Danıştay Kararı 13. Daire 2016/1538 E. 2022/4257 K. 16.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/1538 E.  ,  2022/4257 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/1538
Karar No:2022/4257

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ana takip numaralı ödeme emrinin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı ile … tarih ve … sayılı kararlarıyla verilen toplam 130.000,00-TL idari para cezasına ilişkin kısımlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Kurul kararlarının … Nakliyat Petrol Ürünleri İnşaat Ticaret Turizm Ltd. Şti.’nin ticaret sicilinde kayıtlı adresine ve şirket ortaklarından davacının adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak tebliğ evrakının iade edilmesi nedeniyle ilanen tebligat yoluna müracaat edildiği görülmekte ise de, davaya konu idari para cezalarının anılan şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin anılan şirketin ticaret siciline kayıtlı resmî adresinde şirket ortaklarından olan davacıya tebliğ edilebildiği, ödeme emrinin usulune uygun olarak davacının yöneticisi ve ortağı olduğu şirketin ticaret sicilinde yazılı adresine tebligat yapıldığından davacı şirketin adresinin meçhul olmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13. maddeleri uyarınca tebligatın yapılamaması hâlinde aynı Kanun’un 21. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tebligat yapılması gerekirken anılan Kanun’da belirtilen şartlar oluşmadan 28. madde uyarınca davacının ortağı ve yöneticisi olduğu şirketin adresinin meçhul olduğundan bahisle Resmî Gazete’de yapılan ilanen tebliğin usule uygun bir tebligat olmadığı, bu durumda ortada kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceğinden ödeme emrinin davaya konu kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle ödeme emrinin hukuka aykırı bulunan davaya konu kısımlarının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesine göre davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu, davacı tarafından borcun vadesinde ödenmediği, kendilerince takibe başlanmasının kanuni bir zorunluluk olduğu, verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerekmekle birlikte, dava konusu işleme dayanak Kurul kararlarının … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla belirlenen “niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller” kapsamında olup olmadığı hususu da değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası yönünden inceleme yapılması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacının ortağı ve yöneticisi olduğu … tarih ve BAY/… sayılı bayilik lisansı sahibi … Nakliyat Petrol Ürünleri İnşaat Ticaret Turizm Limited Şirketi’ne (asıl borçlu şirket) ait tesisten 11/06/2007 tarihinde motorin numuneleri alınmış, alınan numunelerin TÜBİTAK’ta yapılan analizi sonucunda “yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermeyen ve ilgili teknik standartlara aykırı akaryakıt ikmal ettiği” tespit edilmiş, bu tespit üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararıyla 120.000,00-TL, 11/06/2007 tarihi itibarıyla sigorta yaptırma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle de … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla 10.000,00-TL idari para cezası verilmiştir.
Bahse konu Kurul kararları akaryakıt istasyonunun bulunduğu “…-… Karayolu … Km KÜTAHYA” adresine farklı tarihlerde tebliğe çıkarılmış, belirtilen adrese tebligat yapılamaması üzerine 27/10/2009 tarih ve 2293-148 sayılı Kurul kararı 21/01/2010 tarih ve 27469 sayılı Resmî Gazete’de, 20/05/2010 tarih ve 2569-117 sayılı Kurul kararı ise 25/07/2010 tarih ve 27652 sayılı Resmî Gazete’de ilanen tebliğ edilmiş, ilanen tebliğe rağmen süresinde ödeme yapılmadığından bahisle davalı idarece asıl borçlu şirket adına … tarih ve … ana takip numaralı, 120.000,00-TL tutarlı; … tarih ve … ana takip numaralı, 10.000,00-TL tutarlı ödeme emirleri düzenlenmiştir.
Anılan ödeme emirlerine karşı … İdare Mahkemesi’nde açılan davalarda, Mahkemenin … tarihli, E:…, K:… ve … tarihli, E:…, K:… sayılı kararlarıyla, “dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Kurul kararının ‘Kütahya-Eskişehir Karayolu 17. Km KÜTAHYA’ adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak tebliğ evrakının iade edilmesi nedeniyle ilanen tebligat yoluna müracaat edildiği görülmekte ise de, ödeme emrinin davacı şirketin müdürüne tebliğ edilebildiği, ödeme emri davacı şirkete tebliğ edilebilmesine karşın, ödeme emri dayanağı kararın davacıya tebliğ edilemediğinden bahisle ilanen tebligata ilişkin hükümlerin uygulandığı, Tebligat Kanunu’nda öngörülen usule uyulmadığı ve idari para cezası kararının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği sonucuna varıldığı, dolayısıyla ortada kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” gerekçesine yer verilerek iptallerine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen iptal kararları üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca … tarih ve … sayılı yazıyla bahse konu Kurul kararları kanuni temsilci olan davacının “… Mahallesi, … Caddesi, No:… KOCAELİ” adresine tebliğe çıkarılmış, bu tebligat kişinin adreste bulunamaması üzerine iade edilmiş, akabinde Kurum tarafından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nden … tarih ve … sayılı yazıyla “… İdare Mahkemesi’nce ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilemediğinden bahisle iptallerine karar verildiği, mevzuata aykırı fiilleri nedeniyle hakkında idari para cezası uygulanmasına karar verilen … Nakliyat Petrol İnşaat Ticaret Turizm Limited Şirketi’nin ‘… Mevkii … Caddesi … Sokak No:… Kat:… Körfez/KOCAELİ’ adresine yapılan tebligat ve ortağı olan …’ın ‘…Mahallesi, … Caddesi, No:… KOCAELİ’ adresine yapılan tebligat söz konusu adreste bilinmemesi sebep gösterilerek iade edilmiştir. Bu çerçevede, söz konusu Kurul kararlarının lisans sahibine tebliğ edilerek tebligata ilişkin tutulacak tutanağın Kurumumuza bildirilmesi hususunda…” adres araştırması yapılması ve buna ilişkin tutulacak tutanağın Kuruma gönderilmesi talep edilmiştir.
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na gönderilen … tarih ve … sayılı cevabî yazıda “… Nakliyat Petrol Ürünleri İnşaat Turizm Limited Şirketi’nin ilgi yazınızda belirtilen adresine gidildiğinde iş yerinin boş olduğu ve çevrede yapılan araştırmada sahiplerinin bilinmediği, …’ın ilgi yazınızda belirtilen adresine değişik tarihlerde gidilerek belirlenen adresinde ikamet etmediği ve çevrede yapılan araştırmada yeni adresinin bilinmediği belirlendiğinden söz konusu tebligatlar şirket ve lisans sahiplerine tebliğ edilememiş olup tanzim edilen tutanak ilgili yazımız ekinde gönderilmiştir.” şeklinde tespitlere yer verilmiş; adres araştırması neticesinde de davacı ile asıl borçlu şirketin adresinin tespit edilememesi üzerine bahse konu Kurul kararları 09/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmî Gazete’de ilanen tebliğ edilmiştir.
Kurul kararlarının ilanen tebliğ edilmesinden sonra ödeme yapılmaması üzerine davalı idare tarafından asıl borçlu şirket adına … tarih ve …-… ana takip numaralı ödeme emirleri düzenlemiş, asıl borçlu şirketin hacze kabil bir varlığı bulunamadığından kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına … tarih ve … ana takip numaralı dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.
Bunun üzerine anılan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “İlanen tebligat” başlıklı 28. maddesinde, “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılmayan ve ikametgahı, meskeni veya iş teri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır Adresin meçhul olması hâlinde keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edilir. Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmî veya hususî müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir. …” kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan hâliyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlanen tebligat usûlünün uygulanabilmesi için, aktarılan düzenlemede belirtilen usûl izlenerek adres araştırması yapılması ve buna rağmen tebligat yapılacak bir adrese ulaşılamaması gerekir.
Bununla birlikte, amme alacağının ödeme emri ile takip ve tahsil edilebilmesi için, tüm usûl işlemleri tamamlanarak ortada tahakkuk safhası kesinleşmiş bir amme alacağının bulunması gerekmektedir.
Dosyanın Dairemizin E:2022/2994 sayılı dosyasıyla birlikte incelenmesinden, Kurul’un … tarihli, … sayılı ve … tarihli, … sayılı kararlarıyla … Ltd. Şti.’ye idari para cezası verildiği, Kurul kararlarının farklı tarihlerde “… Karayolu … Km KÜTAHYA” adresine tebliğe çıkarıldığı, belirtilen adrese yapılan tebligatın iadesi üzerine 27/10/2009 tarih ve 2293-148 sayılı Kurul kararının 21/01/2010 tarih ve 27469 sayılı Resmî Gazete’de, 20/05/2010 tarih ve 2569-117 sayılı Kurul kararının ise 25/07/2010 tarih ve 27652 sayılı Resmî Gazete’de ilanen tebliğ edildiği, akabinde davalı idare tarafından idari para cezalarının tahsili amacıyla asıl şirket adına ödeme emirleri düzenlendiği, anılan ödeme emirlerine karşı açılan davalarda … İdare Mahkemesi’nce Kurul kararlarının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçe gösterilerek iptallerine karar verildiği, Mahkeme kararları üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nden adres araştırması yapılmasının talep edildiği, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan adres araştırması neticesinde davacı ile asıl borçlu şirketin belirtilen adreslerde bulunmadığı ve başka adreslerine de ulaşılamadığından tebligatın yapılamadığının beyan edildiği, bunun üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından anılan Kurul kararlarının 13/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmî Gazete’de ilanen tebliğ edildiği, ilanen tebliğe rağmen ödeme yapılmadığından bahisle davalı idarece asıl şirket adına ödeme emirleri düzenlendiği, asıl şirketin hacze kabil mal varlığı bulunmadığından kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yapılan tebligatın iadesi üzerine Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nden bahse konu Kurul kararlarının tebliğ edilerek tebligata ilişkin tutulacak tutanağın gönderilmesinin istenildiği, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nce, asıl borçlu şirketin yazıda belirtilen adresine gidildiğinde iş yerinin boş olduğu ve çevrede yapılan araştırmada sahiplerinin bilinmediği, şirket ortağı olan davacının yazıda belirtilen adresine değişik tarihlerde gidildiği, adresinde ikamet etmediği ve çevrede yapılan araştırmada yeni adresi bilinmediğinden söz konusu tebligatların şirket ve lisans sahiplerine tebliğ edilemediği ve bu durumun tutanak altına alındığının belirtildiği, dolayısıyla tebligatların iadesi üzerine yapılan adres araştırmasında belirtilen adreslerde bulunmadığı ve tebligat yapılabilecek yeni bir adres de tespit edilemediğinden, asıl borçlu şirketin adresinin meçhul olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, 7201 sayılı Kanun’un 28. maddesi uyarınca adresi meçhul sayılanlara yönelik ilanen tebligat yapılmadan önce Kanun’da belirtilen ve yapılması gereken adres araştırmasının resmi bir müessese olan Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’ne yaptırıldığı anlaşıldığından, adresin meçhul olmadığı ve dolayısıyla tebligatın usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan tahakkuk işlemine karşı dava açılmaması, 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı yolundaki itirazlarının yargısal incelemesinin yapılmasına engel teşkil etmemektedir. Ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davalar, 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince davacının “böyle bir borcu olmadığı” şeklindeki itirazı kapsamında değerlendirilmelidir. Bu kapsamda, ödeme emrinin dayanağını teşkil eden kamu alacağının maddi kaynağına ilişkin hukuka uygunluk denetiminin yapılması ve varsa borcun tahakkukundan önceki aşamaya ilişkin hukuka aykırılık iddialarının incelenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, ödeme emrinin dayanağı Kurul kararlarına karşı dava açılmadığı göz önüne alınarak ödeme emrine karşı açılan işbu davada davacı tarafından ileri sürülen iddiaların “böyle bir borcun olmadığı” itirazı kapsamında değerlendirilerek uyuşmazlığın esası yönünden yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği de açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.