Danıştay Kararı 12. Daire 2022/2467 E. 2022/5563 K. 16.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/2467 E.  ,  2022/5563 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2467
Karar No : 2022/5563

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay ili, Reyhanlı ilçesi, … Gümrük Müdürlüğünde gümrük muhafaza memuru olarak görev yapmakta iken Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılan davacı tarafından, hakkında açılan ceza davasından beraat ettiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıya cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak dava konusu işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; İdari Yargılama Usulu Kanunu’nun 53. maddesinin (c) bendinde; yargılamanın yenilenmesi talep edilebilmesi için “karara esas alınan bir ilam hükmünün kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması” gerektiği hükme bağlanmış olup, uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasının … Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davaya bağlı olarak verilmiş bir ceza olmadığı, yapılan disiplin soruşturması sonucunda verildiği ve adli yargıda verilen kararın, disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davada verilen karara esas alınmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın niteliği, daha önce yapılan yargılama neticesinde verilen kararın gerekçesi, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin davacının iddiaları ve yargılamanın yenilenmesi sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, bakılan davada yukarıda aktarılan Kanun’da sınırlı sayıda belirlenen yargılamanın yenilenmesi koşullarından herhangi birinin oluşmadığı anlaşıldığından, yargılamanın yenilenmesi isteminin yasal dayanağı olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, davacının, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi gerektiği, öte yandan davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceği yönünden uyuşmazlık ele alındığında; olayda, davalı idarenin yargılama sürecinde vekil aracılığıyla temsil edildiği ve yargılamanın yenilenmesi istemini içeren davacı dilekçesinin, davalı idareye tebliğ edildikten sonra yasal süresi içinde davalı idare adına cevap dilekçesinin verildiği, yukarıda bahsi geçen kesinleşmiş Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması istemiyle davacı vekili tarafından bakılan davanın açıldığı, Mahkemece kesinleşmiş mahkeme kararından ayrı olarak … esasına kayden yapılan yargılama sonucunda yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun’un 53. maddesi çerçevesinde önceki davadan ayrı olarak yeniden bir inceleme yapıldığı gibi davalı idare vekili tarafından yargılamanın yenilenmesi dilekçesinin tebliği üzerine süresi içinde savunma verildiği, söz konusu savunma ise önceki dava dosyası kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, davalı idare vekilinin hukuki yardımının karşılığı olan avukatlık ücretinin davalı idare lehine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine, 1.700,00 TL. Vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : “Kaçakçılık Faillerini Önlemek, İzlemek ve Araştırmakla Görevli Kişilerce Bu Suçlara Kasten Göz Yumma” suçundan yapılan yargılama sonunda … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla hakkında “beraat” kararı verildiği ve anılan kararın Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onandığı, gümrük işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığının güvenlik kamera kayıtlarından anlaşılmasının teknik olarak mümkün olmadığı hususunun, … tarafından hazırlanan 12/01/2010 tarihli raporda belirtildiği, raporun yargılama sırasında mahkemeye sunulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlara Karşı Başvuru Yolları” başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi” başlıklı 53. maddenin birinci fıkrasında; “Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.” kuralına yer verilmiş, “Yargılamanın yenilenmesi usulü” başlıklı 55. maddenin ikinci fıkrasında, “Karşı tarafın savunması alındıktan sonra istekler incelenir ve kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilir.” kuralı, üçüncü fıkrasında da,” Yargılamanın yenilenmesi (…) istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilir.” kuralı yer almaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi müessesesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlara Karşı Başvuru Yolları” başlıklı Üçüncü Bölümünde düzenlenmiş olan ve kesinleşmiş hükmün, yine hükmü veren Mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasına ve uyuşmazlığın esasının tekrar incelenmesine imkân tanıyan bir kanun yoludur.
Anılan Kanun’da bu kurum, bir dava olarak nitelendirilmemiş, bahsedildiği gibi, kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının, Kanun’da sayılan şartlar gerçekleştiği zaman yeniden incelenmesine imkan tanıyan bir “olağanüstü kanun yolu” olarak düzenlenmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Mahkemece öncelikle yeni bir yargılamaya gidilip gidilemeyeceğine dair bir inceleme/değerlendirme yapılarak ilgili uyuşmazlığın yeniden dava konusu edilebilmesine ilişkin koşulların varlığı veya yokluğu tespit edilmektedir.
Dolayısıyla, kesinleşmiş kararlara karşı bir başvuru yolu olan yargılamanın yenilenmesi başvurusu yeni bir dava olmayıp, başvuruya konu edilen kararın verildiği yargılamanın devamı niteliğindedir. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi halinde başvuruya konu edilen kararın kesin hüküm niteliği devam etmektedir. Kesin hüküm niteliğindeki kararın değişmesi, bu istemin kabulü ile dava dosyasının yeniden ele alınıp uyuşmazlık hakkında eski karar kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde mümkündür.
Bu kapsamda, Mahkemece, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan tarafça ileri sürülen sebepler yerinde bulunmayarak istemin reddedilmesi nedeniyle yeni bir yargılama sürecinin başlamasına gerek görülmediğinden, bir başka deyişle, bu aşamaya kadar olan süreç eski yargılamanın devamı niteliğinde olduğundan, karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmamaktadır. Kanun hükmü gereği süresinde savunma sunulmuş olması da bu durumu değiştirmemektedir.
Bu duruma göre, idarî yargı yerince, koşulları oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde, vekil ile temsil edilen ve dosyaya süresinde savunma sunan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bakılan davada, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresinin “vekalet ücretine hükmedilmemesine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.