Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/750 E. , 2022/9655 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/750
Karar No : 2022/9655
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2020 tarih ve E:2016/2579, K:2020/8538 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, … Mahallesi, … mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda … tarihli, … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile kabul edilen ve 11.02.2013 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli … Bölgesi Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte incelenmesinden, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Önceki planlarda depolama alanında kalan dava konusu parselin hiçbir ihtiyaç yokken dava konusu planla kısmen konut alanına alındığı, sanayi ve depolama faaliyetlerinin gerektirdiği ulaşım ihtiyacının, parsel ve çevresindeki 20 metre genişliğindeki yollar sayesinde rahatlıkla karşılanabileceği, parselin kısmen isabet ettiği sosyal ve ilköğretim tesis alanının etki alanında yeterince nüfus öngörülmediği, taşınmazın çevresinde ticaret ve depolama alanına ayrılan pek çok taşınmaz bulunduğu halde parselde fonksiyon değişikliğini gerektiren haklı bir nedenin bulunmadığı, dava konusu imar planı ile daha önce yapılaşma haklarını kullanan parselleri koruyan kararlar getirilirken parselde yapılaşma bulunmaması nedeniyle sosyal ve teknik altyapı ihtiyacının parselden karşılanması yoluna gidildiği, bilirkişilerce eksik inceleme yapıldığı ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile temyize konu mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.” kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 01/10/2020 tarih ve E:2016/2579, K:2020/8538 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Önceki 17.04.2007 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında büyük bölümü konut dışı kentsel çalışma alanında, bir bölümü 15 metre genişliğindeki yolda kalan uyuşmazlık konusu parsel dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 20 metre genişliğindeki yol, ilköğretim, sosyal tesis, 30 ki/ha yoğunluğunda konut alanına ve yeşil alana alınmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, “Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.” hükmü yer almıştır.
Anılan Kanun’da yer alan tanıma göre nazım imar planları, bir kentin gelecekteki nüfus ve işgücü tahmin ve dağılımlarına bağlı olarak alacağı formu ve ticaret, sanayi, konut gibi bölgelerle iskan bakımından yoğun veya seyrek bölgeleri ve iskana elverişli, iskana elverişli olmayan veya iskana izin verilmeyen bölgeleri, sosyal donatı alanları, kamusal ve yeşil alanları da içerecek şekilde kentin gelişme yönlerini, ana ulaşım sistemine ait bilgileri ana hatları ile göstermek suretiyle arazi parçalarının kullanma şekillerini belirleyen planlardır. Bu planlarda yerleşmenin gelişme yönü, büyüklüğü ve arazi kullanımlarının fonksiyonel dağılımı ve genel yoğunlukları belirlenmekte ve alt ölçekteki uygulama imar planları da ancak nazım imar planları esaslarına göre çizilebilmektedir.
3194 sayılı Yasanın 6. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmıştır. Anılan Yasanın 8. maddesinde ise alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu yönetmeliğin amacının, fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak üzere hazırlanan, arazi kullanım ve yapılaşma kararları getiren mekânsal planların yapımına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş, “Tanımlar” başlığı altında düzenlenen 4. maddesinde; “Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı ifade eder” kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Altıncı Dairesinin 17/10/2019 tarihli, E:2015/9251, K:2019/9606 sayılı kararının incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazın komşuluğunda bulunan, üzerinde gümrük ve depolama gibi lojistik faaliyetlerin yürütüldüğü … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik üçüncü bir kişi tarafından dava konusu nazım imar planının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, taşınmazın dava konusu nazım imar planı ile konut, cami, yol, yeşil alan olarak belirlendiği, taşınmazın üzerinde davacıya ait, lojistik işlevinde gümrük depoları ve idare binası ile açık depolama alanları bulunduğu, söz konusu yapılar için 1996 ve 1997 tarihli yapı ruhsatı, 1996 ve 1997 tarihli yapı kullanma ruhsatı ile 2002 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının düzenlendiği, taşınmaz üzerindeki lojistik tesislerin uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almamasının nedeninin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında havza içi rehabilite edilecek alanlar içinde lojistik faaliyetlere yer verilmemesinden kaynaklandığı, bu yönü ile taşınmazın 1/5000 ölçekli Hadımköy Yeşilbayır Bölgesi Nazım İmar Planı plan paftasında lojistik alan dışında başka kentsel kullanımlar (konut, yol, yeşil alan, dini tesis) ile ilişkilendirilmesinin üst ölçekli çevre düzeni planına işlev yönüyle uygun olduğu, ancak 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli çevre düzeni planından gelen ve belli bir program ve etaplama dahilinde, havza içinde kalan sanayi ve lojistik alanların havza dışındaki planlı sanayi alanlarına taşınması yönündeki kararının plan notlarında detaylandırılmadığı, bir program oluşturulmadığı, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik gereği kirletici özelliği yüksek olanlardan başlayarak bir değerlendirme ve etaplama yapılmadığı, bu yönüyle dava konusu planın, üst ölçekli çevre düzeni planı kararlarına uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 17/10/2019 tarihli, E:2015/9251, K:2019/9606 sayılı kararıyla ile onandığı görülmüştür.
Bu durumda, havza içinde kalan sanayi alanları ve lojistik alanların belli bir program ve etaplama dahilinde havza dışındaki planlı sanayi alanlarına taşınmasına dair çevre düzeni planıyla getirilen planlama kararlarının, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında yeterince detaylandırılmadığı, buna ilişkin plan-program oluşturulmadığı, başka bir ifade ile sanayi alanları ve lojistik alanların havza dışındaki planlı sanayi alanlarına hangi zaman zarfı içerisinde, nasıl taşınacağı ve nasıl bir sıralamanın izleneceğine dair gerek plan notlarında gerekse plan açıklama raporunda bir açıklamaya yer verilmediği anlaşıldığından dava konusu nazım imar planında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.