Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/8015 E. , 2022/6598 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8015
Karar No : 2022/6598
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin İli, … Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, “kontrol, genel arama, iz sürme, gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra terk etmek” fiilini işlediğinden bahisle, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin “Görevden Çıkarma” başlıklı 17. maddesinin (ç) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … Valiliği tarafından tesis edilen 04/12/2018 olur tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda; … Jandarma Komutanlığınca 06/09/2018 günü icra edilecek operasyona katılacak iki güvenlik korucusu görevlendirilmesi için Aksu Jandarma Komutanlığından talepte bulunulduğu, … Jandarma Komutanlığınca … Mahallesi korucu başı aranarak iki güvenlik korucusu belirlemesinin istendiği, korucubaşı tarafından belirlenen koruculara görevle ilgili bildirimin telefon ile aramak suretiyle yapıldığı, görev emrini alan davacının … Jandarma Karakolunu arayarak vasıta bulamadığı için göreve gelemeyeceğini bildirdiği, bunun üzerine 06/09/2018 tarihli ve altı karakol görevlilerince imzalanmış tutanağın tutulduğu, davacı hakkında göreve gelmemesi nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında savunmasının alınmak suretiyle GKK Yönetmeliğinin 17. maddesi 1.bendi, (ç) fıkrası (9).alt bendi uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği, Mahkemece davalı idareye davacının görev yerine intikali için ulaşım vasıtası tedarik edilmesi konusunda çalışma yapılıp yapılmadığının sorulmasına ilişkin 11/07/2019 tarihli ara kararına cevaben, GKK Yönetmeliğinin 12. madde (g) bendi uyarınca davacının göreve kendi imkanları ile gelmesi gerektiği, bu nedenle davacının görev yerine intikali için gerekli ulaşım vasıtasının tedarik edilmesi konusunda bir planlama yapılmadığının bildirildiği, bu durumda; GKK Korucuları Yönetmeliğinin 11/6.maddesinde; “Güvenlik korucuları, güvenlik güçleri ile birlikte operasyon için görevlendirilmeleri durumunda, güvenlik güçlerinin kullandığı kara, deniz ve hava araçlarından istifade edecekleri…” ne ilişkin açık hükme rağmen, Mazıdağı Jandarma Karakolu görev bölgesinde yapılacak 06/09/2018 günü gece icra edilecek operasyon için Aksu Jandarma Karakolu’na bağlı Gümüşyuva Mahallesinden aynı gün gündüz saatlerinde telefon ile aramak suretiyle görevlendirilen korucuların Aksu Jandarma Karakolu’na ne şekilde intikal edeceklerinin planlanmadığı, herhangi bir vasıta temin edilmeden, hazırlık süresi tanınmadan davacının kendi imkanları ile göreve gelmesinin beklendiği, buna karşın davacının vasıta bulamadığına ilişkin savunmasına karşın bu savunmanın doğru olup olmadığı ve mazeret olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunun soruşturma aşamasında gerekirse korucubaşından bilgi alınmak suretiyle araştırılması yoluna da gidilmeden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının davacının talebi doğrultusunda görevden çıkarılma tarihinden itibaren işletilmek üzere hak edilen aylar itibariyla işleyen yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, hukuka aykırılığı ortaya konulan dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların her ay itibariyla hak ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği 12 madde (g) bendi gereği, korucuların çağrı üzerine en seri vasıta ile görev yerinde hazır bulunması gerektiği, yönetmelikte çağırma şeklinin yazılı olması gerektiğine dair düzenleme bulunmadığı, davacıya da görevin usulüne uygun bildirildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı vekili tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işleme ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanması, parasal haklara ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; geçici köy korucusu olan davacının, göreve katılmadığından bahisle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
442 sayılı Köy Kanunu’nun 74. maddesinin 3. fıkrasında; “Güvenlik korucularının görev alanı, görevli oldukları köyün hudutları içinde kalan alandır. Gerektiğinde vali veya kaymakam onayı ile güvenlik korucularının görev alanları, geçici ve süresi belirli olarak köy hudutları dışına genişletilebilir ve görev yerleri değiştirilebilir. Güvenlik korucuları diğer bir ilin valisinin talebi üzerine, istihdam edildikleri ilin valisinin onayı ile geçici ve süresi belirli olarak iller arasında görevlendirilebilir. Bu durumda, güvenlik korucusunun harcırahı görevlendirildiği valilik tarafından ödenir.” hükmü, Aynı Kanun’un Ek 18. maddesinde; “Güvenlik korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin “Geçici Köy Korucularının Görev ve Yetkileri-Görev Alanı” başlıklı 11. maddesinin 3. fıkrasında; “Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen şartlar doğrultusunda, güvenlik güçleri ile birlikte takip, haber alma, iz sürme, bu kuvvetlere kılavuzluk, yol gösterme, ve benzeri operasyonel görevleri esnasında, geçici köy korucularının görev alanı, birlikte hizmet gördüğü güvenlik güçlerinin görev alanıdır. Geçici köy korucuları, güvenlik güçleri ile birlikte operasyon için görevlendirilmeleri durumunda, güvenlik güçlerinin kullandığı kara ve hava araçlarından istifade ederler.” hükmü, “Görevler” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde; “Çağrıldığında hemen en seri vasıta ile bağlı bulunduğu jandarma karakolunda veya 11’inci madde çerçevesinde birlikte görev yapacağı güvenlik güçlerinin bulunduğu yerde hazır bulunmak; yapacağı işlere dair talimat almak, silah ve teçhizatını kontrol ettirmek; görev alanında kontrol, genel arama, iz sürme ve suçluları yakalama faaliyetlerine katılmak; gerektiğinde güvenlik güçlerine kılavuzluk yapmak ve yol göstermek konularında verilen görevleri yapmak.” hükmü, “Disiplin Cezaları” başlıklı 17. maddesinin (ç) ‘görevden çıkarma’ başlıklı 1. bendinde; “(1) Bir daha geçici köy korucusu olarak görevlendirilmemek üzere; tazminat ödenmeksizin, görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:” hükmü, aynı maddenin 9. bendinde; “Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağırmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek,” hükmü, “Disiplin cezası vermeye yetkili amirler” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde; “Savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamamaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işleme ilişkin kısmının incelenmesinden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında “…Bu durumda; GKK Korucuları Yönetmeliğinin 11/6.maddesinde; “Güvenlik korucuları, güvenlik güçleri ile birlikte operasyon için görevlendirilmeleri durumunda, güvenlik güçlerinin kullandığı kara, deniz ve hava araçlarından istifade edecekleri…” yönündeki açık hükme rağmen, … Jandarma Karakolu görev bölgesinde 06/09/2018 günü gece icra edilecek operasyon için … Jandarma Karakolu’na bağlı … Mahallesinden aynı gün gündüz saatlerinde telefon ile aramak suretiyle görevlendirilen korucuların … Jandarma Karakolu’na ne şekilde intikal edeceklerinin planlanmadığı, herhangi bir vasıta temin edilmeden, hazırlık süresi tanınmadan davacının kendi imkanları ile göreve gelmesinin beklendiği, buna karşın davacının vasıta bulamadığına ilişkin savunmasına karşın bu savunmanın doğru olup olmadığı ve mazeret olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunun soruşturma aşamasında gerekirse korucubaşından bilgi alınmak suretiyle araştırılması yoluna da gidilmeden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” şeklinde hüküm kurulmuş olsa da; yukarıda belirtilen Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin 11. maddesinin geçici köy korucularının görev alanlarına yönelik düzenlemeye ilişkin olduğu, görev alanı belirlemesi içerisinde geçici köy korucularının güvenlik güçleri ile katıldığı operasyonlarda güvenlik güçlerinin kullandığı hava ve kara araçlarını kullanmaları hususunu düzenlediği, yani başka bir ifadeyle operasyon esnasında geçici köy korucularının güvenlik güçlerinin kullandığı araçları kullanabileceklerini belirttiği; dava konusu olayda olduğu şekilde geçici köy korucularının görevlendirilmeleri halinde görev yerlerine intikallerinin Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği 12. maddesinde geçici köy korucularının görevleri arasında düzenlendiği, bunun da en seri vasıta ile görevlendirildikleri karakol veya merkeze ulaşmaları şeklinde olduğu, geçici köy korucularının ulaşım giderlerinin karşılanması amacıyla harcırah ödemesi aldıkları, bu hususun da 442 sayılı Köy Kanunu’nun 73. maddesinin 3. fıkrasında düzenlendiği görülmüştür.
Bu durumda dava konusu olayda olduğu şekilde kendilerine görev tebliği yapılan geçici köy korucularının görev yerlerine intikalinde Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği 12. maddesinin uygulanacağı, geçici köy korucularının görev alanlarına ve güvenlik güçleriyle birlikte katıldıkları operasyon esnasındaki ulaşım araçlarına ilişkin olarak da 11. maddenin uygulanacağı, Mahkeme kararı içerisinde yer alan ifadenin bu şekilde anlaşılıp kabul edilmesi gerektiği açıktır.
Kararın davacının mazeretinin kabul edilip edilmeyeceği noktasında diğer korucular ve korucubaşının da ifadesi alınarak işlem tesis edilmesi gerekçesiyle eksik inceleme ve araştırma nedeniyle iptalinde netice itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
II- Bölge İdare Mahkemesi kararının parasal haklara ilişkin kısmının incelenmesinden:
İdari yargılama hukukunun temel ilkeleri ve yerleşik yargı içtihatları gereği; idari yargı mercilerince verilen iptal kararları, geriye yürür ve idari işlemi tesis edildiği andan itibaren hiç tesis edilmemiş gibi ortadan kaldırır. İptal edilen işlem hiç yapılmamış sayıldığı için ilgilinin, işlem nedeniyle uğradığı parasal ve özlük hak kayıplarının karşılanması gerekmektedir.
Buna karşın, dava konusu işlemde olduğu üzere soruşturmanın eksik yapılması gibi bir sebeple işlemlerin idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, bu iptalin davacının doğrudan göreve başlatılması sonucunu doğurmayacağı, hukuka aykırılığı saptanan işlemin iptalinin idarece yeni bir işlem tesis edilmesine engel olmadığı, usulüne uygun olarak soruşturma yapıldıktan, eksiklikler tamamlandıktan sonra davacı hakkında yeni işlem tesis edilebileceği dikkate alındığında, davalı idarece bu konuda bir işlem tesis edilmeden davacının yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı görülmüştür.
Bu nedenle, davacının yoksun kalınan parasal haklara yönelik istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işleme ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, parasal haklara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 16/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.