DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/2811 E. , 2022/3320 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2811
Karar No : 2022/3320
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVALI İDARELER YANINDA
(MÜDAHİL) : … Ortaklığı A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- … Odası … Şubesi
2- … Odası … Şubesi
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 30/06/2021 tarih ve E:2016/6417, K:2021/9125 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından hazırlanan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 19/01/2016 tarihinde onaylanan İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, (… … ada …, …, …, … parsel, … ada … parsel, … ada …, … parsel, … ada … parsel sayılı taşınmazlar ve çevresindeki alanı kapsayan) Ayazağa Gecekondu Önleme Bölgesi, 1/100.000 ölçekli İstanbul İli Çevre Düzeni Planı değişikliği, 1/5.000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1.000 ölçekli Uygulama İmar Planının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 30/06/2021 tarih ve E:2016/6417, K:2021/9125 sayılı kararıyla;
Dava konusu planların iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan davada, 24/11/2017 tarihinde yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporununda yer alan görüş ve tespitler belirtilerek,
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile anılan bilirkişi raporunundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda;
Dava konusu parsellerin 1980, 1995, 2006 ve 2009 onanlı Çevre Düzeni Planlarında “Askeri Alan” olarak planlandığı, bu alanın devir edilmesindeki temel koşulun Askeri Tesisler Yapımı karşılığında olmasına rağmen, 15/06/2009 onanlı 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planındaki, “Askeri alanlarda süre gelen işlevlerin, Milli Savunma Bakanlığı’nın programı dâhilinde askeri alan dışına çıkarılması halinde, bu alanlar öncelikle eksik olan sosyal ve teknik altyapı (eğitim, sağlık, kültürel tesis, hal, mezarlık, yeşil alan vb.) alanları olarak kullanılacağı…” hükmüne aykırı plan kararları ürettiği, plan bütünlüğünden uzak üst ölçekli plan kararları ile uygun olmayan hükümler ve yapılaşma koşulları getirdiği, 2.20 emsal değerine sahip Konut+Ticaret Alanları önerisinin, 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planında belirtilen Orman Alanlarının korunması ve ormana yönelik gelişme baskısının engellenmesine yönelik ilkeye aykırı ve Orman Alanları üzerinde baskıya neden olduğu,
Orman Alanı komşuluğundaki özel konumu nedeniyle, TAKS;0,55 oranının yüksek bir taban alanı kullanımı olduğu, bölgedeki diğer konut alanlarında, alt ölçekli plan kararlarında genelde TAKS:0,40-0,30 uygulamaların aksine yüksek bir taban alanı kullanılmasını sağladığı,
Yapılaşma koşullarına ilişkin getirdiği, a)hmaks:serbest, b)bodrum katların %35’inin iskan edilebilir olması ve bunun emsale dahil edilmemesi, iskan edilen bu bodrum katların kullanımlarının (konut, ticaret vb) plan hükümlerinde tarif edilmemesi ve bu durumun ilave nüfus artışının hesabı bakımından belirsizliğe neden olduğu,
1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planında belirtilen Orman Alanlarının korunması ve ormana yönelik gelişme baskısının engellenmesi konularında dava konusu alanda önlem alınmaması, alanın jeolojik yapısının; içerdiği vadi tabanları, yüksek eğim derecesi ve toprak yapısı sebebiyle jeolojik açıdan önemli eşiklere sahip olmasına rağmen, AFAD tarafından 31/05/2011 tarihinde onaylanan İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüd Raporu ile Önlem Alınabilecek Nitelikte Stabilite Sorunlu Alanlar olarak değerlendirilmesi, alanda yaşayacak nüfusun ihtiyaçlarına yönelik Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nde belirtilen donatı alan çeşitliliğinin ve alan hesaplarının sağlanamadığı, yeşil alan miktarının arttırılmış olmasına rağmen, Yönetmelik’teki yeşil alan standardının altında kaldığı,
Bölgede Büyükdere-Levent aksı gibi ana akslara yönelik ek yoğunluk baskısı oluşturulduğu,
Özel Eğitim Alanında yapılanma koşullarının E=2,00 olması, bu emsalin yüksek olması ve plan hükümlerinde bu eğitim alanının çok çeşitli olabileceğinin tarif edilmesinin (imar planı değişikliğine gerek kalmadan özel kreş, özel ilkokul, özel ortaokul veya özel lise) planlamada belirsizlik, denetimsizlik problemi oluşturacağı,
Bütüncül planlama yaklaşımı ilkesinin göz ardı edildiği, büyükşehir ve ilçe belediyelerinin planlama sürecinde etkisizleştirildiği, bu durumun planlamada “yerellik” ilkesi ile bağdaşmayan bir durum olduğu,
Bu nedenlerle, dava konusu planlarda hukuka, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu planların iptaline karar verildiği, anılan karara karşı davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin istinaf başvurularının … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, söz konusu karara karşı davalı idarece temyiz isteminde bulunulduğu, Dairelerinin 26/12/2019 tarih ve E:2018/9266, K:2019/15427 sayılı kararıyla ile de temyiz isteminin reddedilerek anılan bölge idare mahkemesi kararının onandığı,
Bu durumda, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile dava konusu imar planlarının iptali istemiyle açılan … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında da hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilerek, söz konusu dosyada dava konusu planlara ilişkin olarak verilen kararda belirtilen gerekçeler ile dava konusu imar planlarında hukuka, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
gerekçeleriyle, dava konusu planların iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, İstanbul içindeki sanayi alanlarının kent dışına çıkarılması stratejisine bağlı olarak, gecekondulaşmanın önüne geçilebilmesi amacıyla dava konusu alanın Gecekondu Önleme Bölgesi sınırı olarak belirlendiği ve amacı doğrultusunda kullanılmayan “Askeri Alan ve Askeri Güvenlik Bölgesi Alanı”nın mevcut kullanım şekli de göz önüne alınarak, 12/11/2008 tarihli Protokol’ün amacına uygun olacak şekilde planlama yapıldığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne uygun gösterimlerin kullanıldığı, gerekli çalışmaların plan hazırlık sürecinde tamamlandığı, uygulamaya esas hususların 1/1000 ölçekli planla belirlendiği, … İdare Mahkemesince verilen karar üzerine hazırlanan yeni planların 03/12/2018 tarihinde onaylandığı, alandaki iş ve işlemlerin bu imar planları kapsamında yürütüldüğü, dava konusu planların iptalini gerektirecek hususlar ortadan kaldırıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması”,
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu planların yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 30/06/2021 tarih ve E:2016/6417, K:2021/9125 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 21/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.