Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/9193 E. , 2022/9763 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/9193
Karar No : 2022/9763
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …
2- … Başkanlığı – ANKARA
VEKİLLERİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Antalya İli, Gündoğmuş İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, bölgede meydana gelen orman yangını nedeniyle ihtiyaç duyulan yapılaşmanın ivedilikle gerçekleştirilmesi amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/08/2021 tarih ve 4414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının anılan taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, doğal afetin tek başına dava konusu işlemin tüm unsurlarını kapsamadığı, dava konusu işlemde kamu yararının bulunmadığı, taşınmazın hangi kritere göre seçildiğinin belli olmadığı, komşu taşınmazlarla birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasını gerektirecek hiçbir farklılığın bulunmadığı, komşu taşınmazların da benzer alana sahip olduğu, birçok taşınmazdan eşit miktarda alanın kamulaştırılması yerine yalnızca bir taşınmazın kamulaştırılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, taşınmaz üzerinde yeni yapılmış ve yangından zarar görmemiş ev bulunduğu, komşu taşınmazlara göre daha yeni evin kamulaştırılmasının daha maliyetli olacağı, taşınmazın kuşaklardan bu yana aynı aile tarafından mülk edinildiğinden manevi değerinin bulunduğu, bölge halkının hasar gören evlerinin yerine yenisinin yapılmasını talep ettiği, başka bir yere taşınmak istemedikleri, yapılacak olan site tarzı apartman yapılaşmasının bölgenin yapısına uygun olmadığı, bölgede acil yıkılacak 17 ev bulunduğu ve bunların yerine yenisinin yapılması için işlemlere başlanıldığı göz önüne alındığında dava konusu işlemin yangınla illiyet bağının bulunmadığı, bölgede kamuya ait taşınmazların da bulunduğu ileri sürmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalılar tarafından, 2021 yılı yaz ayında çıkan orman yangınında … Mahallesinin de zarar gördüğü, bölgenin ihtiyaç duyduğu yapılaşmanın ivedilikle sağlanması için proje sahası olarak belirlenen alanda bulunan taşınmazın acele kamulaştırılmasında kamu yararının bulunduğu, orman yangını neticesinde … Mahallesinde acil barınma ihtiyacı doğduğundan en uygun yer olan davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiği, ayrıca sürekli yağış alan bölgenin zemininin sağlam tutulması için çalışma yapıldığı, afetzedeler için yapılacak konut ve ahırların öncelikle yerinde yapılmasının benimsendiği, bu amaçla Çevre ve Şehircik İl Müdürlüğü ve Afet ve Acil Durum Yönetimi İl Müdürlüğü tarafından oluşturulan 3 kişilik yer seçim ekiplerince mahallinde inceleme yapıldığı, … Mahallesinde komisyon tarafından incelenen afetzede vatandaşların yerlerinin heyelan ve kaya düşmesi riski yüksek olan yamaçta bulunması ve afete maruz bölge içerisinde kalması nedenleriyle uygun görülmediği, afetzedeler için konut yapımına uygun Hazineye ait taşınmaz tespit edilemediğinden yerleşim yeri içinde yaralan, altyapı imkanlarına yakın ve topoğrafik açıdan konut yapımına uygun olduğu değerlendirilen davaya konu parselin kamulaştırılması zaruretinin doğduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Kamu yararı kararına veya onaylı imar planına ve ilgili Bakanlıkça onaylı özel plan ve projeye dayanmayan davaya konu acele kamulaştırma kararının iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Antalya İli, Gündoğmuş İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, bölgede meydana gelen orman yangını nedeniyle ihtiyaç duyulan yapılaşmanın ivedilikle gerçekleştirilmesi amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 25/08/2021 günlü, 31579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 24/08/2021 günlü, 4414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.” hükmü, 6. maddesinde “….Cumhurbaşkanı veya bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararlarının ayrıca onaylanması gerekmez. Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır.” hükmü yer almaktadır.
Anayasa’nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa’ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkün olup buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır. Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idareler tarafından, 2021 yılı yaz aylarında ülkemizin güney bölgelerinde meydana gelen orman yangınları sonucu zarar gören bölgelerden olan Antalya İli, Manavgat İlçesi, … Mahallesinde ihtiyaç duyulan yapılaşmanın bir an önce sağlanması için proje sahası ve en uygun yer olarak belirlenen uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasında kamu yararı görülmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiğinin belirtildiği; … Asliye Hukuk Mahkemesinin … günlü, E:… D.İş, K:… sayılı kararıyla taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay Altıncı Dairesi’nin 06/10/2021 ve 16/11/2021 tarihli ara kararlarıyla davalı idarelerden “dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağı olan onaylı projesinin veya kamu yararı kararının” istenilmesine karşın dava konusu işlemin dayanağına ilişkin bilgi ve belge gönderilmediği, Dairenin 27/01/2022 tarihli ara kararlarıyla dava dışı idareler Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Antalya İl Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü ve Gündoğmuş Belediye Başkanlığından, dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağı olan plan, proje kamu yararı kararı, imar planı işlemlerinin gönderilmesinin istenildiği, ara kararına verilen yanıtlardan, uyuşmazlığa konu taşınmazın 20/12/1993 tarih ve 5204 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile afete maruz bölge olarak ilan edilen alan sınırları dışında kaldığı; meydana gelen yangın sebebiyle Gündoğmuş İlçesinde kesin hasar tespit çalışmaları yapıldığı ve hasar tespit çalışmalarının tamamlandığı, alanda imar/inşaat çalışmalarının yürütüldüğü, taşınmazın bulunduğu alana ait imar planının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırma işleminin dayanağı olarak 2942 sayılı Yasa uyarınca ilgili idare tarafından alınan kamu yararı kararı, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projenin bulunmaması nedeniyle, dayanağı olmayan dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında mevzuata ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, dava konusu 24/08/2021 günlü, 4414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 16/11/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’ün ve davalı … ile … Başkanlığı vekili Av. …’ın geldiği, Danıştay Savcısı …’ın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava konusu 24/08/2021 tarih ve 4414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Antalya İli, Gündoğmuş İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, bölgede meydana gelen orman yangını nedeniyle ihtiyaç duyulan yapılaşmanın ivedilikle gerçekleştirilmesi amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1. maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler.” hükmüne ve 6. maddesinin son fırkasında; “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” hükmüne, 6. maddesinde “….Cumhurbaşkanı veya bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararlarının ayrıca onaylanması gerekmez.
Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır.” hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılabilecek olup, kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 06/10/2021 ve 16/11/2021 tarihli ara kararlarıyla davalı idarelerden “dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağı olan onaylı projesinin veya kamu yararı kararının” iki kez istenilmesine rağmen davalı idareler tarafından dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağına ilişkin bilgi ve belge gönderilmediği, Dairemizin 27/01/2022 tarihli ara kararlarıyla dava dışı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından, “dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağı olan onaylı projesinin veya kamu yararı kararının, yapılması planlanan projeye ilişkin bilgi ve belgelerin”; dava dışı Antalya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Antalya İl Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğünden, “dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağı olan onaylı projesinin veya kamu yararı kararının”; dava dışı Gündoğmuş Belediye Başkanlığından, “dava konusu acele kamulaştırma işleminin dayanağı olan dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin imar planlarının gönderilmesinin ve davaya konu taşınmazın plandaki fonksiyonun açıklanmasının” istenildiği, ara kararına Antalya İl Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla davaya konu taşınmazın 20/12/1993 tarih ve 5204 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile afete maruz bölge olarak ilan edilen alan sınırları dışında kaldığı yönünde; Antalya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Antalya İl Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla meydana gelen yangın sebebiyle Bakanlıkları Yapı İşleri Genel Müdürlüğü koordinesinde Gündoğmuş İlçesinde kesin hasar tespit çalışmaları yapıldığı ve hasar tespit çalışmalarının tamamlandığı, davaya ilişkin Müdürlüklerinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı yönünde; Gündoğmuş Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısıyla dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ait imar planının bulunmadığı yönünde; Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısıyla bahse konu alanda imar/inşaat çalışmalarının 7269 sayılı Kanunun 21. ve 15. maddesi hükümleri çerçevesinde bahse konu alanda imar/inşaat çalışmalarının yürütüldüğü, Bakanlıklarınca hasar tespit çalışmalarının yapıldığı ve tamamlandığı, dava konusu taşınmazı kapsayan alanda Bakanlıklarınca yürütülen herhangi bir imar planı ile herhangi bir kamulaştırma projesi ve/veya kararının bulunmadığı, kamulaştırma işlemlerinin ilgili idarece yapılması gerektiği, Bakanlıklarınca herhangi bir uygulama yapılmadığı ve konuya ilişkin herhangi bir evraka rastlanılmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamulaştırma yapılabilmesi için ya ilgili idare tarafından kamu yararı kararının alınması, ya da onaylı imar planı veya ilgili Bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak bir hizmet olması gerektiğinden, gerek davalı idareler gerekse yukarıda belirtilen idareler tarafından Dairemiz ara kararlarına verilen cevapların incelenmesinden afetzedelerin barınma ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılacak projeye ilişkin alınmış bir kamu yararı kararının veya onaylı imar planının ve ilgili Bakanlıkça onaylı özel plan ve projesinin bulunmadığı, dolayısıyla davaya konu acele kamulaştırma kararının dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
1.Dava konusu işlemin uyuşmazlığa konu parsele ilişkin kısmının İPTALİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4.Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.