DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/662 E. , 2022/3297 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/662
Karar No : 2022/3297
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLLERİ: Av. …
3- … Valiliği
VEKİLİ: …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 30/11/2021 tarih ve E:2019/2586, K:2021/13171 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kütahya İli, Merkez İlçesi, … Köyü mevkiinde bulunan … ruhsat numaralı, … erişim numaralı IV.grup maden ruhsat sahasında manyezit üretimi yapabilmek için Orman Bölge Müdürlüğüne ilave orman izni müracaatı yapılacağı belirtilerek, söz konusu ruhsat sahası içerisinde madencilik faaliyetleri yapılmasında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikleri uyarınca sakınca olup olmadığı hususunda görüş bildirilmesi istemiyle Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne yapılan 05/09/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile 16/12/2006 tarih ve 26378 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2006/11354 sayılı Bakanlar Kurulu kararının “Kütahya Ilıca Harlek Termal Turizm Merkezi”ne ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 30/11/2021 tarih ve E:2019/2586, K:2021/13171 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği,
Yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda özetle; Turizm Merkezi ilanının, bir planlama kararı ya da plan onama işlemi olmadığı, dolayısıyla bir alanın Turizm Merkezi olarak ilan edilmesinin, o alanda belirli bazı kullanım kararlarının verildiği ya da verileceği anlamına gelmeyeceği, dava konusu sınır tespiti ve ilanı kararı öncesinde; Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezlerinin Belirlenmesine ve İlanına İlişkin Yönetmelik’te tanımlanan ilan öncesi gerekli etüt ve ön çalışmaların yapılmış olduğu, mevzuattaki koşulların yerine getirilmesi bakımından dava konusu işlemde bir eksiklik ya da sorun olmadığı, ilan öncesi etütler ile ön çalışmaların içeriği incelendiğinde ise, sınır tevsii tespitine esas oluşturan ön çalışma ve etütlerin yeterli içerikte olmadığı, bazı önemli konularda ise hiçbir etüt yapılmadan sınır tespiti yapıldığı, dava konusu sınır genişletme işleminin başlatıcısı olması gereken konularla ilgili olarak hiçbir açıklama ve gerekçelendirmeye yer verilmediği, ön çalışma ve etütler kapsamında, bölgedeki genel ekolojik değerlerin, önemli doğa alanları ile habitatların yanı sıra maden işletmelerinin yer aldığı bölgede Turizm Merkezi sınırları içindeki alanın jeolojik yapısı ile maden potansiyelinin araştırılmamış ve tespit edilmemiş olmasının ve nihayet alandaki termal su kapasitesinin ayrıntılı olarak irdelenerek haritalandırılmamış olmasının önemli bir eksiklik olduğu, dava konusu alanda yapılan gözlemlerde; ilave izin istenilen alanın kısmen orman vasfında olduğunun, madencilik faaliyetinde bulunacak alanda dere olmadığının, çevredeki derelere pasa malzemesi dökülmediği takdirde çevreye zarar verilmeyeceğini, yapılacak faaliyetin ulaşımı olumsuz etkilemeyeceğinin, madencilik faaliyeti yapılacak alanın en yakın yerleşim yeri olan Soğuk Çeşme’ye (Ilıca) yaklaşık 4km, Eskişehir-Kütahya karayoluna 3,2 km uzaklıkta olduğunun, bu nedenle yapılacak madencilik faaliyetinin bu mesafelerde toz, gürültü, titreşim, trafiği tehlikeye atma gibi olumsuz etkiler yapmasının söz konusu olamayacağının, ayrıca yörede “Kütahya Ilıca Harlek Termal Merkezi” oluşturmaya yönelik kayda değer bir yatırım yapılmadığı gibi alt yapı hazırlığının da olmadığının tespit edildiği, dava konusu … sayılı maden sahasının Porsuk Nehri Mutlak, Kısa ve Orta Mesafe Koruma Alanları içerisinde yer almadığı, sadece uzun mesafe koruma alanı içinde bulunduğu, uzun mesafe koruma alanında herhangi bir olumsuzluk yaratılmayacağının anlaşıldığı, dava konusu sınır tespit ve özellikle de tevsii işleminin, bilimsel ve teknik açılardan yeterli bir inceleme ve araştırmaya dayanmadığı ve dava konusu maden sahasındaki madencilik faaliyetinin, ilan edilen turizm merkezi sınırları içinde sürdürülmesinin alana olumsuz etkisi olmayacağının ifade edildiği,
Bu durumda; “Kütahya Ilıca Harlek Termal Turizm Merkezi” sınırlarının değiştirilmesine ilişkin oluşturan ön çalışma ve etütlerin yeterli içerikte olmadığı, sınır değiştirme işleminin gerekçesinin belirsiz olduğu, alanın jeolojik yapısı, maden potansiyeli ve termal su kapasitesinin tespiti hususunda yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, diğer taraftan yapılmak istenilen madencilik faaliyetinin, ilan edilen turizm merkezi sınırları içinde sürdürülmesinin alana olumsuz etkisi olmayacağının bilirkişi raporuyla ortaya konulması karşısında, dava konusu Kültür ve Turizm Bakanlığı işlemi ile Bakanlar Kurulu Kararının “Kütahya Ilıca Harlek Termal Turizm Merkezi”ne ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Öte yandan, davalılardan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen ve 27/07/2020 ve 23/03/2021 tarihlerinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren, 23/06/2020 tarihli, E:2019/2586 sayılı yürütmenin durdurulması kararına ve savcı düşüncesine itiraz dilekçelerinde, her ne kadar, 13/09/2019 tarih ve 30887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 12/09/2019 tarih ve 1532 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla; Kütahya Ilıca Harlek Termal Turizm Merkezi sınırlarının yeniden belirlenerek daraltıldığı belirtilmek suretiyle, dava konusu maden sahasının, söz konusu Cumhurbaşkanı Kararından sonra herhangi bir Turizm Merkezi ve/veya Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi sınırları içerisinde kalmadığı iddia edilmiş ise de, dava konusu işlemlerin, kural olarak, işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince ve o tarihteki fiili ve hukuki durumları dikkate alınmak suretiyle yargısal denetimi yapıldığından, söz konusu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, ilave izin için Bakanlığa sunulan … numaralı işletme ruhsatının 29/06/2007 tarihli olduğu, söz konusu turizm merkezinin ilan tarihi olan 16/12/2006 tarihinden sonra alındığından müktesep hakkın bulunmadığı, Turizm Merkezi içerisinde izin istenilecek ilave alanların ruhsat tarihinin 16/12/2006 tarihinden önce olması gerektiği, farklı kurumların kendi kanunları uyarınca yaptığı değerlendirmelerin Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen görüşü bağlamayacağı, Bakanlar Kurulu Kararı ile Turizm Merkezi ilan edilen alanda herhangi bir maden arama veya işletme ruhsatı verilmeden önce 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7.maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığının olumlu görüşünün alınması gerektiği, gerekli izinler Turizm Merkezi ilan tarihinden önce alınmış olsa dahi kazanılmış hakkın sadece o dönem izin alınan saha için söz konusu olabileceği, ilave izin talep edilen alanlara ilişkin olarak kazanılmış hakkın söz konusu olamayacağı, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin temyize konu 30/11/2021 tarih ve E:2019/2586, K:2021/13171 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 17/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.