Danıştay Kararı 8. Daire 2021/4329 E. 2022/6693 K. 18.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/4329 E.  ,  2022/6693 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4329
Karar No : 2022/6693

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA MÜDAHİL :… Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Milas ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın hudutları dahilinde bulunan, … sicil sayılı IV. Grup (Boksit) maden işletme ruhsatına istinaden madencilik faaliyeti yürüten ruhsat sahibi ve ruhsat ortağı olarak ifade edilen davacılar tarafından, mülkiyet (orman) izni olmadan faaliyette bulunulduğundan ve bu ihlalin ilk tespit dahil üç yıl içerisinde üç kez yapıldığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 7’nci maddesi uyarınca işletme ruhsatının iptali ve 305.096,80-TL idari para cezasını ihtiva eden … tarih ve … sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararında; dava konusu işlemin maden ruhsatının iptaline ilişkin kısmının incelenmesinden; davacılar tarafından, … tarih ve … sayılı mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığı Oluru ile verilen ve 06/05/2020 tarihine kadar geçerli olan 21.099,52 m2’lik orman izninin dışında kalan -ve orman vasfı taşıdığı ve kesinleşmiş orman sınırları içinde yer aldığı hususunda tereddüt bulunmayan; ancak salt Maliye Hazinesi adına tapu kaydının bulunması ve tapuda cinsinin orman olarak ifade edilmemiş olması nedeniyle davacıların itirazına konu olan- ormanlık alanda, şantiye binası, stok sahası ve kırma eleme tesisi yapıldığının davalı idare ve müdahil orman idaresince mahallinde yapılan tespitler neticesinde ortaya konulduğu ve tüm ihtarlara rağmen işlem tarihinden geriye doğru son üç yıl içerisinde bu kuralın üçüncü kez ihlal edildiğinin usulüne uygun olarak tespit edildiği görüldüğünden; Maden Kanunu’nun 7’nci maddesinin 21’inci fıkrasının amir hükmü gereği tesis edilen dava konusu işlemin ruhsat iptaline ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmının incelenmesinden; 1-Maden Kanunu’nun 7’nci maddesinin 21’inci fıkrası uyarınca verilen (57.097,00-TL) idari para cezasının incelenmesinden; Kanun’un “Madencilik faaliyetlerinde izinler” başlıklı 7’nci maddesinin 21’inci fıkrasında, mülkiyet izni olmadan faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde 46.579-TL tutarında idari para cezası uygulanacağının hükme bağlanmış olması ve davacıların ormanlık alanda almış olduğu iznin sınırlarının dışına taşarak faaliyetlerini sürdürdüğünün detaylıca ortaya konulması nedeniyle, anılan fıkra uyarınca (yeniden değerleme oranında artış yapılarak) tesis olunan idari para cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2-Maden Kanunu’nun 10’uncu maddesinin 6’ncı fıkrası uyarınca verilen (38.066,00-TL) idari para cezasının incelenmesinden; Kanun’un “Beyan usulü” başlıklı 10’uncu maddesinin 6’ncı fıkrasında, daimi nezaretçi defterinin ibraz edilmemesi, ruhsat sahibi ya da vekili tarafından imzalanmaması veya düzenli tutulmaması hâlinde, ruhsat sahibine 31.054-TL idari para cezası verileceği öngörülmüştür. 13/11/2019 tarihli Olura istinaden mahallinde yapılan son denetim neticesinde hazırlanan 14/01/2020 tarihli Tetkik Raporunun “Kanun maddesi 10-Daimi Nezaretçi Defteri” başlıklı bölümünde, “Daimi nezaretçi defteri veya defterleri saha mahallinde ibraz edilmiş midir? Evet. Daimi nezaretçi defteri veya defterleri uygun düzenlenmiş midir? Hayır. Açıklama: Sistemde kayıtlı daimi nezaretçi defterinde 11/11/2019 tarihinde stok miktarı: 30.000 ton yazılmış, tutanakta heyetimize beyan edilen yaklaşık 55.000 ton toplam stok, haritacı tarafından yapılan ölçüm sonucu ise 49.207,578 ton stok olduğu tespit edilmiştir.” ” ve “Kanun maddesi 24-12. Fıkra” başlıklı bölümünde, “Tetkik tarihinde sahada stok var mıdır? Var. Açıklama: Tetkik tarihinde sahada elek üstü parça stok: 25000 ton, elek altı stok:20000 ton ve kırıcı önündeki stok: 10000 ton olarak beyan edilmiştir.” şeklinde tespitlerin bulunduğu görüldüğünden, mahallinde yapılan tetkik esnasında yapılan ölçümlerle işletmede daimi olarak istihdam edilen maden mühendisinin (daimi nezaretçi) tutmuş olduğu defterde belirtilen stok miktarı arasındaki fark nedeniyle, defterin düzenli tutulmadığından bahisle Maden Kanunu’nun 10’uncu maddesinin 6’ncı fıkrası uyarınca (yeniden değerleme oranında artış yapılarak) tesis olunan idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 3-Maden Kanunu’nun 10’uncu maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca verilen (95.161,00-TL) idari para cezasının incelenmesinden; Kanun’un 10’uncu maddesinin 7’nci fıkrasına bakıldığında özetle, ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesinin ve yine 7’nci maddede öngörülen gerekli izinler alınmadan ve/veya gerekli izinlerin alınmadığı alanda maden üretilmesinin veya sevk edilmesinin haksız yere hak iktisabı sayılacağı, haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanların gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edileceği ve gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verileceği anlaşılmaktadır. 13/11/2019 tarihli Olura istinaden mahallinde yapılan son denetim neticesinde hazırlanan 14/01/2020 tarihli Tetkik Raporunun “Kanun maddesi 10-Gerçek Dışı veya Yanıltıcı Beyan” başlıklı bölümünde, “Gerçek dışı veya yanıltıcı beyan var mıdır? Var. Genel Müdürlükçe faaliyeti durdurulan sahalarda üretim faaliyetinde bulunulmuştur. Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi. Açıklama: 2018 yılında 5.044,96 ton boksit sevkiyatı eksik beyan edilmiştir. Sevk fişlerinden tespit edilen miktar:12.427,20 ton. 2018 yılı İFR’de beyan edilen miktar:7.382,24 ton. 7’nci maddeden faaliyetleri durdurulan ocakta çalışma yapıldığı tespit edilmiştir.” şeklinde tespitlerin bulunduğu görüldüğünden, gerek 18/03/2019 tarihli işlemle, gerekse … tarih ve … sayılı işlemle gerekli izinler alınmadan madencilik faaliyetlerine devam edilmemesi gerektiği davacılara açıkça bildirilmesine rağmen, faaliyetleri durdurulan ocakta basamaklandırma ve üretim çalışması yapılarak ve yine sevkiyat eksik bildirilerek haksız yere hak iktisabında bulunulduğu açık olduğundan, Maden Kanunu’nun 10’uncu maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca (yeniden değerleme oranında artış yapılarak) tesis olunan idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 4-Maden Kanunu’nun 12’nci maddesinin 4’üncü fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının incelenmesinden; 13/11/2019 tarihli Olura istinaden mahallinde yapılan son denetim neticesinde hazırlanan 14/01/2020 tarihli Tetkik Raporunun “Kanun maddesi 14-Devlet Hakları ve Mali Konular” başlıklı bölümünde, sevk fişi ile satış faturaları arasındaki uyumsuzluğa vurgu yapılmış, devlet hakları ile ilgili olarak ise, 2018 yılında 12.427,20 ton satış miktarı ve 175,00 TL/ton ocak başı satış fiyatı üzerinden hesaplanarak ödenmesi gereken Devlet hakkının, 7.382,24 ton satış miktarı ve 50,00 TL/ton ocak başı satış fiyatı üzerinden hesaplanarak ödendiği, eksik beyan edilen 5.044,96 ton boksit madeni için ( 5.044,96 x 175,00 x %2 =17.657,36 TL Devlet hakkı+5.297,20 TL (%30 ek Devlet hakkı)=22.954,56 TL idari para cezası hesaplandığı ve dava konusu işlemle toplamda (22.954,56 TL x 5)=114.772,80 TL idari para cezası uygulandığı görüldüğünden, davacılar tarafından eksik beyan edilen 5.044,96 ton boksit madeni nedeniyle, alanın orman niteliği de dikkate alınarak % 30 zamlı hesaplanan Devlet hakkının 22.954,56-TL olduğu ve Kanun gereği bu miktarın beş katı tutarında idari para cezası verileceği açık olduğundan, idarece yapılan hesaplamanın, yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik maddelerine uygun olduğu ve bu nedenle 114.772,80-TL tutarlı idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu idare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, 17 yıllık yatırımlarını gasp etmeye çalışan, ihracatı kesmek için yetkiyi kötüye kullanan orman işletmesinin beyanlarına katılarak davayı lehe hükümden çıkarıp aleyhe hükme çevrildiği, 3213 sayılı Maden Kanunu’nun izinler başlığındaki 7. maddeye değinilip, alınan izinlerimizin hiçbirinden bahsedilmeyerek tamamen cezai müeyyideler başlıklarına değinilip, hele olan hükümlerin hiçbirine değinilmemiş ve hak ihlali yapıldığı, anılan mahkeme kararında belirtilen olaylar kasıtlı bir şekilde çarpıtılarak yanlış anlatıldığı, davacılar tarafından ormanlık alanda madencilik faaliyetinde bulunmak gibi bir durum söz konusu olmadığı, … İdare Mahkemesinde Esas No: … numaralı dosyada iptal işlemin yürütmesinin durdurulması kararı verilerek 2025 yılına kadar geçerli yeni maden ruhsatlarının ve ilavesi olarak GSM ve ateşleme ruhsatlarının alındığı, daimi nezaretçi defterlerinin Milas 1. Noterliğinde … yevmiye no ile onaylatılıp Maden mevzuatına uygun şekilde tutulmuş ve MAPEG sistemindeki e-maden Daimi Nezaretçi Defteri ile birebir aynı doğru bilgiler ile eksiksiz olarak tutulduğu, 11/11/2019 tarihinde daimi nezaretçileri stok miktarını 30.000 ton olarak yazmış olabileceği ve heyet denetlemeye gelene kadar üretimlerin devam ettiği, keşif yapılmadan ve bilirkişi kararları alınmadan bu asılsız raporların bu haliyle kullanılarak davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, kararın neticesine doğru ruhsat iptali hususunda geriye doğru Maden Kanunun 7. maddesine göre üstü üste 3 defa mülkiyet ihlali yapıldığı kanaatine varıldığı şeklindeki hususlar tamamen asılsız iddialar olarak karara yazılmış olup gerçeği yansıtmadığı gibi tamamen birbiriyle işbirliği yapılarak kasten yazıldığı, mülkiyet izinleri alınmış olmasına rağmen ruhsata 2 defa mülkiyet ihlali uygulanması Maden Kanununun 7. maddesine aykırı olduğu, bu heyetlerin arasındaki zaman mesafesi çok kısa olduğu ve biran da üstü üste bindirilerek kasıtlı bir şekilde ruhsatlarının düşürüldüğü, ruhsat iptal işlemi ile kamu mülkiyetinin özüne dokunulmak suretiyle, ruhsatın hükümden düşürülerek ihracatın ve kamu kazancının önünün kesilerek mülkiyet özünün sınırlandırılması yapılarak kamu ekonomisine günümüz Covid-19 pandemisinde yaşanan sıkıntıların üstüne yeni bir ek sıkıntı oluşturduğu, toplam ihracat gücünü kamu yararı doğrultusunda kullanmak gayesiyle verimlilik ve kamusal faydayı başarı ile bünyesinde birleştirerek kamu giderine yol açmayan ve hali hazırda verimlilik esası üzerinde faaliyette bulunmayı gaye edindikleri halde, 3213 sayılı Maden Kanunun 7. maddesi uyarınca mülkiyet izinlerinin alınmış olarak … ada … parselin Maliye Hazinesi tapulu vasfı çalılık taşlık olan bu taşınmazda faaliyette bulunulmasına rağmen faaliyetlerin hukuka aykırı şekilde durdurulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… kararının davacı maden ruhsat sahibi … hakkındaki kısmının onanması, ruhsat ortağı olarak ifade edilen davacı … ilişkin kısmının ise menfaat ihlali bulunmadığı gerekçesiyle hakkında ehliyet yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Davacılardan davacı maden ruhsat sahibi … hakkında tesis edilen dava konusu işlemin incelenmesi neticesinde;
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar bu kısım yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacılardan ruhsat ortağı olarak ifade edilen davacı … yönünden yapılan inceleme neticesinde;
İdarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasakoyucu, iptal davaları için “menfaat ihlali”ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. Menfaat ihlali, hak ihlali kavramından daha geniş kapsamlı olup; maddi veya manevi bir zararı bulunmasa dahi ilgiliye dava açma hakkı vermektedir. Ancak her halde menfaat ilgisinin, meşru, kişisel ve güncel olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Muğla ili, Milas ilçesi, … Mahallesi, .. ada, … parsel sayılı taşınmazın hudutları dahilinde bulunan, … sicil sayılı IV. Grup (Boksit) maden işletme ruhsatının davacı … adına düzenlendiği, … ile diğer davacı … ‘nin kendi aralarında imzaladıkları 06.12.2016 tarihli protokol ile … ‘ye ruhsat hukukunda % 50 hak sahipliği verildiği anlaşılmaktadır.
3213 sayılı Maden Kanunun “Hakların bölünmezliği, devir ve intikali” başlıklı 5. maddesinde ” Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat(takaddüm), arama ruhsatı, buluculuk, görünür rezerv geliştirme ve işletme ruhsatı haklarının hiçbiri hisselere bölünemez. Her biri bir bütün hâlinde muameleye tabi tutulur…” düzenlenmiştir.
Madenler üzerinde tesis olunan haklardan olan işletme ruhsatının hisselere bölünmesinin mümkün olmadığı Yasa hükmü ile düzenlendiğinden, davaya konu işletme ruhsatının iptali ve idari para cezasını ihtiva eden kararın, davacılardan ruhsat ortağı olarak ifade edilen davacı … yönünden kişisel, güncel ve meşru menfaatini ihlal etmediğinden ve hukuki bir sonuç doğurmadığından, ehliyet yönünden reddedilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılardan davacı maden ruhsat sahibi ilişkin kısımlarının ONANMASINA, ruhsat ortağı olarak ifade edilen davacıya ilişkin kısımlarının yukarıda belirtilen belirtilen gerekçe ile ONANMASINA
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 18/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.