Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/6850 E. , 2022/6627 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6850
Karar No : 2022/6627
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mermer Mad. Tur. İnş. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın İli, Bozdoğan İlçesi, … Köyü hudutları içerisinde bulunan 180,15 hektarlık alanda II-b grubu maden arama ruhsatına sahip olan davacı tarafından, söz konusu ruhsat sahasının 44.964,18 metrekarelik kısmında pasa döküm sahası için orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davaya konu işlemin hukuki dayanağını teşkil eden 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi’ne karşı Danıştay 8. Dairesi nezdinde E:2014/7883 esas kaydıyla açılan davada, anılan Dairenin 11.11.2015 tarihli kararıyla dava konusu Genelge ile maden mevzuatında öngörülmeyen ayrı bir izin müessesesi getirildiği, bu haliyle anılan Genelge’nin maden ruhsatları bakımından kısıtlayıcı hükümler içeren ve üst hukuk normu olan Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğine aykırı bir düzenleme olduğu gerekçesiyle söz konusu Genelge’nin (maden ruhsatları yönünden) yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itiraz başvurusunun Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 27.04.2016 tarih ve YD İtiraz No:2016/98 sayılı kararıyla reddedildiği görülmüş olup, madencilik faaliyetleriyle ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlamanın ancak kanunla getirilebileceği, bir başka ifadeyle kanuni dayanağı bulunmaksızın genel düzenleyici işlemle madencilik faaliyeti yönünden kısıtlama getirilmesinin olanaklı olmadığı, Aydın İli, Bozdoğan İlçesi, … Köyü hudutları içerisinde bulunan 180,15 hektarlık alanda II-b grubu maden arama ruhsatına sahip olan davacının söz konusu ruhsat sahasının 44.964,18 metrekarelik kısmında pasa döküm sahası için orman izni verilmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine düzenlenen izin raporunun görüş kısmında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesi gereğince 02.08.2025 tarihine kadar izin verilmesinde sakınca olmadığı belirtilmesine rağmen sözü geçen başvurunun 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca uygun görülmediği, ancak yukarıda anılan Mahkeme kararıyla uyuşmazlık konusu işlemin hukuki dayanağını teşkil eden ilgili Genelge’nin yürütülmesinin durdurulduğu, dolayısıyla söz konusu işlemin hukuki dayanağının ortadan kalktığı dikkate alındığında davacının başvurusu yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirilerek olumlu veya olumsuz yönde işlem tesis edilmesi gerekirken söz konusu değerlendirme yapılmaksızın anılan Genelge kapsamında Başbakanlık’tan izin alınmadığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, çevrenin ve orman alanlarının korunmasına ve tahrip edilmesinin önüne geçilmesinin gerekliliği ile orman izinlerinin süresiz uzatılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 16/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.