Danıştay Kararı 6. Daire 2022/2221 E. 2022/9823 K. 17.11.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/2221 E.  ,  2022/9823 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2221
Karar No : 2022/9823

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, 3, Bölge, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel taşınmazı da kapsayan alanda yapılan Kadıköy ilçesi Fikirtepe ve çevresine ilişkin 02/08/2013 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile bu planın 1, 14, 27, 28, 29, 30, 37 ve 44 sayılı plan notlarının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2021 tarihli E:2020/3500, K:2021/8973 sayılı bozma kararına uyularak, dava konusu işlemlerin iptali … İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
…İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 17/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY (X) :
Dava, İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin 09.05.2013 tarihli, 2013/4749 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 02.08.2013 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile bu planın 1, 14, 27, 28, 29, 30, 37 ve 44 sayılı plan notlarının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/06/2021 tarihli E:2020/3500, K:2021/8973 sayılı bozma kararına uyularak, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, …Mahallesi sınırları içerisinde bulunan alanın “Riskli Alan” ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulunun 09.05.2013 tarihli, 2013/4749 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, Bakanlar Kurulu kararının iptali yolunda verilen Danıştay Ondördüncü Dairesinin 26/09/2018 tarihli, E:2018/306, K:2018/5749 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/03/2019 tarihli, E:2018/4809, K:2019/1066 sayılı kararı ile onanmasına karar verildiğinden, uyuşmazlığa konu alanın riskli alan ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmaması nedeniyle dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ve bu planın notlarının dayanaktan yoksun kaldığından, dayanağı riskli alan kararı yargı kararıyla iptal edilen dava konusu işlemlerde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu planların kapsadığı alanın 09.05.2013 tarihli, 2013/4749 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile riskli alan olarak ilan edildiği, riskli alan olarak ilan edilen bölgedeki taşınmaz malikleri tarafından söz konusu riskli alan kararına karşı açılan muhtelif davalarda Danıştay Ondördüncü Dairesince anılan Bakanlar Kurulu kararı hakkında iptal kararlarının verildiği anlaşılmıştır.
Riskli alan ilan edilmesine ilişkin karara karşı açılan davaların yalnızca dava açan şahıslara ait parsellere yönelik olduğu tabiidir. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20.09.2016 tarihli E:2016/2848 K:2016/2619 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince dava konusu planlara dayanak Bakanlar Kurulu kararına karşı davacıya ait parsele ilişkin açılmış dava bulunup bulunmadığı yönünden inceleme yapılmak suretiyle söz konusu parsele ilişkin açılmış dava varsa bu davada verilen karar göz önünde bulundurularak, dava açılmamış ise dava konusu imar planlarının esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, belirtilen şekilde bir inceleme yapılmaksızın davacının taraf olmadığı davada Danıştay Ondördüncü Dairesince verilen iptal kararı esas alınarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda eksik incelemeye dayalı karar verilmiş olması nedeniyle isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.