Danıştay Kararı 3. Daire 2019/2635 E. 2022/4644 K. 17.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/2635 E.  ,  2022/4644 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2635
Karar No : 2022/4644

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
VEKİLLERİ: Av. …-Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı … Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İş akdi 2015 yılı Ekim döneminde karşılıklı olarak sona erdirilen davacının ikale sözleşmesi uyarınca yapılan ödemelerden tevkif edilen gelir vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi talebine ilişkin düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile haksız yere tahsil edildiğini iddia ettiği tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Limited Şirketi’nde çalışmakta iken iş akdi karşılıklı olarak sona erdirilen davacıya yapılan kıdem tazminatı ödemesi üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığından bu kısımla ilgili hüküm kurulmasına gerek bulunmadığı, İş Kanunu’nun 13. maddesinde yazılı ihbar önellerine uyulmadan işverenin iş akdini feshetmesi halinde, belirtilen sürelerle ilgili olarak işçiye peşin olarak yapılan ihbar tazminatı ile yönetici pozisyonunda olmasından dolayı kendisine uygulanan emeklilik planına istinaden çalışılan her yıl için her bir yılda hak kazandığı ücretin yarısı tutarındaki ücretlerin toplamı tutarında ödenen yönetici emeklilik ikramiyesi Gelir Vergisi Kanununun 61.maddesi uyarınca ücret niteliğinde olduğundan, dava konusu işlemin, ihbar tazminatı ile emeklilik ikramiyesi üzerinden tevkif edilen gelir vergisine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, anlaşmaya bağlı olarak yasal zorunluluk olmadan, işsizlik sebebiyle hizmet karşılığında olmaksızın yardım amaçlı işe son verme tazminatı ödemesi ile 2015 yılının tamamında çalışmamasına rağmen ikale sözleşmesi kapsamında yapılan prim ödemesi ücret niteliğinde olmadığından, bu ödemeler üzerinden yapılan tevkifatta, dolayısıyla dava konusu işlemin değinilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, gerekçesiyle 127.898,00-TL prim ödemesi ve 156.436,00-TL işe son verme tazminatı olarak ödenen tutar üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine hükmedilmiş, dava konusu işlemin ihbar tazminatı ve emeklilik ikramiyesi ödemeleri kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkemece verilen ara karar üzerine işveren şirket tarafından dosyaya sunulanlar yanı sıra dosya içeriği belgelerden uyuşmazlığın, davacıya ödenen 84.465,00-TL kıdem tazminatı, 266.455,00-TL ihbar tazminatı, 586.201,00-TL emekli ikramiyesi, 127.898,00-TL yıllık prim ödemesi ve (76.500,00-TL ek yardım ile 79.936,00-TL performansı doğrultusunda liyakat başarı primi olmak üzere iki ayrı kalemden oluşan) 156.436,00-TL işe son verme tazminatı adı altında olmak üzere toplam 1.221.455,00-TL’lik tutar üzerinden yapılan kesintilerin faiziyle iadesine ilişkin olduğu; ihbar tazminatı ve emekli ikramiyesi üzerinden yapılan kesintiler yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu ile işe son verme tazminatı adı altında ödenen brüt 156.436,00-TL’nin 76.500,00-TL’lik ek yardıma ilişkin kısmına yönelik davalı idare istinaf başvurusu kararın değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Kararın; ikale sözleşmesi ve bu sözleşme uyarınca düzenlenen hesap pusulasında yer alan brüt 127.898,00-TL yıllık prim ile işe son verme tazminatı adı altında ödenen toplam 156.436,00-TL’nin şirket için gösterdiği performansı dikkate alınarak hesaplandığı belirtilen brüt 79.936,00-TL liyakat başarı priminin, çalışan ile işveren arasındaki hizmet akdinin geçerli olduğu süre içinde çalışmaları karşılığında işverence belirlenen kıstaslar uyarınca, çalışana, aylık yahut yıllık olarak belirlenen tutarlarda yapılan bir toplu ödeme tipi olup, işverene bağlı ve hizmet karşılığı olarak yapılan bu ödemeler ücret niteliğini taşıdığından brüt 127.898,00-TL + brüt 79.936,00-TL olmak üzere toplam 207.834,00-TL üzerinden tevkif edilen gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf başvurusu bu yönden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava değinilen kısım yönünden reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 25. maddesinde, ölüm, engellik hastalık ve işsizlik sebebiyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımların gelir vergisinden müstesna olduğu hükme bağlandığından,
işveren şirket ile yapılan ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminat ve yardımlar üzerinden gelir vergisi kesintisinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, olayda vergilendirme ve hesap hatası bulunmadığından düzeltme şikayet kapsamında olmadığı öte yandan yapılan ödemelerin ücret sayılabilmesi için gerekli tüm unsurları taşıdığından yapılan gelir vergisi kesintisinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 2015 yılı Ekim döneminde karşılıklı olarak iş akdinin sona erdirilmesi üzerine kendisine ikale sözleşmesi uyarınca yapılan ödemelerden tevkif edilen gelir vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi talepli düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile haksız yere tahsil edildiğini iddia ettiği tutarın yasal faiziyle birlikte iadesinin istenildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Davaların karara bağlanması” başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, “Kararda Bulunacak Hususlar” başlıklı 24. maddesinin (e) bendinde de; kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün belirtileceği kurala bağlanmış, aynı Kanun’un 49. maddesinin (2) işaretli fıkrasının (c) bendinde, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veye eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından, düzeltme ve şikayet yolu ile yapılan başvuru dilekçeleri ekinde yar alan ikale sözleşmesi ve ücret bordrosu kapsamında brüt olarak ödenmesi kararlaştırılan, 53.291,00 TL 2015 yılı Kasım ayına ilişkin çalışma hakedişi, 84.465,00TL kıdem tazminatı, 266.455,00 TL ihbar tazminatı, 127.898,00 TL yıllık prim ödemesi, 586.201,00 TL yönetici emeklilik ikramiyesi, 88.818,00 TL 50 günlük kullanılmamış yıllık izin bedeli, 319.746,00 TL danışmanlık hizmeti bedeli, 76.500,00 TL yan haklar kullanım bedeli, 79.936,00 TL liyakat başarı primi ödemesi olmak üzere toplam 1.683.310,52 TL üzerinden yapılan ödemelerden tevkif edilen gelir vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi için yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile haksız yere tahsil edildiği iddia edilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmesine karşın, hüküm fıkrasında, 53.291,00 TL 2015 yılı Kasım ayına ilişkin çalışma hakedişi, 88.818,00 TL 50 günlük kullanılmamış yıllık izin bedeli, 319.746,00 TL danışmanlık hizmeti bedeli yönünden hüküm kurulmaması yargılama usulüne uygun düşmediğinden değinilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
Öte yandan istinaf istemine konu Vergi Mahkemesi kararında, üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmadığının anlaşıldığı belirtilen kıdem tazminatı hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı görülmüş olup yeniden verilecek kararda bu hususun da gözetileceği tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 17/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.