Danıştay Kararı 13. Daire 2022/4207 E. 2022/4272 K. 17.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/4207 E.  ,  2022/4272 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4207
Karar No:2022/4272

TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…

2. (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : … Odası
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Orman Genel Müdürlüğü Adana Orman Bölge Müdürlüğü’nce 08/02/2022 tarihinde yayımlanan “Orman Mühendisliği ve Harita Mühendisliği Danışmanlık Hizmet Alımı” ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava konusu ihalenin 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16, 17/3 ve 18. maddelerine göre verilmiş olan 150 adet izin dosyasının Orman Bilgi Sistemi (ORBİS) e-izin modülünde karşılaştırılması, düzeltilmesi, işlenmesi, haritaların güncellenmesi ve kontrolü danışmanlık hizmet alım işine ilişkin olduğu, söz konusu işler göz önüne alındığında, ihale konusu işin salt orman mühendisliği veya harita ve kadastro mühendisliği meslek alanı içerisinde kalmayıp her iki meslek alanını da ilgilendirir nitelikte olduğu, ancak, dava konusu ihaleye ilişkin ihale ilanı ve diğer dokümanlara bakıldığında, ihaleye katılabilmek için gereken belgeler arasında, 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun’un 4 ve 5. maddelerindeki orman mühendisliği konularına ait ihale işleri için düzenlenen, Orman Mühendisleri Odası’ndan alınmış “Serbest Ormancılık/Orman Ürünleri/Büro ve Şirketi Oda Tescil ve 5531 sayılı Kanuna ait Mesleki Faaliyet İhale Yetkinlik Belgesi”nin istendiği, ihaleyi kazanan serbest ormancılık bürosu veya şirketinin ihale sözleşmesini imzalamadan önce, yetkinlik belgesi sahibi meslek mensubunun 5531 sayılı Kanundaki mesleki faaliyet konularına ait ihaleli işler için düzenlenen meslek mensupluğu oda kayıt belgesini sunmasının zorunlu tutulduğu, ihale kapsamında 5531 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamına giren orman mühendisleri ile orman yüksek mühendislerinin mesleki faaliyet konularından olduğu, bu işin 5531 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre Orman Mühendisleri Odası’nca yetkilendirilen, danışmanlık hizmet sunucuları orman mühendisi ve orman yüksek mühendisi unvanlı meslek mensuplarının hak ve yetkisinde bulunması, bu meslek mensuplarının 5531 sayılı Kanun’un 7 ve 8. maddelerine dayanarak yürürlüğe konulan Ormancılık ve Orman Ürünleri Bürolarının Kuruluş ve Çalışma Esasları Yönetmeliği’nin 12 ve 13. maddelerine göre kurdukları Orman Mühendisleri Odası’ndan tescilli serbest/serbest yeminli ormancılık büroları, serbest/serbest yeminli ormancılık şirketlerinin iştigal sahalarına girdiği, ihale dokümanları hazırlanırken bu hususlara dikkat edilmesi gerektiğine dair hükümler içerdiği; bu durumda, ihaleye ilişkin dokümanların dava konusu ihalenin bir meslek grubunu diğer meslek gruplarına karşı ihaleye katılma ve teklif verme bakımından avantajlı veya dezavantajlı duruma getirecek ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda aranılan “rekabet ilkesini” ihlâl eder nitelikte şartlar ihtiva ettiği anlaşıldığından, dava konusu ihalede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, söz konusu ihale kapsamında yapılacak işin kadastrosu tamamlanan veya devam eden ormanlara ait haritaların ölçme, hesap, tersimat ve aplikasyon işi olmadığı, yapılacak işin ormandan verilen izinlere ait dosya verilerinin şube müdürünün veya görevlendirdiği bir personel kontrolünde orbis sistemine kaydının yapılması olduğu, orman mühendisinin veya harita mühendisinin mesleki imzasının gerektirdiği bir iş olmadığı, söz konusu iş kapsamında çalıştırılacak orman mühendisi, harita mühendisi veya harita teknikerinin harita üretimi yapmayacağı, mevcut verilerin sadece orbis içerisindeki e-izin modülüne aktarımının yapılacağı, bu kapsamda hata var ise düzeltileceği, eksik var ise tamamlanacağı, yapılacak işler kapsamında orman mühendisi, harita mühendisi veya teknikerinin imzası veya onayı bulunmayacağından ihaleye konusu işlerin yapılması için harita mühendisi veya teknikerinin bulunmalarının da zorunlu olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı yanında müdahil TMMOB Orman Mühendisleri Odası tarafından, orman florası, orman alanları ve bitkileri üzerinde tek işlem yapma hak ve yetkisinin orman mühendislerine ait olduğu, ihale konusu işin bütününün orman mühendislerini; küçük bir bölümün ise harita mühendislerini ilgilendirmekte olduğu, ihale konusunun mevcut verilerin, Orman Genel Müdürlüğü’nün ORBİS sistemine aktarılması işleri olduğu, yeni bir harita üretimi ya da koordinat belirleme işleminin söz konusu olmadığı, orman alanları içerisinde yapılacak tüm işlemlerin kontrol, disiplin ve sorumluluğun orman mühendisleri ve ormancılık büro ve şirketlerine ait olduğu, bunlar altında diğer alt disiplinlerden mühendis ve teknikerlerin çalışmasında bir sakınca bulunmadığı ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Anayasa’nın 135. maddesi ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca işbu dava konusu ihalenin doğrudan davacı Oda ve üyelerinin menfaatini etkilediğinden dava açma ehliyetinin bulunduğu, ihale kapsamındaki iş kalemlerinin harita ve kadastro mühendislerine ait işlerden olduğu, bu nedenle ihale dokümanı düzenlemelerinin 4734 sayılı Kanun’da düzenlenen temel ilkelere aykırı olduğu, ihale konusu işin tamamının harita ve kadastro mühendislik hizmetleri kapsamında olmasına karşın ihale ilanında ve ihale dokümanlarında getirilen düzenlemelerle ihaleye yalnızca serbest ormancılık/orman ürünleri/büro ve şirketlerinin istekli olarak katılabileceğinin belirtilmesi, benzer iş tanımının da bu alanlardan aranılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, yetkisi olmadığı hâlde diğer meslek gruplarına ya da isteklilere hukuka aykırı bir şekilde iş yaptırılması sonucunu doğuracağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya ve davalı yanında müdahile iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.