Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/171 E. 2022/3295 K. 17.11.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/171 E.  ,  2022/3295 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/171
Karar No : 2022/3295

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … Derneği
2-… Derneği (eski unvanı … Derneği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/14724, K:2021/11619 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/03/2019 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının internet sitesinde duyurulan, … tarih ve … sayılı Makam Oluru ile aynı tarihte yürürlüğe giren Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esasların 2. maddesi ile Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 5/4. maddesinde yapılan değişikliğin, 3. maddesi ile Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 8/1-(b) maddesinde yapılan değişikliğin ve 6. maddesi ile Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 10/1. maddesinde yapılan değişikliğin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/10/2021 tarih ve E:2019/14724, K:2021/11619 sayılı kararıyla;
Çevre Kanununun “İlkeler” başlıklı 3/1-(h) maddesindeki, poşet veya ambalaj ve tek kullanımlık materyallerin kullanımının azaltılmasıyla ilgili uygulamalar ile “Poşet ücreti” başlıklı Ek 13. maddesindeki poşet ücretine ilişkin uygulamalara yönelik usul ve esasların Bakanlıkça belirleneceğinin düzenlendiği, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 5/1-(o) maddesinde plastik poşete uygulanacak ücretle ilgili genel ilkenin belirlendiği, 6/1-(ğ) maddesinde ise plastik poşetin kullanımının azaltılmasına ve raporlanmasına ilişkin esasları belirlemenin Bakanlığın görevleri arasında sayıldığı, bu amaçla; çevrenin korunması, kaynak verimliliğinin sağlanması ve plastik poşet kullanımının azaltılması için plastik poşetlerin ücretlendirilmesine ilişkin hususların, Usul ve Esaslar ile düzenlenmesinde normlar hiyerarşisine aykırılık bulunmadığı,
Düzenlemelerin esasına gelince; plastik atıklardan biri olan plastik poşetlerin kullanım ömrü kısa olmakla birlikte doğada çözünmesinin uzun yıllar alması ve çok az miktarın geri dönüştürülebilmesi nedenleriyle çevrenin korunması için plastik poşetlerin kullanımının azaltılmasının hedeflendiği, dolayısıyla 2872 sayılı Çevre Kanununun Ek 13. maddesinde kaynakların verimli yönetimi ile plastik poşetlerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla plastik poşetlerin kullanıcıya veya tüketiciye ücretli olarak verilmesinin öngörüldüğü, anılan madde ile ayrıca plastik poşetlerin ücretlerinin 25 kuruştan az olmayacağı hüküm altına alınarak, taban ücret bakımından sınırlama getirildiği, bununla birlikte, Bakanlığa bu rakamdan az olmamak kaydıyla, ücret belirleme yetkisi verilirken, tavan ya da sabit veya esnek ücret ayrımı yapılmadığı,
Davalı idarece, kullanıcı-tüketiciye ek bir maliyet getiren yeni bir uygulama olması nedeniyle uygulamanın benimsenmesini kolaylaştırmak amacıyla, plastik poşetlerin üretilmesindeki maliyet ve benzeri unsurlar bakımından satıcı ve üreticinin, gereğinden fazla bir mali külfetle karşılaşmalarını önlemek bakımından da kullanıcı ve tüketicinin menfaatleri arasındaki dengenin gözetilmesi suretiyle Usul ve Esaslarda yapılan değişiklikte hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmediği,
Dava konusu Usul ve Esaslar belirlenmeden önce plastik poşetlerin, kullanıcı-tüketiciye zaten ücret alınmadan verildiği, satılan ürünlerin fiyatlarına ve büyüklüğüne göre plastik poşetlerin niteliği ve niceliğinin değiştiği göz önünde bulundurulduğunda, büyük boyda ve sağlam poşet satan işletmelerin, poşet ücretinin sabit olmasından dolayı zarara uğramayacakları gibi, bu durum aynı hizmet ve iş kolundaki ticari işletmeler açısından da ticari eşitsizlik yaratmayacağı gerekçeleriyle dava konusu Usul ve Esaslarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacılar tarafından, Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8/1-(b) ile 10/1. maddelerinde yapılan değişikliklerle plastik poşet ücretlerinin hem taban hem de tavan fiyatlarının Bakanlık tarafından belirlendiği, bu haliyle düzenlemenin ticari eşitsizlik oluşturduğu, perakende işletmecilerin zarar etmesine neden olduğu, nitekim büyük boyda ve sağlam poşet satmak zorunda olan işletmelerin, bunları temin ederken diğer işletmelere göre daha fazla ücret ödediği, dolayısıyla poşet satışından kar etmek bir yana poşet maliyetinin karşılanamaz duruma gelindiği, bu nedenle poşet ücretlerinin, muhtevası ve boyutu dikkate alınmaksızın sabit ücret üzerinden belirlenmesinin, işletmeler arasında ticari eşitsizliğe yol açtığı, Çevre Kanunu ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde plastik poşet satışına ilişkin taban ücretin, Bakanlık tarafından belirleneceğinin düzenlendiği, dolayısıyla Bakanlığın sadece taban ücretini belirleme yetkisinin bulunduğu, mevcut düzenleme ile tavan ücretinin de belirlenmiş olduğu, bu nedenle, dava konusu işlemin hem yetki hem de konu bakımından hukuka aykırı hale geldiği, idari işlemin nihai amacının kamu yararı olacağı, mevcut düzenlemelerle muhteviyatına bakılmaksızın tek ücret belirlenmesi nedeniyle kişilerin tercihlerini büyük boy ve kalın poşetten yana kullanacakları, bu yönüyle tüketim artacağından Usul ve Esasların düzenleniş amacı olan çevrenin korunması amacına aykırılık teşkil edeceği, dolayısıyla kamu yararının da gerçekleşmesine engel olacağı, diğer taraftan, 3011 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 1. maddesi uyarınca, kamuyu ilgilendiren yönetmeliklerin Resmi Gazete’de yayımlanması gerektiği, adsız düzenleyici işlemlerin yönetmeliklerle aynı rejime tabi olduğu ve dolayısıyla dava konusu değişikliğe ilişkin Usul ve Esasların da Resmi Gazete’de yayımlanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 20/10/2021 tarih ve E:2019/14724, K:2021/11619 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine,
4. Kesin olarak, 17/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.