Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/2368 E. 2022/3314 K. 21.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/2368 E.  ,  2022/3314 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2368
Karar No : 2022/3314

TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): … Birliği
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ : …

İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2021 tarih ve E:2019/18154, K:2021/6067 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesi ile değiştirilen Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin “Ek-10 Yapı Ruhsatı Formu ve eki föylerin tamamının” eksik düzenleme ve yargı kararlarına aykırılık nedeniyle iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2021 tarih ve E:2019/18154, K:2021/6067 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmelik değişikliğinden önce yürürlükte olan Yapı Ruhsat Formu ve eki föyleriyle ilgili verilen yargı kararları belirtilerek;
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği eki yapı ruhsatı formundan; yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin ve proje müelliflerinin ıslak imzalarına ilişkin hanelerin ve inşaata başlama tarihi de işlenerek onaylı örneklerin bir ay içinde ilgili meslek odasına gönderileceğine ilişkin düzenlemenin kaldırıldığı,
Anayasa’nın 138. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca davalı idare, yargı kararlarının gereğini gecikmeksizin yerine getirmek zorunda olduğu halde, Danıştay Altıncı Dairesinin 17/04/2019 tarih ve E:2018/5260 sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/09/2019 tarih ve Yd İtiraz No:2019/899 sayılı kararına, Danıştay Altıncı Dairesinin 18/02/2019 tarih ve E:2018/4999 sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/09/2019 tarih ve Yd İtiraz No:2019/845 sayılı kararına ve Danıştay Altıncı Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2018/9566 sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/10/2019 tarih ve Yd İtiraz No:2019/901 sayılı kararına aykırı olarak yapılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı,
Bu durumda, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ekinde yer alan “Ek 10 Yapı Ruhsatı Formu ve eki föyler”de yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin ve proje müelliflerinin ıslak imzalarına ilişkin hanelere ve inşaata başlama tarihi de işlenerek onaylı örneklerinin bir ay içinde ilgili meslek odasına gönderileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmediği anlaşıldığından, dava konusu eksik düzenlemede hukuka ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı,
Öte yandan, davacının Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği eki yapı ruhsatı formunun tamamının iptali istenmekte ise de, dava dilekçesinde yukarıda anılan düzenlemeler dışındaki kısımlarına ilişkin bir iddiada bulunulmadığı gibi bu düzenlemelerde imar mevzuatına aykırılık da bulunmadığı,
gerekçesiyle, dava konusu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin eki “Ek 10 Yapı Ruhsatı Formu ve eki föyler”in; yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin ve proje müelliflerinin ıslak imzalarına ilişkin hanelere ve inşaata başlama tarihi de işlenerek onaylı örneklerinin bir ay içinde ilgili meslek odasına gönderileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmemesine yönelik eksik düzenlenen kısımlarının iptaline, diğer kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Dairece iptaline hükmedilen kısımlar nedeniyle dava konusu formun kullanılabilir nitelikte olmadığı, mevcut haliyle kullanılması durumunda hukuka, kamu yararı ve güvenliğine aykırılık oluşacağı, formun tamamıyla değiştirilmesi ve bir bütün olarak yeniden yayımlanması gerektiği, bu nedenle Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, yargı kararlarının gereklerinin yerine getirildiği, imza haneleri kaldırılmakla birlikte, Yapı Ruhsat Formu ve eki föylerde ve yürürlükteki mevzuatta yer alan düzenlemeler çerçevesinde, yapı sorumlularının sorumluluklarının, düzenledikleri taahhütnameler çerçevesinde devam ettiği, buna ilişkin gerekli denetim mekanizmasının da yine mevzuatla kurulduğu, yapı sahibinin hangi mimari proje ile ruhsat aldığının diğer düzenlemeler sayesinde kontrolünün mümkün olduğu, ayrıca Yapı Ruhsat Formunda ilgili meslek odasına bu belgenin bildirilmesine ilişkin düzenleme bulunmamasının, üst normdan kaynaklanan yükümlülüğü ortadan kaldırmadığı, bu nedenlerle, davanın tümüyle reddi gerekirken, aksi yönde verilen Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının, usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, davacı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE;
2. Danıştay Altıncı Dairesinin temyiz istemlerine konu 26/04/2021 tarih ve E:2019/18154, K:2021/6067 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 21/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.