Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/919 E. 2022/3318 K. 21.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/919 E.  ,  2022/3318 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/919
Karar No : 2022/3318

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2019/13572, K:2021/1088 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/03/2019 tarih ve 30701 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2019/13572, K:2021/1088 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin, davacı Odanın subjektif dava açma ehliyetinin bulunmadığı yönündeki itirazının yerinde görülmediği belirtilerek,
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği eki Deprem Etkisi Altında Binaların Tasarımı İçin Esaslar’ın 1.3.2. maddesinde, tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetine tabi konular tek tek sayıldığından davacının herhangi bir bina tanımlaması yapılmadığı iddiasının yerinde görülmediği,
Tasarım gözetmenliğinin unvan veya meslek olmadığı ve imar mevzuatında bulunmayan yeni bir meslek veya unvan ihdas edildiği iddiası incelendiğinde, tasarım gözetim ve kontrolü hizmetinin, fenni mesuliyet hizmetinden farklı olarak, proje aşamaları boyunca, salt deprem etkisi altında yapılan hesap ve tasarımların uygunluğuna dair bir kontrolü içerdiği, özel uzmanlık gerektiren konularda projenin başlangıcından tamamlanmasına kadar ilgili tüm tasarım aşamalarında görev yapacak şekilde, ilgili alanda teorik ve mesleki bilgi ve deneyim sahibi inşaat mühendislerinden “tasarım gözetimi ve kontrolü” hizmeti alınmak zorunda olunduğu, bu tür hizmetleri yerine getireceklerin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları ve bunların belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin usul ve esasların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirleneceği düzenlendiğinden anılan iddiaya da itibar edilmediği,
Uyuşmazlığa konu düzenlemede, tek bir mühendislik dalının (inşaat mühendisliğinin) öne çıkarıldığı iddiası irdelendiğinde, sahaya özel zemin ve deprem analizleri, doğrusal olmayan hesaplar, yüksek binalar ve deprem yalıtımlı binalar için yapılacak hesaplamaların yapı statiği, yapı hesabı ve projenin denetimi gibi mühendislik işleri kapsamında olduğu, diğer mühendislik dallarının gözardı edilmediği, jeofizik mühendisliğine dair işlerin inşaat mühendislerine verilmediği, belli yapıların deprem etkilerine karşı tasarımının gözetim ve kontrolüne ilişkin koordinasyon görevinin inşaat mühendislerince yapılmasının imar mevzuatına aykırılık oluşturmadığı sonucuna ulaşıldığı,
gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yapılan değişikliğin tek bir mesleği öne çıkaran, diğer mühendislik disiplinlerini yok sayan bir anlayışın eseri olduğu, uzmanlık alanlarına göre ilgili mühendislik disiplinlerinin ortak çalışmasını şart koşan bir düzenleme yapılması gerektiği, böylelikle araştırmaların daha ekonomik, hızlı ve güvenilir şekilde yapılmasının sağlanacağı, gözetim ve kontrol hizmetlerinden bazılarının özellikle jeofizik mühendislerinin uzmanlık alanı olduğu, bilimsel esasların görmezden gelindiği, Danıştay Savcı görüşü ve Daire kararında yer alan karşı oy gerekçesi doğrultusunda Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 03/02/2021 tarih ve E:2019/13572, K:2021/1088 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Kesin olarak, 21/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.