Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1849 E. 2022/3294 K. 17.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1849 E.  ,  2022/3294 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1849
Karar No : 2022/3294

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) :1-… Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … A.Ş. Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/02/2022 tarih ve E:2021/4391, K:2022/397 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/05/2013 tarih ve 28640 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi İhtiyaç Fazlası ve İhtiyaç Dışı Malzemeler Değerlendirme ve Satış Yönetmeliği’nin 10. maddesinde yer alan ”… en az iki kez piyasaya satışa arz edilerek değerlendirilir.” ibaresi ile 7, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38 ve 39. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/02/2022 tarih ve E:2021/4391, K:2022/397 sayılı kararıyla;
03/07/2021 tarih ve 31530 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun’un Geçici 2. maddesinin ikinci fıkrasında, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumunun leh ve aleyhine açılmış davalarda ve icra takiplerinde şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı kuralına yer verildiğinden, bakılan davada, davacı … Genel Müdürlüğü yerine … A.Ş.’nin davacı sıfatını haiz olduğu;
Dairelerinin 03/06/2020 tarih ve E:2014/5052, K:2020/1157 sayılı davanın reddine ilişkin kararına karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/06/2021 tarih ve E:2020/2983, K:2021/1261 sayılı kararıyla, “… 4916 sayılı Kanun’un 37. maddesindeki düzenlemenin tekrarı niteliğinde bulunan dava konusu Yönetmeliğin 17. maddesi yönünden temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar yerinde görülmemiş olup, usul ve hukuka uygun bulunan Daire kararının anılan kısmının onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Temyizen incelenen kararın dava konusu Yönetmeliğin iptali istenen diğer hükümleri yönünden davanın reddine ilişkin ilişkin kısmına gelince;
… 20/03/1971 tarih ve 7/2156 sayılı ve 31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı Bakanlar Kurulu kararları kapsamında olan davalı Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’ye ait hurda, ihtiyaç fazlası deniz vasıtaları, taşıt, iş makinası ile malzeme ve yedek parçaların satışına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan dava konusu Yönetmeliğin “İhtiyaç fazlası (ölü stok) malzemelerin satışı” başlıklı 10. maddesinde yer alan ”…en az iki kez piyasaya satışa arz edilerek değerlendirilir.” ibaresi ile, bu ibareye paralel olarak ihtiyaç fazlası malzemelerin piyasaya satışına ilişkin ihale usulünü düzenleyen 7, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38 ve 39. maddelerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” gerekçesiyle Daire kararının dava konusu Yönetmeliğin 17. maddesi yönünden onanmasına, Yönetmeliğin 10. maddesinde yer alan ”… en az iki kez piyasaya satışa arz edilerek değerlendirilir.” ibaresi ile 7, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38 ve 39. maddeleri yönünden bozulmasına karar verildiği;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 4. fıkrası ve 50. maddesi göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdarî ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdarî Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle dava konusu 07/05/2013 tarih ve 28640 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi İhtiyaç Fazlası ve İhtiyaç Dışı Malzemeler Değerlendirme ve Satış Yönetmeliği’nin 10. maddesinde yer alan ”… en az iki kez piyasaya satışa arz edilerek değerlendirilir.” ibaresi ile 7, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38 ve 39. maddelerinin iptaline verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, davacının hukuki statüsündeki değişiklik dikkate alınmaksızın karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu, hukuki statüde değişiklik yapan 7330 sayılı Kanun’un 4. maddesinde kamu kurumlarının ihtiyaç fazlası malzemelerinin satın alınması konusunda davacının tek yetkili olduğuna veya kamu kurumlarının ihtiyaç fazlası malzemelerini sadece davacıya satabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 31/10/1972 tarih ve 7/5472 sayılı Kararname ile ihtiyaç fazlası olarak tespit edilen yedek parça ve malzemelerin öncelikle Kuruluşların bağlı olduğu kanun ve usullere göre değerlendirme imkanlarının aranacağının belirtilmiş olması, özelleştirme kapsam ve programındaki kuruluşlara ilişkin iş ve işlemler ile bu kuruluşlara ait varlıkların değerlendirilmesinin 4046 sayılı Kanun ve bu Kanun çerçevesinde çıkarılan Yönetmelikler ile gerçekleştirildiği, bu bağlamda Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’nin de öncelikle 4046 sayılı Kanun’a tabi olduğu, diğer kamu kurumlarının ve kamu iktisadi teşebbüslerinin ihtiyaç fazlası malzemelerinin ilan veya başka şekillerde satışa çıkarılabildiği; Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu Yönetmeliğin hazırlanmasından yürürlüğe girme aşamasına kadar tüm işlemlerin mevzuata uygun olarak yapıldığı, anılan Yönetmelik ile hurda olmayan, kullanılabilir durumda olan ancak bu malzemelerin kullanıldığı alandaki faaliyetlerinin sonlandırılması nedeniyle temin edildiği amaç için kullanılma imkanı kalmayan malzemelerin değerlendirilmesinin amaçlandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, 7330 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile diğer Kanun, Kararname ve Genelgelerin vermiş olduğu yetki ve görevler çerçevesinde kamu hurdalarını toplamaya tek yetkili kuruluş olduğu belirtilerek, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” hükmüne yer verilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/06/2021 tarih ve E:2020/2983, K:2021/1261 sayılı kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 14/02/2022 tarih ve E:2021/4391, K:2022/397 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 17/11/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.