Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/1105 E. , 2022/4465 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1105
Karar No : 2022/4465
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Kargo Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kuyumculuk Danışmanlık ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli …, …, … tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle ithal edilen “pırlanta” ticari tanımlı eşyanın kaynak kullanımını destekleme fonu payından muaf olmadığından bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2016 yılında yapılan ithalatlar için ek tahakkuk kararının tebliği tarihi itibariyle amme borcunun zamanaşımına uğramadığı görüldüğünden davacının bu doğrultudaki itirazlarına itibar edilmediği, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Karar’da kıymetli madenler ve kıymetli taşların ayrı ayrı tanımlandığı, davacının ithal ettiği pırlanta isimli eşyanın kıymetli taş kapsamında sayıldığı, mal mukabili ödeme şekliyle yapılan pırlanta ithalatının kaynak kullanımını destekleme fonu payından muaf olduğuna ilişkin ithalat tarihi itibariyle kanuni bir düzenlemenin bulunmadığı, 24/07/2017 tarihli ve 2017/10640 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda her ne kadar kıymetli taşların mal mukabili ödeme karşılığı ithalatı kaynak kullanımını destekleme fonu payından muaf tutulmuşsa da sonradan yürürlüğe giren bu düzenlemenin geçmişe etkili şekilde asıl amme alacağına uygulanması için gerekli olan açık bir düzenlemenin kararda bulunmadığı göz önüne alındığında, davacı adına yapılan ek tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu işlemin para cezası kararına ilişkin kısmına gelince, olayda, kaynak kullanımını destekleme fonu payı alınmasını öngören mevzuatta, para cezası kesileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi kaynak kullanımını destekleme fonu payının ithalata ilişkin olarak alınması gereken bir vergi de olmadığı, dolayısıyla 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca para cezası kesilmesinin “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesine aykırı olduğu, ithali gerçekleştirilen eşyanın beyan edilen kıymetinde herhangi bir noksanlık bulunmadığı, ihtilafın mal mukabili ithal edilen eşyaların kaynak kullanımını destekleme fonu payından muaf olup olmadığına yönelik olduğu, bu durumda da Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ancak gümrük kıymetinin noksan beyan edilmesi halinde ceza uygulanabileceği sonucuna varıldığından, bu düzenlenmelere dayanılarak davacı hakkında alınan para cezası kararında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen para cezası işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, aleyhlerine vekalet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli …, …, … tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleriyle ithal edilen “pırlanta” ticari tanımlı eşyanın kaynak kullanımını destekleme fonu payından muaf olmadığından bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımı destekleme fonu payı ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; serbest dolaşıma giriş rejimine veya bir geçici muafiyet düzenlemesine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; kıymeti üzerinden gümrük vergisine tabi eşyanın beyan edilen kıymetinin, muayene ve denetleme sonucunda bu Kanun’un 23 ilâ 31. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait gümrük vergisinden başka bu vergi farkının üç katı para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Her ne kadar Mahkemenin kaynak kullanımını destekleme fonu payı alınmasını öngören mevzuatta, para cezası kesileceğine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi kaynak kullanımını destekleme fonu payının ithalata ilişkin olarak alınması gereken bir vergi de olmadığı yolundaki gerekçesine; 5911 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle ek mali yükümlülüklerin de ithalat vergileri kapsamına alınması ve ek mali yükümlülük niteliğinde bulunan kaynak kullanımını destekleme fonu payının da ithalat vergileri kapsamında olması nedeniyle katılmak mümkün değil ise de; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ancak gümrük kıymetinin noksan beyan edilmesi halinde ceza uygulanabileceğinden ve ithali gerçekleştirilen eşyanın beyan edilen kıymetinde herhangi bir noksanlık bulunmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmını iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine dair vergi dava dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının para cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.