Danıştay Kararı 13. Daire 2022/2994 E. 2022/4259 K. 16.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2994 E.  ,  2022/4259 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2994
Karar No:2022/4259

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Nakliyat Petrol Ürünleri İnşaat Ticaret Turizm Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararıyla verilen 120.000,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla davalı idarece düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 11/11/2021 tarih ve E:2021/4465, K:2021/3792 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Mahkemelerinin 23/02/2022 tarihli ara kararı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan ödeme emrinin dayanağını teşkil eden kamu alacağının maddi kaynağına ilişkin hukuka uygunluk denetiminin yapılması ve borcun tahakkukundan önceki aşamaya ilişkin hukuka aykırılık iddialarının incelenmesi amacıyla bilgi ve belgelerin istenildiği, gelen cevabi yazıda özetle, davacı şirkete ait olup bayilik lisansı kapsamında Kütahya – Eskişehir Karayolu … km.’de faaliyet gösteren petrol istasyonunun kaçak akaryakıt sattığına yönelik ihbar üzerine Jandarma ekiplerince 11/06/2007 tarihinde denetim yapıldığı, denetimlerde alınan numunelerin TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsü tarafından yapılan analizlerinde akaryakıtın yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermediğinin, teknik düzenlemelere aykırı olduğunun ve tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünlerin akaryakıta katıldığının tespit edilmesi üzerine 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca davacı adına 120.000,00-TL para cezası uygulandığı, para cezasının vadesinde ödenmemesi nedeniyle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, 11/06/2007 tarihinde yapılan denetimde alınan numunelerden davacı şirkete ait petrol istasyonundaki akaryakıtın yeterli şart ve seviyede marker içermediğinin tespit edilmesi üzerine para cezası tesis edildiği, söz konusu cezanın vadesinde ödenmemesinin anlaşılması üzerine, davacının “böyle bir borcu olmadığı” yönündeki itirazları yerinde görülmediğinden, kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, davacı şirket hakkında tanzim edilen … düzenleme tarihli ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, Mahkemelerince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda ödeme emrinin dayanağının … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla verilen para cezası olduğu açık bir şekilde belirtilmiş olup, söz konusu karar vekâletname ile davacı şirket adına tebliğ almaya yetkilendirilen şirket avukatına 18/01/2013 tarihinde tebliğ edilmekle söz konusu para cezasından haberdar olunduğu, ancak buna karşın para cezasına yönelik herhangi bir girişimde bulunulmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından ilk açılan dava dilekçesinde belirtildiği gibi bakılan dava dilekçesinde de, ödeme emrinin dayanağı işlemlerden haberdar olmadıklarının ve vergi dairesiyle yapılan görüşmelerden de tatmin edici bir bilgi almadıklarının ileri sürülmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmamakta olup, ödeme emrinin dayanağı para cezasından haberdar olunmasına rağmen dava açılmamış olması nedeniyle para cezasının kesinleştiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, para cezasına ilişkin olarak usulüne uygun tebligat yapılmadığı, dolayısıyla ortada kesinleşmiş bir kamu alacağının bulunmadığı, soruşturma raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, ön araştırma ve soruşturma yapılmadan idari para cezası verildiği, Resmî Gazete’de yapılan ilanen tebligat idari para cezasına yönelik olduğundan savunma hakkının kullanılmasına imkân tanınmadığı, adreslerinin meçhul olmadığı, dava konusu ödeme emri şirketin resmi adresine tebliğ edilebilmesine rağmen dava konusu işlemin dayanağı Kurul kararının şirket adresinin meçhul olduğundan bahisle ilanen tebliğ edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, idari para cezasının şirketin adreste bulunamaması nedeniyle tebliğ edilemediği, sonrasında davacı şirketin ortağı …’nun adresine tebligata çıkarıldığı, ancak bu adreste de tebligat yapılacak kişi bulunamadığından tebligatın iade edildiği, Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan adres araştırmasının da olumsuz sonuçlanması üzerine ilanen tebligat yapıldığı, dolayısıyla tebligatın mevzuata uygun olarak yapıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
… sayılı bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait tesisten 11/06/2007 tarihinde motorin numuneleri alınmış, alınan numunelerin TÜBİTAK’ta yapılan analizi sonucunda “yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermeyen ve ilgili teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmal ettiği” tespit edilmiş, bu tespit üzerine … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla 120.000,00-TL idari para cezası verilmiştir.
Bahse konu Kurul kararı akaryakıt istasyonunun bulunduğu “Kütahya- Eskişehir Karayolu … Km. Kütahya” adresine tebliğe çıkarılmış, belirtilen adrese tebligat yapılamaması üzerine 21/01/2010 tarih ve 27469 sayılı Resmî Gazete’de ilanen tebliğ edilmiş, ilanen tebliğe rağmen süresinde ödeme yapılmadığından bahisle davalı idarece davacı şirket adına … tarih ve …ana takip numaralı, 120.000,00-TL tutarlı ödeme emri düzenlenmiştir.
Anılan ödeme emrine karşı … İdare Mahkemesi’nde açılan davada, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, “dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Kurul kararının ‘Kütahya-Eskişehir Karayolu … Km. Kütahya’ adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak tebliğ evrakının iade edilmesi nedeniyle ilanen tebligat yoluna müracaat edildiği görülmekte ise de, ödeme emrinin davacı şirketin müdürüne tebliğ edilebildiği, ödeme emri davacı şirkete tebliğ edilebilmesine karşın, ödeme emri dayanağı kararın davacıya tebliğ edilemediğinden bahisle ilanen tebligata ilişkin hükümlerin uygulandığı, Tebligat Kanunu’nda öngörülen usule uyulmadığı ve idari para cezası kararının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği sonucuna varıldığı, dolayısıyla ortada kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunma(dığı)…” gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece verilen iptal kararı üzerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından bahse konu Kurul kararı davacı şirketin kanuni temsilcisi olan …’ın “… Mah. … Cad. No:… …” adresine … tarih ve … sayılı yazı ile tebliğe çıkarılmış, bu tebligat kişinin adreste bulunamaması üzerine iade edilmiş, akabinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nden … tarih ve … sayılı yazı ile, ” … İdare Mahkemesi’nce ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilemediğinden bahisle iptallerine karar verildiği, mevzuata aykırı fiilleri nedeniyle hakkında idari para cezası uygulanmasına karar verilen … Nakliyat Petrol İnşaat Ticaret Turizm Limited Şirketi’nin … Mevkii …Caddesi … Sokak No:… Kat:… …’ adresine yapılan tebligat ve ortağı olan …’ın … Mah. … Cad. No:… …’ adresine yapılan tebligat söz konusu adreste bilinmemesi sebep gösterilerek iade edilmiştir. Bu çerçevede, söz konusu Kurul kararlarının lisans sahibine tebliğ edilerek tebligata ilişkin tutulacak tutanağın Kurumumuza bildirilmesi hususunda…” adres araştırması yapılması ve buna ilişkin tutulacak tutanağın Kuruma gönderilmesi talep edilmiştir.
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na gönderilen … tarih ve … sayılı cevabî yazıda, “… Nakliyat Petrol Ürünleri İnşaat Turizm Limited Şirketi’nin ilgi yazınızda belirtilen adresine gidildiğinde iş yerinin boş olduğu ve çevrede yapılan araştırmada sahiplerinin bilinmediği, tebligat, ortağı …’ın ilgi yazınızda belirtilen adresine değişik tarihlerde gidilerek belirlenen adresinde ikamet etmediği ve çevrede yapılan araştırmada yeni adresinin bilinmediği belirlendiğinden söz konusu tebligatlar şirket ve lisans sahiplerine tebliğ edilememiş olup tanzim edilen tutanak ilgili yazımız ekinde gönderilmiştir.” ifadelerine yer verilmiş, adres araştırması neticesinde de davacı şirketin adresinin tespit edilememesi üzerine bahse konu Kurul kararı 09/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmî Gazete’de ilanen tebliğ edilmiştir.
Kurul kararının ilanen tebliğ edilmesinden sonra ödeme yapılmaması üzerine davalı idare tarafından davacı şirket adına … tarih ve …sayılı ödeme emri düzenlemiştir.
Bunun üzerine anılan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun fiil tarihi itibarıyla yürürlükte olan hâliyle “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 2. maddesinin (42) numaralı bendinde, “Teknik Düzenleme: Petrolün ve madenî yağın, ilgili idarî hükümler de dahil olmak üzere, standartları, ölçüleri, özellikleri, işleme ve üretim yöntemleri, bunlarla ilgili terminoloji, sembol, ambalajlama, işaretleme, etiketleme ve uygunluk değerlendirmesi işlemleri hususlarından biri veya birkaçını belirten ve uyulması zorunlu olan her türlü düzenleme”; (44) numaralı bendinde ise, “Ulusal Marker: Akaryakıta rafineri çıkışında veya gümrük girişinde eklenecek katkı” olarak tanımlanmış; “Ulusal Marker” başlıklı 18. maddesinin dördüncü fıkrasında, numunelerde yapılacak testlerde ulusal markerin gerektiği şart ve seviyede bulunmadığı ve alınan numunelerin laboratuvar analizi ile teknik düzenlemelere uymadığı tespit edildiğinde 19. madde hükümlerinin uygulanacağı; “İdari para cezaları” başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendinde, 18. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde, sorumlularına beşyüz milyar Türk Lirası idari para cezası verileceği belirtildikten sonra, aynı maddenin dördüncü fıkrasında, bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte birinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, petrol piyasasına ilişkin faaliyetler kapsamındaki tesislerin ve piyasaya sunulan petrol ve madeni yağın teknik düzenlemelere ve standartlara uygunluğu ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi amacıyla çıkarılan ve 10/09/2004 tarih ve 25579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin (f) bendinde, numunelerde yapılacak testlerde, ulusal markerin Kurumca belirlenen şart ve seviyede bulunmadığı ve alınan numunelerin laboratuvar analizi ile teknik düzenlemelere uymadığı tespit edildiğinde ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı kural altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallar birlikte değerlendirildiğinde; ulusal markerin, akaryakıtın kaçak olup olmadığını ve kaynağını tespit etmek amacıyla akaryakıta eklenen kimyasal bir madde olduğu, akaryakıtın yeterli şart ve seviyede ulusal marker içerip içermediğine göre, teknik düzenlemelere uygunluk değerlendirmesi yapılmasının mümkün olmadığı, yeterli şart ve seviyede ulusal marker içeren akaryakıt teknik düzenlemelere aykırı olabileceği gibi, tam tersi bir durumun da söz konusu olabileceği, bu bakımdan, 5015 sayılı Kanun’un 18. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca işlem tesis edilebilmesi için, numunesi alınan akaryakıtın hem ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun, hem de teknik düzenlemelere uymadığının birlikte tespiti gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 11/06/2007 tarihinde gerçekleştirilen denetimde pompadan alınan akaryakıt numunelerinin 13/06/2007 tarihinde TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsü’ne teslim edildiği, 10/11/2007 tarihinde analizlere başlanarak 15/11/2007 tarihinde bitirildiği, yapılan analizler sonucunda 2 adet rapor düzenlendiği, … tarih ve … sayılı Motorin (50 ppm) raporunda, numunenin ulusal marker seviyesinin gerçersiz, ancak teknik düzenlemelere uygun olduğu; … tarih ve … sayılı Motorin (7000ppm) raporunda ise, numunenin ulusal marker seviyesinin geçerli ancak toplam kirlilik parametresi yönünden teknik düzenlemelere aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta, ayrı ayrı analize tabi tutulan akaryakıt numunelerinden 50ppm’lik motorine istinaden düzenlenen raporda akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkmasına karşın, teknik düzenlemelere uygun olduğunun, 7000ppm’lik motorine istinaden düzenlenen raporda ise akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçerli çıkmasına karşın teknik düzenlemelere aykırı olduğunun tespit edilmesi karşısında, 5015 sayılı Kanun’un 18. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca işlem tesis edilebilmesi için gerekli olan teknik düzenlemelere aykırılık ve ulusal marker geçersizliği şartlarının aynı numuneye ait yapılan analiz raporu sonucunda bir arada gerçekleşmediği anlaşıldığından, yeterli şart ve seviyede ulusal marker içermeyen ve ilgili teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmal edildiğinden bahisle davacı şirkete yukarıda aktarılan kanun maddesi uyarınca idari pare cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı Kurul kararına karşı dava açılmadığı dikkate alındığında, anılan Kurul kararında yukarıda belirtilen nedenle hukuka uygunluk bulunmadığından, hukuka aykırı olarak tesis edilen Kurul kararına istinaden tesis edilen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan işbu davada bu husus, davacının “böyle bir borcu olmadığı” itirazı kapsamında değerlendirildiğinde, amme olacağının tahakkukuna ilişkin hukuka aykırılık durumu nedeniyle dava konusu ödeme emrinde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemeştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.