Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/7232 E. , 2022/9832 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7232
Karar No : 2022/9832
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya ili, Selçuklu ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen rapor ve dosyanın birlikte incelenmesinden, davaya konu taşınmaza ilişkin 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği açısından, dava konusu Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kabul edilmesine rağmen planların ilanına ilişkin 18.04.2018 tarihli Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı askı tutanağında 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları değişiklikleri ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin ilan edildiği, ancak duruşma esnasında dava konusu edilen 1/25.000 ölçekli planda değişiklik olmadığı ilan askı tutanağında sehven yazıldığı söz konusu meclis kararıyla 1/25.000 ölçekli nazım imar planı onaylanmadığı anlaşıldığından, bu haliyle yürütülebilir nitelikte icrai bir işlem bulunmadığından, davanın bu kısmının incelenmeksizin reddi gerektiği, dava konusu taşınmaza ilişkin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylandığı belirtilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu açısından ise, dava konusu imar planı değişikliklerinin alan fonksiyonları bakımından birbirleriyle ve üst ölçekli planlarla uyumlu olduğu, ancak yoğunluk kararlarının üst ölçek yoğunluk kararlarıyla uyumlu olmadığı, … tarihli ve … sayılı belediye meclis kararına istinaden onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında dava konusu parselin düşük yoğunlukta gelişme konut alanı (51-120 kişi/ha) olarak gösterildiği, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise düşük yoğunlukta net 100 kişi /ha olarak gösterildiği, yapılan hesaplamalar doğrultusunda bu nüfus aralığının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, her iki plandaki nüfus yoğunluğu kararlarının çelişkili olduğu, ayrıca dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı kapsamında gelişme konut alanında net yoğunluk belirlenmesinin ilgili yönetmelik ekindeki gösterim tablosuna uygun düşmediği, yapılan değişiklikle plan bölgesinin dinamiklerini ve eşitlik ilkesini göz ardı eden yoğunluk kararlarının alındığı, aynı bölge ve yol güzergâhında keskin biçimde farklılaşan nüfus yoğunluğu kararlarının planlamadaki eşitlik ilkesine uygunluk içermediği, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun ilgili mevzuat, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonun iptaline, 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliği yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına ilişkin davalı idarenin istinaf istemi hakkında, İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine, Mahkeme kararının davanın incelenmeksizin reddine dair kısmına ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacının istinaf istemi hakkında, 1/25.000 ölçekli nazım imar plan değişikliğinin onaylanmasına ilişkin ortada yürütülebilir nitelikte bir işlem bulunmamasına rağmen davalı idare tarafından tesis edilen hatalı işlemler nedeniyle davacının söz konusu plana karşı da dava açmasına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, davanın kısmen incelenmeksizin reddedilmesinden dolayı yargılama giderlerinin kısmen davacı üzerinde bırakılmasının ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, bu nedenle kararın davacı aleyhine yargılama giderlerine, davalı idare lehine de vekalet ücretine hükmedilmesine dair kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının yargılama giderleri ile davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, anılan rapora yapılan itirazların dikkate alınmadığı, dava konusu plan ile getirilen yoğunluk kararı mevzuata ve şehircilik ilkelerine uygun olduğundan Mahkeme kararının iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının Mahkeme kararının iptaline ilişkin bölümüne yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Konya ili, Selçuklu ilçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı tadilatının … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi üzerine, yargı kararının uygulanması maksadıyla Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile onaylandığı belirtilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, “Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı Yasanın 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Yasanın 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu yönetmeliğin amacının, fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak üzere hazırlanan, arazi kullanım ve yapılaşma kararları getiren mekânsal planların yapımına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş, “Tanımlar” başlığı altında düzenlenen 4. maddesinde; “Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı ifade eder” kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantılar gözönüne alınarak hazırlanır.
Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma ve kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, bu hususlara uyulup uyulmadığının, planlanan yörede taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaç yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk açısından incelenmesi gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuata göre nazım imar planları, bir kentin gelecekteki nüfus ve işgücü tahmin ve dağılımlarına bağlı olarak alacağı formu ve ticaret, sanayi, konut gibi bölgelerle iskan bakımından yoğun veya seyrek bölgeleri ve iskana elverişli, iskana elverişli olmayan veya iskana izin verilmeyen bölgeleri, sosyal donatı alanları, kamusal ve yeşil alanları da içerecek şekilde kentin gelişme yönlerini, ana ulaşım sistemine ait bilgileri ana hatları ile göstermek suretiyle arazi parçalarının kullanma şekillerini belirleyen planlardır. 1/25.000 veya 1/5000 ölçekli olarak hazırlanabilecek bu planlarda yerleşmenin gelişme yönü, büyüklüğü ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ve genel yoğunlukları belirlenmekte ve alt ölçekteki uygulama imar planları da ancak nazım imar planları esaslarına göre çizilebilmektedir.
İmar planları yapılırken 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile belirlenen yapılaşma koşulları 1/5000 ölçekli nazım imar planında aynen korunabileceği gibi bölgenin doğal yapısı, jeoljik yapısı veya başka etkenlerden dolayı daha düşük yapılaşma koşulları 1/5000 ölçekli planda öngörülebilecektir. Bu durum 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli plana aykırı olduğu anlamına gelmeyecektir. Ancak, 1/5000 ölçekli imar planıyla 1/25.000 ölçekli imar planında getirilen yoğunluk kararından fazla yapılaşma koşulu getirilemeyeceği tabiidir.
Uyuşmazlık, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ile getirilen yoğunluk kararından kaynaklanmaktadır. Davaya konu taşınmazın bulunduğu alanın, Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında (51-120 kişi/ha) düşük yoğunlukta gelişme konut alanı, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında ise net 100 kişi/ha düşük yoğunluklu gelişme konut alanı olarak planlandığı görülmektedir. Dava konusu imar planı ile getirilen yoğunluk kararı 1/25.000 ölçekli nazım imar planında belirtilen brüt yoğunluk değerlerini aşmadığı, donatı alanlarının niceliksel ve niteliksel dağılımı 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirleneceğinden uyuşmazlığa konu yoğunluk kararının üst ölçekli plan kararlarına aykırılık teşkil etmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Her ne kadar Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu parselin batısındaki sahanın yüksek katlı olup eşitlik ilkesine aykırı olduğu bu nedenle davacı parselinin bulunduğu kısmın da yüksek katlı olması gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı yoğunluk kararları bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde Konya kent merkezinden kentin çeperine gidildikçe yoğunluğun azaldığı, kat yüksekliklerinin düştüğü görülmekte olduğundan ve dava konusu parselin batı kesiminde küçük bir alanın yüksek yoğunluklu planlanması münferit bir uygulama olup bütüncül bir planlama ürünü olmadığından dava konusu parselin bulunduğu bölgenin de yüksek yoğunluklu planlanmasına emsal teşkil etmeyeceği açıktır.
Bu durumda, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiğinden dava konusu işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararının dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/11/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.