sürdürdüğü eğitimini 13/02/2015 tarihinde başarıyla tamamlayarak mezun olan davacının, komiser yardımcısı rütbesine aday memur olarak atanması amacıyla yapılan sözlü sınavda başarısız sayılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılıştır.
Dava konusu olayda, davacının anılan Kanun hükmü ve bu hükme dayanılarak düzenlenen Yönetmelik hükümleri ile getirilen sınav şartından önce Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden 13/02/2015 tarihinde mezun olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, kanun değişikliği yürürlüğe girmeden önce yürürlükte olan 22/05/2013 tarih ve 28654 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Adına Yükseköğretim Kurumlarında Okutulacak Öğrencilere Dair Yönetmeliğin 26. maddesinde Başkanlık ve Fakültelerindeki eğitim ve öğretimini başarı ile tamamlayan öğrencilerin, öğrenim dallarına göre naspedildiği amirliğe veya ilgili hizmet sınıflarına yeterlilik ve yarışma sınavlarına tabi tutulmadan atanacakları öngörülmüştür.
Bu durumda davacının, mezuniyet tarihi itibarıyla dava konusu Yönetmelik kapsamında sözlü sınava tabi tutulamayacağı açık olduğundan, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 8. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının 18/06/2015 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin dava konusu işlemin İPTALİNE,
3. Dava kısmen iptal-kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam … TL yargılama giderlerinin, haklılık oranı dikkate alınarak (1/2 oranında) hesaplanan … TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, … TL’sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı … Bakanlığınca yapılan … TL yargılama giderinin yarısı olan … TL’nin davalı idare üzerinde bırakılmasına, … TL’nin ise davacıdan alınıp davalı … Bakanlığına verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere; … TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan … TL tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davalı İçişleri Bakanlığına iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.