Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/4575 E. , 2022/6683 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4575
Karar No : 2022/6683
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Vergi Dairesi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması taraflarca istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana İli, Feke İlçesi hudutları dahilinde bulunan İR.1660 (sicil:1613) sayılı işletme ruhsatı sahibi olan davacı tarafından, Attepe Demir Sahasında Devlet hakkına teşvik uygulamasının uygun olmadığının tespit edildiğinden bahisle 2007, 2010/1, 2010/2, 2011, 2012, 2013, 2014 yıllarına ait Devlet hakkı fark alacağı çıkarılmasına ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin ve … Vergi Dairesinin … tarihli …, …, …, …, …, …, sıra nolu tahakkuk işlemlerinin ve bu tahakkuk işlemlerine istinaden Devlet hakkı ve gecikme zammı olmak üzere toplam 876.462,05 TL tutarında yapılan tahsil işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; Mahkemelerinin … Esas sayılı dosya üzerinden, talimat yolu ile … İdare Mahkemesi’nin Tal.: … sayılı dosyasından 09.03.2017 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden; davacı şirketin uhdesinde bulunan ruhsat sahasında çıkarılan cevherin rödovansçı şirkete ait kırma eleme tesisinde işlenmesi faaliyetinin, maden mühendisliği bilimi açısından zenginleştirme işlemlerinin başlangıcı niteliğinde olduğu, kırma-eleme işlemi sonucunda cevher zenginleştirmeden beklenen değerli mineral ile değersiz minerallerin birbirlerinden ayrılması işleminin gerçekleşmediği, yıllar bazında ortalama olarak 1 ton tüvanan cevherin işlenmesi sonucu ne artış ne de azalış olduğu ve sonuçta herhangi artı katma değer sağlanmadığı, kırma-eleme tesisinde gerçekleştirilen işlemlerinin zenginleştirme işlemlerine başlangıç aşaması olduğu ve zenginleştirme işlemlerine geçilmediği, dolayısıyla ortaya mamül veya yarı mamül çıkmadığı basit bir fiziksel ayrıştırma işlemi yapıldığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca, uyuşmazlık konusu 2007 yılına ilişkin Devlet hakkının 2008 yılı Haziran ayının son günü mesai saati bitimine kadar ruhsat sahibince Hazineye ödenmesi öngürüldüğü için en geç 30 Haziran 2008 tarihini izleyen takvim yılı başından itibaren beşinci yılın sonuna; yani 31 Aralık 2013 tarihine kadar tahsil edilmesi gerektiğinden, bu süre geçirildikten sonra yapılan takibatta tahsil zamanaşımı süresi bulunduğundan davacı şirkete 2007 yılı için devlet hakkı payı alacağı tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca, davacı şirket tarafından, dava dilekçesinde, 2007 yılına ait devlet hakkı payı alacağının zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle ödemesinin yapılmadığı belirtildiği ve söz konusu alacak kısmına yönelik tazmin isteminin de bulunmadığı görüldüğünden bu konuda hüküm kurulmasına gerek görülmediği gerekçesi ile Mahkeme kararının davacı şirkete 2007 yılına ait devlet hakkı fark alacağı çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin davacı şirkete 2007 yılı için devlet hakkı payı alacağı tahakkuk ettirilmesine ilişkin kısmının iptaline, diğer kısımlar yönünden istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemenin hukuki değerlendirmede hata yaptığı, tesiste işçilerin çalıştırıldığı, ürünlerin eleme kırmaya tabi tutulduğu, tesisin bulunduğu bölgeye artı değer kattığının tartışmasız olduğu; davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, davacı şirkete 2007 yılı için devlet hakkı fark alacağı çıkarılmasına ilişkin işlemin, 11.11.2014 tarihli heyet raporu ile tespit edildiği ve zamanaşımı da ancak tespitle başlayacağından, kararda zamanaşımı ile ilgili yapılan tespitin doğru olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : … Bakanlığı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı ve Ankara Vergi Dairesi tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Temyize konu kararın esasına yönelik değerlendirme;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın yargılama gideri yönünden değerlendirilmesi;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay’ın kararı düzelterek onayacağı, hükme bağlanmıştır.
Davacı tarafından, 20.11.2017 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile Mahkeme kararına karşı istinaf isteminde bulunulduğu, 20.11.2017 tarihinde, 85,70-TL istinaf başvuru harcı, 21.11.2017 tarihinde 14.970,00-TL tamamlama harcı alındığı ve fazladan alınan harcın İstinaf Mahkemesince karar aşamasında davacıya iade edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacıdan istinaf aşamasında fazladan alınan 14.970,00-TL harcın istinaf karar harcının mahsubu sonucu iadesi gerekmekte olup, Bölge İdare Mahkemesi kararına “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 1.090,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinden sonra gelmek üzere “davacıdan fazladan tahsil edilen 14.904,60-TL harcın iadesine” ibaresinin eklenerek, kararın 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 17/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.