Danıştay Kararı 6. Daire 2021/4974 E. 2022/9876 K. 17.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/4974 E.  ,  2022/9876 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/4974
Karar No : 2022/9876

DAVACI : … Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …
2- … A.Ş. Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA) : … Üretim ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU : 154 kv Şapdağı RES-Akçay (Altınoluk) TM-Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattı güzergahına isabet eden taşınmazlardan özel mülkiyette olanların kamulaştırılması yoluyla edinilmesi amacıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kamu yararı kararı alınmasına ilişkin … A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve …-… sayılı kararı ile bu kararın 2942 sayılı Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işleminin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Şapdağı Rüzgar Enerji Santrali (RES) Üretim Tesisi için ihtiyaç duyulan enerji iletim hattının (EİH), davacı şirketin maden işletme ruhsat sahaları içerisinde kalan ve bu alanlarda maden işletme tesisi kurmak için satın aldığı Balıkesir ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada, …,…,…,…,…,…,… ve … parsel sayılı taşınmazları da içerisine aldığı, anılan enerji iletim hattının taşınmazların ortasından geçirilerek madencilik faaliyetlerinin gerçekleştirilememesine ve kamu zararına sebep olduğu, acele kamulaştırma kararına sebep teşkil eden enerji iletim hattına ilişkin olarak, güzergahın belirlenmesi sırasında konuyla ilgili Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden (MAPEG) hiçbir görüş alınmadığı, güzergâh içerisinde kalan maden ruhsatları ve yürüyen projelerin dikkate alınmadığı, enerji iletim hattı için belirlenen güzergahın, madencilik faaliyetleri için ihtiyaç duyulan alanlar gözetilmeden tayin edilmesi nedeniyle davacı şirket tarafından sahada yapılacak madencilik faaliyetlerinin imkânsız hale geldiği, davacı şirket tarafından acele kamulaştırmaya ilişkin 23.09.2020 tarihli, 2964 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararına karşı Danıştay Altıncı Dairesinin E: 2020/9593 sayılı dosyasında açılan davada 13.11.2020 tarihli karar ile “davanın durumu ve olayın özelliğine göre davalı idarelerin birinci savunması ve ara kararı cevabı alındıktan veya yasal savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçtikten sonra yeniden incelenmek üzere dava konusu işlemin davacı taşınmazlarına ilişkin kısmının yürütülmesinin durdurulması isteminin kabulüne” karar verildiği, dava konusu işlemlerin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI … BAKANLIĞININ SAVUNMASININ ÖZETİ : Davaya konu enerji iletim hattının, Şapdağı Rüzgar Enerjisi Santrali (RES)’nin sistem bağlantısı için tesis edildiği, kaynak tipi olarak öz kaynak olan ve yenilenebilir enerji santrali niteliğindeki Şapdağı RES’in üretiminin sisteme güvenle aktarılabilmesi gerektiği, davaya konu üretim noktası olan Şapdağı RES sahası ile RES Trafo Merkezinin maden ruhsatlı sahada bulunması ve enerji iletim hattının teknik açıdan zorunlu olarak bu alandan çıkacak olması nedeniyle maden ruhsatlı sahadan geçilmesinin zorunluluk arz ettiği, 3213 sayılı Maden Kanunun 7. maddesi gereği Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) izin/muvafakat sürecinin devam ettiği, davaya konu idari işlemlerin yasalara ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DAVALI … A.Ş GENEL MÜDÜRLÜĞÜ A.Ş’NİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı tarafça iptale konu edilen işlemlerin yetki, sebep, konu, şekil ve amaç bakımından usul, yasa, Kamulaştırma Kanunu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ve idare hukuku ilkelerine tamamen uygun olup işlemlerin iptalini gerektirecek herhangi bir neden bulunmadığı, bu nedenle işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DAVALILAR YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI: Davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davacı şirkete ait maden işletme ruhsatı sınırları içerisinde yer alan uyuşmazlık konusu taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin kamu yararı kararı alınmadan önce madencilik faaliyeti hakkında kamu yararı bakımından hangisinin daha öncelikli olduğuna ilişkin olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından karar alınmaması, anılan hususa ilişkin olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden (MAPEG) görüş alınmaması sebebiyle, davaya konu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava ,154 kv Şapdağı RES-Akçay (Altınoluk) TM-Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattı güzergahına isabet eden taşınmazlardan özel mülkiyette olanların kamulaştırılması yoluyla edinilmesi amacıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kamu yararı kararı alınmasına ilişkin Türkiye Elektrik İletişim A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve …-… sayılı kararı ile bu kararın 2942 sayılı Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı ….. Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
… A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya ibraz edilen 07/04/2022 tarihli davacı şirket tarafından verilen taahhütnamede … yönünden bakılmakta olan davadan feragat edileceğinin beyan ve taahhüt edildiği ,Danıştay 6.Dairesi’nin 09/06/2022 tarihli ara kararı ile davacının davadan feragat edip edilmediğinin sorulduğu ,davadan feragat edilmek isteniyorsa buna ilişkin açık ve anlaşılabilir beyanın sunulmasının istenildiği ,davacı tarafından bu ara kararına cevap verilmediği görülmekle davacının davadan feragat etmediği kabul edilerek uyuşmazlığın esasına geçildi.
Anayasanın 35. maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No’lu Protokolünün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1. maddesinde: “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; aynı Kanunun 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Acele kamulaştırma” başlıklı 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, hükmüne yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanununun 7. maddesinin 15. fıkrasında, “Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan ya da gerçek veya tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, kamu yararı açısından yatırımların önceliği ve önemini tespit etmek üzere, ilgili Bakanlığın uygun görüşü alınarak Bakanlık tarafından verilir. Bakanlık tarafından alınan bu kararlar, kamu yararı kararı yerine geçer. Maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale geldiği alanın ruhsattan taksir edilmesine veya ruhsatın iptal edilmesine Bakanlık tarafından karar verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta Dairenin 22.02.2021 tarihli, E:2020/9593 sayılı ve 26.05.2021 tarihli, E:2020/9593 sayılı ara kararları ile; dava dosyasında bulunan, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 13/10/2020 tarihli raporu ile davacı şirkete ait IV. Grup Maden İşletme Ruhsatı sınırları içerisinde kalan acele kamulaştırmaya konu parsellerde Enerji Nakil Hattı projesinin uygulanması halinde, madencilik faaliyetinin yapılamayacağı tespit edilerek, alternatif güzergah belirlenmesi gerektiğinin davalı … A.Ş. Genel Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, anılan davalının … tarih ve … sayılı yazısı ile mevcut güzergahın değiştirilmesinin teknik kriterler ve işletme esasları açısından uygun olmadığının, Maden Kanununun 7. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin başlatılmasının Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirildiği görüldüğünden uyuşmazlığın çözümü için; Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığından, davacı şirkete ait maden işletme ruhsatı sınırları içerisinde yer alan uyuşmazlık konusu Balıkesir İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …., …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayacak şekilde kurulması planlanan Şapdağı RES – Akçay (Altınoluk) TM – Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattı ile madencilik faaliyeti hakkında kamu yararı bakımından hangisinin daha öncelikli olduğuna ilişkin olarak, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce görevlendirilen teknik heyetin çalışma ve rapor hazırlama sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve Bakanlıkça Maden Kanununun 7. maddesi hükmü kapsamında bir karar verilip verilmediğinin sorulmasına ve tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine, karar verilmiş, ara kararlarına Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığın verdiği … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı cevaplarda, ara kararı ile ilgili hususların Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden (MAPEG) sorulduğu, anılan kurumun 31.03.2021 tarihli yazısında, Maden Kanunu 7. madde kapsamında sahaya teknik heyetin görevlendirildiği, teknik heyetin değerlendirme ve rapor oluşturma sürecinin devam ettiği bilgisine yer verildiği belirtilmiştir.
Dosyaya … A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından sunulan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün davalı … Bakanlığı’na muhatap … tarih,… sayılı yazısında, söz konusu T-13 türbini ile davacı şirkete ait ruhsatlardan hiçbirinin işletme alanı ile çakışmasının olmadığı, … Sanayi ve Anonim Şirketi uhdesinde ve Balıkesir İli ,Havran İlçesi sınırları dahilinde bulunan … ,…,…,… ve … sayılı IV. Grup işletme ruhsatı sahaları için ruhsat sahibi tarafından ilgili ruhsat sahalarının birleştirmesi talebinde bulunulduğu ,söz konusu talep uygun bulunarak … sayılı ruhsatın yürürlüğe girdiği ,söz konusu işletme izin alanında ruhsat sahibi şirketin madencilik faaliyetlerini engelleyecek bir hususun bulunmadığı ,Maden Yönetmeliği’nin 121.maddesinin 3.fıkrası hükmü gereğince madencilik faaliyetleri yapılamaz hale gelmeyeceği ,ruhsatların mevcut işletme izin alanları ile türbin noktaları ve türbin emniyet mesafeleri çakışmadığından dolayı Genel Müdürlüklerince ER:… erişim nolu Şapdağı RES projesine uygunluk görüşü verildiği , 10/02/2022 tarihli yazıda da maden ruhsatlı alanlar ile E.İ.H ile çakışmadığının belirtildiği görülmekle 3213 sayılı Maden Kanununun 7. maddesinin 15. Fıkrasında ,öngörülen Bakanlığın uygun görüşünün alındığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, Şapdağı RES – Akçay (Altınoluk) TM – Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattı güzergahına isabet eden uyuşmazlığa konu taşınmazların kamulaştırılması amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalı … A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu’nun 30.10.2018 tarihli, 30-399 sayılı kararıyla kamu yararı kararı alındığı , anılan kararın, 2942 sayılı Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca 14.11.2018 tarihli, 2733 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işlemiyle onaylandığı, dava konusu 23/09/2020 tarihli, 2964 sayılı sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Şapdağı RES – Akçay (Altınoluk) TM – Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattı güzergahına isabet eden taşınmazların … A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davaya konu 154Kv Şapdağı RES-Akçay (Altınoluk)TM -Balıkesir 1 TM (Girdi -Çıtkı) EİH ‘nın anlaşmaya konu rüzgar enerjisinin sisteme bağlantısını gerçekleştiren yegane enerji iletim hattı olduğu, davaya konu enerji iletim hattının Şapdağı Rüzgar Enerji Santralinin sistem bağlantısı için tesis edilmekte olan bir enerji iletim hattı olduğu, elektrik üretim ve iletim tesislerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğu, 154 kv Şapdağı RES-Akçay(Altınoluk)TM-Balıkesir 1TM(Girdi-Çıktı) EİH ulusal enterkonekte sistemi güvenliği için de önem arz ettiği, enerji üretiminin nihai tüketiciye ulaşmasında ve bu yolla başta Akçay, Altınoluk ve Balıkesir olmak üzere, Akçay(Altınoluk)TM ve Balıkesir olmak üzere, Akçay(Altınoluk)TM ve Balıkesir 1TM’den ve bahse konu hattan beslenen civar yerleşim yerlerinin enerjiye kaliteli, hızlı ve güvenli erişiminin sağlanması bakımından da önem taşıdığı ve kamu yararı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Cumhurbaşkanınca kabul olunan büyük enerji tesislerinin yapımı acelelik kapsamında görülmektedir. Ülkemizin enerji açığı değerlendirildiğinde, enerji yatırımlarında kamulaştırma ile ilgili diğer hususların yerine getirilmiş olması koşuluyla acelelik halinin bulunduğu da tartışmasızdır.
Bu itibarla dava konusu ,154 kv Şapdağı RES-Akçay (Altınoluk) TM-Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattı güzergahına isabet eden taşınmazlardan özel mülkiyette olanların kamulaştırılması yoluyla edinilmesi amacıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kamu yararı kararı alınmasına ilişkin … A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve …-… sayılı kararı ile bu kararın 2942 sayılı Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 16/11/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’nun gelmediği, davalı idareler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı vekili Av. … ile … A.Ş. vekilli Av. …’ın ve müdahil (davalılar yanında) … Yatırımları Üretim ve Tic. A.Ş. vekili Av. …’ün geldiği, Danıştay Savcısı …’ın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ve davacı firma tarafından noterde düzenlendiği anlaşılan davadan feragate dair taahhütname başlıklı belge üzerine, Dairemizin 09.06.2022 tarihli ara kararı ile davacıya davadan feragat edip etmeyeceği sorulmuşsa da davacı tarafından bu hususta dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmaması üzerine yargılamaya devam edilerek, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından 154 kv Şapdağı RES-Akçay (Altınoluk) TM-Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattı güzergahına isabet eden maliki bulunduğu Balıkesir ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada, …,…,…,…,…,…,… ve … parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılması yoluyla edinilmesi amacıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kamu yararı kararı alınmasına ilişkin Türkiye Elektrik İletişim A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve …-… sayılı kararı ile bu kararın 2942 sayılı Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı … Bakanlığı işleminin iptali istemiyle 22.12.2020 tarihinde açılan davada … İdare Mahkemesi … tarihli E:… K:… sayılı kararı ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, anılan karara istinaden dava anılan Mahkemenin … esasına kayden yenilenmiştir. Davacının 05/02/2021 tarihli işbu dava ile Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/9593 sayılı kararı sonrasında bağlantı kurulması yönündeki 05/02/2021 tarihli talebinin reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarihli E:… K:… sayılı kararına davacı vekilince yapılan itiraz üzerine her iki dava arasında bağlantının varlığına ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 15.04.2021 tarih ve E.2021/2819 K.2021/5626 sayılı kararına istinaden Danıştay’a gönderilen işbu dosya Dairemizin E:2021/4974 (bakılan dosya) esasına kaydedilmiştir..

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No’lu Protokolünün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1. maddesinde: “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri düzenlenmiş; aynı Kanunun 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Acele kamulaştırma” başlıklı 27. maddesinde, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, hükmüne yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanununun 7. maddesinin 15. fıkrasında, “Madencilik faaliyetleri ile Devlet ve il yolları, otoyollar, demir yolları, havaalanı, liman, baraj, enerji tesisleri, petrol, doğalgaz, jeotermal boru hatları, su isale hatları gibi kamu yararı niteliği taşıyan ya da gerçek veya tüzel kişilere ait diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili karar, kamu yararı açısından yatırımların önceliği ve önemini tespit etmek üzere, ilgili Bakanlığın uygun görüşü alınarak Bakanlık tarafından verilir. Bakanlık tarafından alınan bu kararlar, kamu yararı kararı yerine geçer. Maden işletme faaliyetinin yapılamaz hale geldiği alanın ruhsattan taksir edilmesine veya ruhsatın iptal edilmesine Bakanlık tarafından karar verilir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta Dairemizin 30.06.2021 tarihli, E: 2021/4974 sayılı ara kararı ile; dava dosyasında bulunan, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 13/10/2020 tarihli raporu ile davacı şirkete ait IV. Grup Maden İşletme Ruhsatı sınırları içerisinde kalan acele kamulaştırmaya konu parsellerde Enerji Nakil Hattı projesinin uygulanması halinde, madencilik faaliyetinin yapılamayacağı tespit edilerek, alternatif güzergah belirlenmesi gerektiğinin davalı … A.Ş. Genel Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, anılan davalının … tarih ve … sayılı yazısı ile mevcut güzergahın değiştirilmesinin teknik kriterler ve işletme esasları açısından uygun olmadığının, Maden Kanununun 7. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin başlatılmasının Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirildiği ve dosyaya sunulan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 31/03/2021 tarihli yazısından, Bakanlıkça alınacak kamu yararı kararında değerlendirilmek üzere görevlendirilen teknik heyetin saha çalışmalarının ve rapor hazırlama sürecinin devam ettiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümü için; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan, davacı şirkete ait maden işletme ruhsatı sınırları içerisinde yer alan uyuşmazlık konusu Balıkesir İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayacak şekilde kurulması planlanan Şapdağı RES – Akçay (Altınoluk) TM – Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattı ile madencilik faaliyeti hakkında kamu yararı bakımından hangisinin daha öncelikli olduğuna ilişkin olarak, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce görevlendirilen teknik heyetin çalışma ve rapor hazırlama sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve Bakanlıkça Maden Kanununun 7. maddesi hükmü kapsamında bir karar verilip verilmediğinin sorulmasına ve tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine, karar verilmiş, ara kararına Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın verdiği … tarihli … sayılı cevapta, ara kararı ile ilgili hususların Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden (MAPEG) sorulduğu, anılan kurumun 2.08.2021 tarihli yazısında Maden Kanunu 7. madde kapsamında heyet oluşturularak çalışmalara başlandığı ancak sonuçlandırılamadığı bilgisi verilmiştir.
Dairemizin 30.09.2021 tarihli, E: 2021/4974 sayılı ara kararı ile; bakılan davanın devamı sırasında davacı vekili tarafından sunulan 31.08.2020 havale tarihli dilekçe ekinde, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… K:… sayılı kararı ile, Balıkesir ili, İvrindi ilçesi ile Havran ilçesi sınırları içerisinde …, … ve … ruhsat numaralı maden ruhsat alanlarında bu ruhsatlarla çakışık ER:… sayı ile 376,37 hektarlık Şapdağ RES Projesi Özel İzin Alanı içerisindeki önceki RES Proje Alanının revize edilerek yeni bir RES Proje Alanı belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptaline karar verildiği görüldüğünden, davalı idare … A.Ş ve bakılan davaya konu kamu yararı kararına istinaden acele kamulaştırma kararı veren Cumhurbaşkanlığından, .. . İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… K:… sayılı iptal kararından sonra uyuşmazlık konusu Balıkesir İli, Havran İlçesi, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların Şapdağı RES – Akçay (Altınoluk) TM – Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattının yapımı amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 27. maddesi uyarınca Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 23/09/2020 tarihli, 2964 sayılı Cumhurbaşkanılığı kararından vazgeçilip geçilmediğinin, davacıya ait Balıkesir ili, … ilçesi, … Köyü, … Mahallesi, … ada, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazların acele kamulaştırma kapsamından çıkarılıp çıkarılmadığının sorulmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/1. maddesi uyarınca ara kararı gereğinin yerine yetirilmesinin zorunlu olduğunun, 20/2. maddesi uyarınca davalı idareler tarafından ara karar gereğininin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre karar verileceğinin bildirilmesine karar verilmiştir.
Yukarıda anılan 30.09.2021 tarihli ara kararına ilgili idareler tarafından cevap verilmediği görülmüştür.
Öte yandan; UYAP sisteminde yapılan incelemede, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:… K:… sayılı iptal kararının, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla, ”…üstün kamu yararı bağlamında ülkemizin “altın” ve “enerji” ihtiyaçlarının önceliği; ülke ekonomisine katkısı, her iki üretimin birlikte yapılabilir olma, çakışan faaliyetlerden halen hangisinin işlerlik kazandığı veya kazanmaya yakın olma durumları, çevreye olan etkileri ile birlikte değerlendirildiğinde;…üstün kamu yararına uygun olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık; aksi yönde dava konusu işlemi iptal eden ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. ” gerekçesiyle kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği, söz konusun kararın temyiz incelemesinin Danıştay Sekizinci Dairesi’nin 2022/3213 sayılı dosyası ile devam etmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile 30.06.2021 tarihli ara kararı cevabı birlikte değerlendirildiğinde; 154 kv Şapdağı RES-Akçay (Altınoluk) TM-Balıkesir 1 TM (Girdi-Çıktı) Enerji İletim Hattı güzergahına isabet eden davacı şirkete ait maden işletme ruhsatı sınırları içerisinde yer alan uyuşmazlık konusu taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin kamu yararı kararı alınmadan önce madencilik faaliyeti hakkında kamu yararı bakımından hangisinin daha öncelikli olduğuna ilişkin olarak yukarıda yer verilen Maden Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından karar alınmadığı, anılan hususa ilişkin olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden (MAPEG) görüş alınmadığı, dava konusu enerji iletim hattı güzergahına isabet eden davacı şirkete ait taşınmazların davacı şirket adına düzenlenmiş maden işletme ruhsatlarına ait sahada kaldığı anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu taşınmazların enerji iletim hattı için kamulaştırılması işlemlerine devam edilerek taşınmazların üzerinde herhangi bir tesis veya inşaat kurulmasının madencilik faaliyetinin yapılmasını imkansız hale getirecek sonuçlar doğurabileceği, bu sebeple dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer yandan; davalı idarelerden … A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan 21.02.2022 tarihli beyan dilekçesi ekindeki … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı belgeler incelendiğinde, söz konusu belgelerin dava konusu işlem tarihinden önce Maden Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından karar alındığını, anılan hususa ilişkin olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden (MAPEG) görüş alındığını ortaya koyar mahiyette belgeler olmadıkları anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davaya konu işlemlerin, dava konusu davacıya ait taşınmazlar yönünden İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, … A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından yatırılan …-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı yanında müdahil tarafından yatırılan …-TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X)
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili” başlıklı 10. maddesinde; kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idarenin 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8’inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat edeceği ve kamulaştırma bedelinin peşin veya Kamulaştırma Kanununun 3’üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceği, mahkemenin, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28. maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağıracağı hükme bağlanmış; aynı Kanunun “Dava hakkı” başlıklı 14. maddesinde ise; kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliki tarafından 10. madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabileceği kuralına yer verilmiştir.
Kamu yararı kararı alınması ve bu kararların onaylanmasına ilişkin işlemler kamulaştırma işlemine hazırlık niteliğinde işlemler olup kesin ve yürütülebilirlik vasfını taşımadıklarından, tek başına idari davaya konu edilmeleri mümkün değildir. İdarenin, Asliye Hukuk Mahkemesinde açacağı bedel tespit ve tescil davasıyla birlikte kamulaştırma işlemini gerçekleştirmek konusundaki iradesini açıkça ortaya koyması ve kamulaştırma işlemi ile ilgili uygulamaya geçmesi halinde söz konusu işlemler yürütülebilirlik niteliğine haiz işlem olma vasfını kazanmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davanın açıldığı tarih itibarıyla, davacı şirketin maliki olduğu taşınmazların kamulaştırılması amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespit ve tescil davası açılmadığı görüldüğünden, dava konusu … A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve …-… sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işleminin kesin ve yürütülebilir nitelikte olmadığı, bu nedenle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

KARŞI OY (XX)
Dosyanın incelenmesinden, davaya konu RES Projesine ilişkin alanın, davacıya ait altın madeni işletme ruhsatlı saha ile çakışması durumu sebebiyle, olayın çözümü için ilk olarak kamu yararı gereğince, çakışmalı alanlar ve bu alanlarda bulunan altın rezervlerinin belirlenmesi ile sonrasında hangi faaliyetin öncelikli olduğunun tespiti gerektiğinden ve bu hususların tespiti için yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması sonrasında düzenlenecek bilirkişi raporu incelendikten sonra esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemlerin iptaline yönelik çoğunluk kararına katılmıyorum.