Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1565 E. , 2022/9762 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/1565
Karar No : 2022/9762
DAVACILAR : 1- …
2- …
DAVALILAR : 1- … – …
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : Bağlantı Anlaşması uyarınca tesis edilecek “154 kV Akbelen TM-Karacailyas MevkiiND Enerji İletim Hattı (Yenileme) Projesi” kapsamında ekli haritada gösterilen güzergâha isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 17/08/2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22/07/2013 tarih ve 2013/5183 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının davacının maliki olduğu Mersin İli, Toroslar İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI: Davaya konu kararın daha önce ifa edildiği, nakil hatlarının yerinin ancak yeni bir karar ile değiştirilebileceği, hattın yerinin değişmesinin yeni hak ihlallerine neden olduğu, uygulaması bitmiş bir karar ile yeni eylemlerle yeni bir fiili düzenleme yapılamayacağı, eşitliğe aykırı ve orantısız bir düzenleme yapıldığı, hattın yer altına alınması gerektiği, eski hattın yerinin değiştirilemeyeceği, değiştirilecekse yeni bir idari karar gerektiği, davaya konu taşınmazlarda bina yapımı ve kullanımının birçok noktada engellendiği, değer ve gelir kaybı olduğu ileri sürülerek, dava konusu işlemin iptali istenilmektedir.
DAVALI İDARELERDEN …’NIN SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı, projenin güvenli yaklaşım mesafeleri göz önünde bulundurularak yapıldığı, kamu yararı ve ölçülülük hususlarında idarenin takdir yetkisi olduğu, talebin yerindelik denetimine girdiği belirtilerek,davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI İDARELERDEN … A.Ş.’NİN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Bağlantı Anlaşması uyarınca tesis edilecek “154 kV Akbelen TM-Karacailyas MevkiiND Enerji İletim Hattı (Yenileme) Projesi” kapsamında ekli haritada gösterilen güzergâha isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 17/08/2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22/07/2013 tarih ve 2013/5183 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının davacının maliki olduğu Mersin İli, Toroslar İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 35. maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü, 46. maddesinde “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir yer almaktadır.” hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No’lu Protokolünün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1. maddesinde: “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 1. maddesinde “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler” hükmüne, 3. maddesinde “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler” hükmüne, 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinde; “Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir.
Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması hâlinde ise Hazineye ait olur. Kamulaştırma bedeli önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisi tarafından ödenerek tapuda Hazine adına tescil edilen veya niteliği gereği tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde Maliye Bakanlığınca kamulaştırma bedelini ödeyen önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkının ve/veya kullanma izninin süresi önlisans veya lisansın geçerlilik süresi ile sınırlıdır” hükmü, 20/1 maddesinde ise, “Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur…” hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden ,Mersin İli, Toroslar İlçesi, … Mahallesi ,… ada ,… ve … ada … parsel üzerinden 154 Kv Akbelen TM-Karacailyas Mevkii ND (Yenileme) enerji iletim hattının fiilen geçtiği ,enerji iletim hattının yenilemeye tabi tutulmadan önce 13/04/1978 tarihinde geçici kabulü yapılarak 154 Kv Mersin TM-Taşucu TM adıyla işletmeye alındığı ,bahse konu hattın ekonomik ömrünü yitirmesi , enerji verimliliği , enterkonnektesinin arz güvenliği ,Mersin İli ve çevresi bölgenin gün geçtikçe artan enerji ihtiyaçları göz önünde bulundurularak dava konusu hattın yenilenmesine karar verildiği ,aynı güzergah kullanılarak 154 Kv Akbelen TM-Karacailyas Mevkii ND(Yenileme) adı altında yenileme kapsamına alındığı anlaşılmaktadır.
Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği dikkate alındığında enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması hususu dikkate alındığında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu tartışmasızdır.
Bu durumda; yapımı tamamlanan tesiste üretilecek elektrik enerjisinin sisteme bağlantısının gerçekleştirilmesi suretiyle Ülke ekonomisine kazandırılmasının ve somut olayda olduğu gibi Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının hedeflenmiş olması nedeniyle davaya konu iletim hattının yapımı amacıyla davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, iletim hattının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 16/11/2022 tarihinde, davacılar … ve …’ün gelmediği, davalı Cumhurbaşkanlığı vekili Av. …’nin geldiği, davalı Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili Av. …’ın da geldiği, Danıştay Savcısı …’ın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Mersin İli, Toroslar İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … ada … parsel üzerinden 154 Kv Akbelen TM-Karacailyas Mevkii ND (Yenileme) enerji iletim hattının fiilen geçtiği, enerji iletim hattının yenilemeye tabi tutulmadan önce 13/04/1978 tarihinde geçici kabulü yapılarak 154 Kv Mersin TM-Taşucu TM adıyla işletmeye alındığı, bahse konu hattın ekonomik ömrünü yitirmesi, enerji verimliliği, enterkonnektesinin arz güvenliği, Mersin İli ve çevresi bölgenin gün geçtikçe artan enerji ihtiyaçları göz önünde bulundurularak dava konusu hattın yenilenmesine karar verildiği, aynı güzergah kullanılarak 154 Kv Akbelen TM-Karacailyas Mevkii ND(Yenileme) adı altında yenileme kapsamına alındığı, bağlantı anlaşması uyarınca tesis edilecek “154 kV Akbelen TM-Karacailyas MevkiiND Enerji İletim Hattı (Yenileme) Projesi” kapsamında ekli haritada gösterilen güzergâha isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 17/08/2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 22/07/2013 tarih ve 2013/5183 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının davacının maliki olduğu Mersin İli, Toroslar İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel ve … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı görev ret kararı üzerine, Danıştay’a gönderilen dosyanın Dairemizin E:2021/1565 sayılı esasına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında; Devletin işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış, 125. maddesinin üçüncü fıkrasında da; 40. maddedeki düzenlemeyle uyumlu olarak idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağı hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun, “Dava açma süresi” başlıklı, 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; ikinci fıkrasında, bu sürenin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı; dördüncü fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, “İvedi yargılama usulü” başıklı 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu, (b) bendinde bu Kanunun 11 inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı hükmü yer almıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesinde, “Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister.
Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, dava dilekçesi ve idare tarafından verilen belgelerin birer örneği de eklenerek taşınmaz malın malikine meşruhatlı davetiye ile veya idarece yapılan araştırmalar sonucunda adresleri bulunamayanlara, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat suretiyle bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.
Mahkemece malike doğrudan çıkarılacak meşruhatlı davetiyede veya ilan yolu ile yapılacak tebligatta;
…
d) 14 üncü maddede öngörülen süre içerisinde, tebligat veya ilan tarihinden itibaren kamulaştırma işlemine idari yargıda iptal veya adli yargıda maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilecekleri,
e) Açılacak davalarda husumetin kime yöneltileceği,
… belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 14. maddesinde, “Kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açılabilir.” hükmüne, 27. maddesinde ise, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen Anayasa ve 2577 sayılı Yasa hükümleri karşısında; özel kanunlarında aksine bir hüküm bulunmadıkça, idari işlemlerde dava açma süresinin başlamasında yazılı bildirimin esas olduğu, dava açma süresi hesabında ilân tarihinin, ancak “ilanı gereken” düzenleyici nitelikteki işlemler açısından dikkate alınacağı, bireysel nitelikteki işlemlere karşı ilgililerin, bu işlemlerin kendilerine yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren dava açabilecekleri kuşkusuzdur. İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralı, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılır bir biçimde duyurulması ve bu işlemlere karşı dava yoluna başvurmalarına olanak sağlama amacını taşımaktadır.
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Bakanlar Kurulu kararlarının Resmi Gazetede yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği açıktır.
Yukarıda anılan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre ise kamulaştırmayı yapan idarece açılan tapu iptal ve tescil davasında; mahkemenin göndereceği meşruhatlı davetiyeyi alan taşınmaz malikinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idari yargı mercilerinde kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açabileceği görülmektedir.
Buna göre, kamulaştırma işlemi ile acele kamulaştırma işlemi birbirlerinden farklı işlemler olup davacılara meşruhatlı davetiyeyle usulüne uygun, başvurulacak merci ve süresini gösteren bir tebligat yapılmış ise; bu tarihten itibaren otuz günlük Kamulaştırma Kanununda belirtilen özel dava açma süresinin aranacağı, şayet davacılara başvurulacak merci ve süresini gösteren böyle bir tebligat yapılmamış ise, bu durumda ilgililerin dava konusu işlemi bütün unsurlarıyla öğrendikleri tarihten itibaren genel idari dava açma süresi olan altmış gün içerisinde, kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açabileceği, acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle ise anılan işlemin usulüne uygun tebliğ edilmemesi halinde Bakanlar Kurulu kararının öğrenilmesi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava açılabileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı kararı da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının davacıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle öğrenme tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içerisinde dava açılabileceğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, davacıların dosya kapsamındaki dava dilekçelerinde, el koyma kararının kendilerine tebliğ edilmediği, evrakları bizzat Mahkemeden 03.12.2019 tarihinde elden teslim aldıkları ve 27.12.2019 tarihinde TEİAŞ’a başvurdukları, 60 günlük sürede taraflarına cevap verilmediği, müracaatın sonuçsuz kalması üzerine davalarını açtıkları yönündeki beyanları ve 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca, ivedi yargılama usulüne tabi davalarda aynı Kanunun 11. maddesinin uygulanamayacağı hususları da gözününe alındığında, davacıların davaya konu işlemi 03.12.2019 tarihinde öğrendikleri sabit olmakla birlikte, iş bu davanın bu tarihten itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde, yani en son 03.02.2020 (Pazartesi) tarihinde açılması gerekmektedir, kaldı ki dava konusu işlemi en geç idareye başvuru tarihi olan 27.12.2019 tarihinde öğrendikleri kabul edilse dahi, altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde, yani en son 25.02.2020 (Salı) tarihinde açılması gereken davanın, 01.04.2020 tarihinde açılması nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yatırılan …-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak, davalılardan Türkiye Elektrik İletişim A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne verilmesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, davalı idarelere verilmesine,
4.Mahkeme aşamasında iade edilmeyen …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemleri halinde davacılara iadesine,
5. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.