Danıştay Kararı 8. Daire 2018/4701 E. 2022/6705 K. 18.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/4701 E.  ,  2022/6705 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4701
Karar No : 2022/6705

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Madencilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kırıkkale ili, Çelebi ilçesi sınırları dahilinde 16/11/2007 tarihinden geçerli olmak üzere 92,84 hektar alan için Kalsit Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi projesine 06/11/2007 tarihinden geçerli olmak üzere verilen … sayılı II. Grup (Doğaltaş-Mermer) arama ruhsatının ve 10/02/2014 tarihinden geçerli olmak üzere verilen II-a grubu kalsit işletme ruhsatının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; Kalsit Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi Projesine … sayılı işlem ile ruhsat verilmediği, … ruhsat numaralı işlemlerin 92.84 hektarlık alanda öncelikle maden arama ruhsatı verilmesine, ardından da maden rezervinin tespiti ile birlikte aynı ruhsat numarası üzerinden aynı koordinatlarda işletme ruhsatı verilmesine ilişkin olduğu, açılacak ocak ve işletilecek tesise ait projenin maden alanında daha sınırlı bir bölgede planlandığı ve bu projeyle ilgili sadece Valilikçe verilmiş “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının bulunduğu, ilgili mevzuatta öngörülen diğer izinler tamamlanmadığından işletme izninin henüz alınmadığı, işletme izni olmadan işletme ruhsatı ile alanda madencilik faaliyeti yapılamayacağı, dava dilekçesindeki iddiaların ise “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararına yönelik iddialar niteliğinde olduğu, bu haliyle, maden arama ve işletme ruhsatları için ilgili mevzuatta öngörülen koşulları taşıması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemlerde, usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, madencilik faaliyetinin çevrede bulunan su kaynaklarına zarar vereceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3213 sayılı Kanun çerçevesinde maden üretim faaliyetlerinde bulunulabilmesi için ilgililer tarafından önce maden işletme ruhsatının alınması gerektiği, ancak maden işletme ruhsatının maden üretimi yapılabilmesi için yeterli olmadığı, ilgililerin maden işletme izni olmadan üretim yapamayacakları, maden işletme izninin alınabilmesi için de maden işletme ruhsatının alınmasından sonra 3213 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında alınması gerekli izinlerin alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, müdahil şirketin maden işletme izni olmayıp, yalnızca işletme ruhsatı sahibi olduğu, bu nedenle maden üretim faaliyetinde bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, işletme izni verilmesi aşamasında su kaynaklarının madencilik faaliyetinden ne şekilde etkileneceğinin de gözetileceği açık olup, müdahil şirkete işletme izni verilmesi halinde bu işleme karşı ayrı bir dava açılabileceği de tabiidir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda yer verilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … -TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 18/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.