Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1862 E. , 2022/6556 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1862
Karar No : 2022/6556
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ: Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş.’nin tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …no’lu ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; şirket kuruluş sözleşmesi ve davacının asıl borçlu şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atanma süreci dikkate alındığında, davacının … İletişim Himetleri A.Ş’nin çalışanı olarak bu şirketin teklifi üzerine ve şirketi temsilen yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği ve görev yaptığı göz önüne alındığında şirket yönetim kurulu üyesi olarak … İletişim Himetleri A.Ş’nin sorumlu olduğu, davacının ise şirketin temsilcisi olduğu sonucuna varıldığı, davacının kanuni temsilci olduğundan bahisle adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı; kaldı ki, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla, vergi borçlarının şirketten tahsilinin olanaksız hale geldiğinden bahisle düzenlenen dava konusu ödeme emrinin 01-04 sırasında bulunan 2011/06 dönemi borçlarının tahsili istenmiş ise de; Ticaret Sicili Gazetesinin incelenmesi sonucu, davacının 01/12/2011 tarihinde yönetim kurulu üyesi olduğu, 2011/06 döneminde temsilcilik vasfının da bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu borçların tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; İstinaf başvurusuna konu kararın; dava konusu ödeme emri içeriği 2011/6 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve yargı harçlarına ilişkin kısmının iptali isteminin kabulüne ilişkin kısmına yapılan başvuru yönünden; davacının söz konusu yıllarda şirketin kanuni temsilcisi olmaması nedeniyle borcun doğmasında kusuru bulunmadığından, söz konusu borçlardan kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu da bulunmadığı, bu nedenle dava konusu ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka uygunluk görülmediği; istinaf başvurusuna konu kararın, dava konusu ödeme emri içeriği 2011/1-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve 2011/10-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası ve 2011/12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmının iptali isteminin kabulüne ilişkin kısmına yapılan başvuru yönünden ise davacının … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin, … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi (… Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi)’nde sahibi bulunduğu A Grubu hisseleri temsilen yönetim kurulu üyesi seçildiği, … İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin, … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi (… Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi)’nde pay sahibi olduğu, ancak, hiç bir zaman yönetim kurulu üyesi olmadığı, dolayısıyla vergi mahkemesinin … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi (… Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi)’nin yönetim kurulu üyesi ve kanuni temsilcisinin … İletişim Hizmetleri A.Ş. olduğu yolundaki gerekçesinin yerinde bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Tüzel kişi adına yönetim kuruluna katılacak gerçek kişinin bu görevi tüzel kişi nam ve hesabına, onun emir ve talimatı doğrultusunda ifa edeceği, bu görev nedeniyle doğan sorumluluğun da tüzel kişiye ait olacağı, davacının … tarafından ve onu temsilen yönetim kurulu üyesi olarak seçildiği, vergi borçları bakımından sorumluluğun C ve D grubu imza yetkililerine ait olduğu, davacının kusursuz olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Yapılan tüm işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeliğine … İletişim Hizmetleri A.Ş.’yi temsilen seçildiği, kendisi adına değil, temsil ettiği kurumun menfaat ve kararları doğrultusunda hareket ettiği, yönetimdeki yetkisini temsil ettiği tüzel kişilik ile paylaştığı anlaşıldığından, görevlendirildiği şirketten bağımsız bir iradesi olacağından söz edilemeyeceğinden davacı tarafın temyiz isteminin kabulü, davalı taraf temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafın temyiz istemi açısından;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu ve bunun yemin hariç her türlü delille ispat edilebileceği; 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yazılı olanlarca bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı düzenlenmiştir.
Dava konusu dönemde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 312. Maddesinde anonim şirketlerin esas mukavelesiyle tayin veya umumi heyetçe intihap edilmiş en az üç kişiden ibaret bir idare meclisinin bulunacağı, idare meclisinin pay sahibi aza ortaklardan teşekkül edeceği, pay sahibi olan hükmi bir şahsın idare meclisi azası olamayacağı, fakat hükmi şahsın temsilcisi olan hakiki şahısların idare meclisine aza seçilebilecekleri düzenlemelerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden davacının 03/11/1997 ile 31/05/2012 tarihleri arasında … İletişim Hizmetleri A.Ş. çalışanı olduğu ve … İletişim Himetleri A.Ş. Yönetim Kurulu’nun 30/11/2011 tarihli kararı ile … Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeliğine aday gösterilmesine karar verildiği, eski ticaret unvanı … Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş. iken değişerek yeni ticaret unvanı … Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş. yönetim kurulunun 01/12/2011tarihli kararı uyarınca 01/12/2011 tarihi itibariyle istifa eden yönetim kurulu üyesi …’nın yerine davacı …’un atanmasına ve kendisine A grubu imza yetkisinin verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu kararının 23/07/2012 tarihinde tescil edildiği, 27/07/2012 tarih ve 8120 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edildiği, 01/06/2012 tarihi itibariyle istifa eden yönetim kurulu üyesi …’un yerine davacı …’in atanmasına ve kendisine A grubu imza yetkisinin verilmesine karar verildiği, … Pazarlama ve Servis Hizmetleri A.Ş.’nin 09/06/1999 tarih ve 4808 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde tescil ve ilan edilen kuruluş sözleşmesinin Yönetim Kurulu ve Süresi başlıklı 10. maddesi ile şirketin, genel kurul tarafından seçilecek 6 kişiden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütüleceği, yönetim kurulu üyelerinin üçünün A Grubu diğer üçünün B Grubu hisse sahipleri tarafından gösterilecek adaylar arasından seçilmesinin zorunlu olduğunun kararlaştırıldığı, davacının şirket çalışanı olarak … İletişim Hizmetleri A.Ş. adına hareket ettiği görülmektedir.
Dava konusu dönemde yürürlükte olan mevzuat doğrultusunda tüzel kişilerin anonim şirket yönetim kurulu üyesi olamadıkları ancak temsilcilerini üye yapabildikleri, bu şekilde anonim şirket yönetimine katıldıkları, görevlendirilen temsilcinin iradesinin temsil ettiği tüzel kişinin iradesinden bağımsız olmadığı, davacının da asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeliğine … İletişim Hizmetleri A.Ş.’yi temsilen seçildiği, kendisi adına değil, temsil ettiği kurumun menfaat ve kararları doğrultusunda hareket ettiği, yönetimdeki yetkisini temsil ettiği tüzel kişilik ile paylaştığı anlaşıldığından, davacının asıl borçlu şirketin vergi borçlarından kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Davalı tarafın istinaf başvurusuna konu kararın, dava konusu ödeme emri içeriği 2011/6 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve yargı harcına ilişkin kısmının iptali talebi açısından;
Davacının asıl borçlu olan … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi (… Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi)’nin 01/12/2011 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine atandığı, 14/05/2012 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği görülmekte olup, dava konusu ödeme emri içeriği 2011/6 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin ilgili olduğu dönemde ve borcun vadesinin rastladığı 13/06/2017 tarihinde kanuni temsilci sıfatının bulunmadığı, ayrıca dava konusu ödeme emri içeriği yargı harçlarının, 2017 yılında … Pazarlama ve Servis Hizmetleri Anonim Şirketi aleyhine verilen davanın kısmen reddine ilişkin kararlarda hüküm altına alındığı ve 2017 ve 2018 yıllarında e-tebligat yoluyla tebliğ edilen 2 No.’lu İhbarnameyle şirketten istendiği, davacının söz konusu yıllarda şirketin kanuni temsilcisi olmaması nedeniyle borcun doğmasında kusuru bulunmadığı gibi yine davacının asıl borçlu şirketin yönetim kurulu üyeliğine … İletişim Hizmetleri A.Ş.’yi temsilen seçildiği, kendisi adına değil, temsil ettiği kurumun menfaat ve kararları doğrultusunda hareket ettiği, görevlendirilen temsilcinin iradesinin temsil ettiği tüzel kişinin iradesinden bağımsız olmadığı gerekçeleriyle söz konusu borçlardan da kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, ödeme emri içeriği 2011/6 döneme ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve yargı harçlarına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının 2011/1-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumları vergisi ve 2011/10-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası ve 2011/12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen hususlar kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.