Danıştay Kararı Vergi Dava Daireleri Kurulu 2021/1548 E. 2022/1392 K. 16.11.2022 T.

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1548 E.  ,  2022/1392 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1548
Karar No : 2022/1392

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarenin baskı ve zorlamasıyla ihtirazi kayıtla verildiği belirtilen düzeltme beyannamelerine istinaden 2015 yılının Ekim ve Aralık dönemleri için tahakkuk eden katma değer vergileri, damga vergileri, hesaplanan gecikme faizleri ve %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
Süresinden sonra iradi olarak verilen düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilere karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından verilen bozma kararına uyan … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı:
Olayda, davacı tarafından, beyanname verme süresi geçirildikten sonra, faturaları kayıtlara intikal ettirilen firma hakkındaki olumsuz tespitler nedeniyle söz konusu faturalar kayıtlardan çıkarılarak ilgili dönemlere ait katma değer vergisi düzeltme beyannamesine konulan ihtirazi kaydın, süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiye dava açılmasına olanak sağlayan bir çekince olarak kabulüne olanak bulunmadığından, davacı adına tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi ve gecikme faizinin kaldırılması istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı tarafından katma değer vergisi beyannamesinin yasal süresinden sonra verildiği tartışmasız olduğundan, verginin süresinde tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle 213 sayılı Kanun’un 341. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle bozma kararına uyarak istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararı kaldırıldıktan sonra davanın reddine karar vermiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 30/06/2020 tarih ve E:2019/9685, K:2020/2483 sayılı kararı:
Her ne kadar, Mahkemece, Dairenin bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme sonucunda karar verilmiş ise de … Mahkemesinin … tarih ve B.No:… sayılı Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki kararı ve Danıştay Dördüncü Dairesinin bu konudaki içtihat değişikliği gözetildiğinde salt bozma kararına uyulmuş olmasından hareketle usuli kazanılmış hakkın varlığından söz edilemeyeceği tartışmasızdır.
Olayda, düzeltme beyannamesi verilmesinin vergi idaresinin bu yöndeki isteğine dayandığı idarenin savunma dilekçesinde görülmektedir. Bu kapsamda idarece mevzuat gereği re’sen tarhiyat yapılması yoluna başvurulmayıp davacıdan katma değer vergisi beyannamesinde yer alan bazı indirim unsurlarının gerçek bir teslim ya da hizmet ifasına dayanmadığının tespit edildiği gerekçesiyle bu indirim kalemlerinin çıkarılması istenilmiştir.
Buna göre alımlarına konu faturaların sahte olmadığı ve bu nedenle de söz konusu indirim unsurlarının gerçek olduğu düşünülmesine karşın, idarenin vergisel işlemlerine maruz kalmamak amacıyla davacı tarafından düzeltme beyannamesi verildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle mal ve hizmet alımında bulunduğu mükellefin sahte fatura düzenlediği yönünde tespitler bulunmasından dolayı düzeltme beyannamesi vermek durumunda bırakılan davacının bu işleme karşı açtığı davanın Vergi Mahkemesince esas yönünden incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Dolayısıyla Mahkemece, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca, davalı idarenin yazısında davacıya ihtilaflı faturaları düzenlediği belirtilen mükellefler hakkında yapılan tespitler sorularak, varsa anılan mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının getirtilmesi ve davacıdan da iddialarını ispat edici bilgi belgelerin temin edilmesi suretiyle maddi olayın hukuki bir değerlendirmesi yapılıp uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin bozma kararına uyduğunu belirterek verdiği .. tarih ve E:… , K:… sayılı kararı:
Davacı tarafından 04/04/2016 tarihinde ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri ile … Kimya Lojistik Metal Pazarlama Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından düzenlenen faturalar ile birlikte sekiz farklı şirket tarafından düzenlenen faturalarda gösterilen katma değer vergileri indirimlerden çıkarılmış ve dava konusu vergiler tahakkuk ettirilmiştir.
Vergi Dava Dairesinin ara kararı üzerine dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davalı tarafından, davacının 2015-2016 yıllarında alım yaptığı … Kimya Lojistik Metal Pazarlama Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından düzenlenen faturalar yönünden düzeltme beyannamesi vermesi gerektiğinin … tarih ve … sayılı yazıyla davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu müeyyideli yazının 20/10/2016 tarihli olduğu dikkate alındığında davacı tarafından 04/04/2016 tarihinde ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerinin davalı idarenin müeyyideli yazısı olmaksızın verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı idare tarafından tebliğ edilen bir müeyyideli yazı olmaksızın beyanname verme süresi geçirildikten sonra, faturaları kayıtlara intikal ettirilen mükellef hakkındaki olumsuz tespitler nedeniyle söz konusu faturalar kayıtlardan çıkarılarak ilgili dönemlere ait katma değer vergisi düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın tahakkuk eden vergilere dava açılmasına olanak sağladığının kabulü mümkün olmadığından davacı adına tahakkuk eden dava konusu vergiler ile hesaplanan gecikme faizinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Söz konusu katma değer vergisi beyannamelerinin yasal süresinden sonra verildiği tartışmasız olduğundan davacı adına verginin süresinde tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle 213 sayılı Kanun’un 341. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle bozma kararına uyduğunu belirterek istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararı kaldırıldıktan sonra davanın reddine karar vermiştir.
Davacının temyiz isteminde bulunması üzerine dosyanın esas kaydına alındığı Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/10/2021 tarih ve E:2021/4146, K:2021/5074 sayılı kararı:
Daire, Mahkeme kararının eylemli ısrar niteliğinde olduğu gerekçesiyle dosyanın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna gönderilmesine karar vermiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilere karşı dava açılabileceğinin aşikar olduğu, Türk Vergi Sisteminin beyan esasına dayalı olduğu ve bu beyanın doğru olmadığının yapılacak vergi incelemesi ve her türlü araştırmayla somut verilerle ortaya konulmasının zorunlu olduğu, süresinde verilen beyannamelerden sonra vergi dairesinin mükellefleri ikinci kez beyanda bulunmaya zorlama hak ve yetkisinin bulunmadığı belirtilerek hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından 04/04/2016 tarihinde ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri ile … Kimya Lojistik Metal Pazarlama Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından düzenlenen faturalar ile birlikte sekiz farklı şirket tarafından düzenlenen faturalarda gösterilen katma değer vergileri indirimlerden çıkarılmış ve beyannamelerin verildiği tarihte anılan şirkeler yönünden davacıya müeyyideli bir yazı tebliğ edilmemiş ise de davacının iddiası ve davalı idarenin savunması karşısında davacı tarafından yönlendirme sonucu verilen düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın dava açma hakkı verdiğinin kabul edilmesi ve temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, temyiz istemine konu kararın eylemli ısrar kararı niteliğinde olduğuna oybirliğiyle karar verilmesinin ardından, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2- … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3- Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri ve Kanun’a ek (3) sayılı Tarife uyarınca maktu harç alınmasına,
4- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
16/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X – KARŞI OY:
Bir vergilendirme dönemine ait katma değer vergisi beyannamesini verdikten sonra mükelleflerin ödenecek vergi tutarını artıracak ya da devreden vergiyi azaltacak şekilde düzeltme beyannamesi vermelerinin olağan bir durum olduğu söylenemez.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından, davalı idarenin uyarıda bulunması nedeniyle ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi verildiği iddia edilmektedir. Davalı idare tarafından mahkemeye sunulan dilekçede bu iddianın aksi savunulmamış, sözlü uyarıda bulunulmadığı yönünde açık bir iddia da ileri sürülmemiştir.
Davacı tarafından 04/04/2016 tarihinde ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri ile … Kimya Lojistik Metal Pazarlama Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından düzenlenen faturalar ile birlikte sekiz farklı şirket tarafından düzenlenen faturalarda gösterilen katma değer vergileri indirimlerden çıkarılmış ve beyannamelerin verildiği tarihte anılan şirketler yönünden davacıya müeyyideli bir yazı tebliğ edilmemiş ise de davacının iddiası ve davalı idarenin savunması karşısında davacı tarafından yönlendirme sonucu verilen düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın dava açma hakkı verdiğinin kabul edilmesi, … Mahkemesinin … tarih ve B.No:… sayılı kararında ortaya konulan vergisel müdahalelerde mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin usuli güvencelere uygundur.
Bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.