Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/1337 E. , 2022/4543 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1337
Karar No : 2022/4543
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu Özel … Eğitim İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nden alınamayan 2014 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait amme alacağının tahsili amacıyla adına kayıtlı taşınmazları, aracı ve banka hesapları üzerine uygulanan haczin kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 2014 ila 2016 yılı muhtelif dönemlerine ait, asıl amme borçlusu şirketin kendi beyanı ile tahakkuk eden amme borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, ödeme emirleri içeriği borçlar için herhangi bir ödeme yapılmadığından ve mal varlığı araştırması sonuçsuz kaldığından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin 08/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine düzenlenen haciz varakalarına istinaden davacının muhtelif banka hesaplarına, adına kayıtlı araca ve taşınmazlara haciz konulması üzerine davacı tarafından adı geçen hacizlerin kaldırılması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddedildiğinin anlaşıldığı olayda, Mahkemelerince verilen ara kararlarıyla, davalı idare ve Kocaeli Defterdarlığı KHK İşlemleri İl Bürosuna; asıl amme borçlusu şirketin 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 5. maddesi kapsamında, vergi borçlarının tespit edilerek Maliye Bakanlığına bildirilip bildirilmediği, bildirilen borçlar mevcut ise bunların tasfiye süreci sonunda emanet hesaplardan ödenerek tahsili yoluna gidilip gidilmeyeceği hususlarının sorulması üzerine dosyaya sunulan belgelerden, davalı idare tarafından asıl amme borçlusu şirketin borçları kapsamında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi uyarınca herhangi bir işlem ve defterdarlık ile herhangi bir yazışma yapılmadığı, ancak asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen inceleme ve değerlendirme raporunun davalı idareye gönderilerek tespit edilen borç miktarının bildirildiği, söz konusu raporda, asıl amme borçlusu şirketin toplam 18.874.392 TL varlığı, 3.294.732,73 TL borç ve yükümlülüğünün olduğu, belirtilen alacak ve istihkak taleplerine ilişkin tabloda belirtilen borçların ödenmesinin onaylandığı ve ilk sırada davalı idareye ait 2.518.936,11 TL tutarında alacağın yer aldığı, böylelikle asıl amme borçlusu şirketin vergi borçlarını karşılamaya yeter miktarda malvarlığı bulunduğunun görüldüğü, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1/ a fıkrası uyarınca kapatılarak, her türlü mal varlığı, alacakları, hakları ile belge ve evrakı bedelsiz olarak Hazineye devredilen ve ticaret sicil kaydı silinerek mükellefiyet kaydı terkin edilen asıl borçlu şirketin vergi borçlarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da tanımlanan tahsil edilemeyen amme alacağı ve/veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı vasıflarını yitirmiş olduğu anlaşıldığından, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince yürütülen tasfiye işlemleri sonucunda asıl amme borçlusu şirket malvarlığından tahsil olanağı bulunan amme alacaklarının öncelikle asıl amme borçlusu şirketten tahsili yoluna gidilmeden davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin kesinleştiğinden bahisle davacının taşınmazları, banka hesapları ve aracına konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde belirtilen hacizlerin dayanağı amme alacağının öncelikle asıl amme borçlusu şirketten tahsili yoluna gidilmişse de sonuç alınamaması üzerine kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 08/12/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emirlerine karşı süresinde yargı yoluna başvurulmadığı için dava konusu işleme konu hacizlerin tatbik edildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl amme borçlusu Özel … Eğitim İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında 15/11/2016 tarihinde re’sen terkin edilip 21/11/2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla asıl amme borçlusu şirketten alınamayan 2014 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin 08/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ancak herhangi bir ödemede bulunulmadığı, bunun üzerine düzenlenen haciz varakalarına istinaden yapılan malvarlığı araştırmasında, davacının muhtelif banka hesaplarına, adına kayıtlı araca ve taşınmazlarına haciz konulması üzerine davacı tarafından, söz konusu hacizlerin kaldırılması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddedildiği, Uyap üzerinde yapılan incelemede ise değinilen ödeme emirlerine karşı açılan davayı süre aşımı nedeniyle reddeden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin 22/03/2021 tarih ve E:2019/4025, K:2021/1455 sayılı kararıyla onandığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği; 62. maddesinde borçlunun, mal bildirimde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairelerince haczolunacağı hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu alacağının tahsili amacıyla adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borcunu yedi gün içinde ödemediği gibi yasal süresinde dava açmadığı gerekçesiyle değinilen ödeme emirlerine karşı açtığı davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği anlaşılan davacının taşınmazları, aracı ve banka hesapları üzerine uygulanan haczin kaldırılması talebinin reddine ilişkin işleme karşı açılan davada, ödeme emri aşamasında açılacak idari davada ileri sürülmesi gereken hukuka aykırılıkların işlemin sebep unsurundaki hukuka aykırılık hali olarak incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Buna göre, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğinin ve haciz varakalarının hukuka uygunluğu incelenebilecek olup bunun dışında yaptığı hukuki irdeleme sonucu ulaştığı yargıyı hükme esas alarak davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 15/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.