Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/3663 E. , 2022/5506 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3663
Karar No : 2022/5506
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığında sivil memur olarak görev yapan davacının, Devlet memurluğu ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı işleminin iptali ve tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, kararın düzeltilmesinin reddine karar verilerek kesinleştiği, davacının bireysel başvurusunun Anayasa Mahkemesinin … başvuru numaralı ve … tarihli kararıyla “özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine” ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere Askeri Yüksek İdare Mahkemesine gönderme kararı verilmesi üzerine, davanın reddi yolunda verilen kararın yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması ve işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kayseri 2. İdare Mahkemesince verilen 01/03/2018 tarih ve E:2018/127, K:2018/200 sayılı kararla; Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama neticesinde; davacının Devlet memurluğundan çıkarılma cezasıyla cezalandırılmasına dair kararın istihbarat timi tarafından alınmış olan ifadeler ile e-posta iletilerine dayalı olarak alındığının görüldüğü, istihbarat birimi tarafından alınan ifade tutanaklarında, disiplin soruşturması için ifade alındığı belirtilmediği ve başvurucunun ne ile suçlandığının bildirilmediği, davacıya sorulan soruların, kişilerin tüm özel yaşamlarını kapsayacak şekilde geniş ancak kapsamı, sınırları ve amacı belli olmayan nitelikte olduğu, tüm bu hususlar nedeniyle idarenin, söz konusu ifade sürecinde başvurucuya ne ile suçlandığını somut ve belirli olay ve olgular göstererek bildirmediği, bunun yanı sıra başvurucuya savunma hakkı tanıdığını ve özgür iradeye dayalı konuşma koşullarının sağlandığını da kanıtlayamadığı, dolayısıyla olayda, özel hayata ilişkin hususlar sebep gösterilerek devlet memurluğundan çıkarılma cezası verilmesi sürecinde davacının özel hayatın gizliliği hakkı kapsamında usule ilişkin güvencelerden yararlandırılmadığı, davacının Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile sonuçlanan disiplin soruşturması sürecinde mesleki hayatını değil özel hayatını ilgilendiren iddialara yanıt vermek zorunda kaldığı, istihbarat faaliyeti tespitine kadar söz konusu özel hayata ilişkin eylem ve davranışlarının alenileştirilmediği, ilişkinin tarafları arasında kaldığı ve başvurucunun mesleğine bir yansımasının olmadığı, ihtilaf konusu soruşturmanın kapsamının meslekî hayatın sınırlarını aştığı, isnat edilen ve tümüyle davacının özel yaşamına ilişkin olan eylemlerin, meslekî hayatı üzerindeki etkilerine dair yeterli ve ikna edici gerekçelerin belirtilmediği ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin işleyişi üzerindeki etkisi ve risklerinin de açıklanmadığı, ayrıca davacının, soruşturma usulünün hukuka aykırı yöntemler içerdiğine yönelik iddialarına da makûl bir gerekçe ile yanıt verilmediği, ifadelerin alındığı koşulların detaylı şekilde incelenmediği, bu nedenlerle idare ve Derece Mahkemesi kararlarının, özel hayatın gizliliği hakkına ve haberleşme hürriyetine müdahaleyi haklı kılacak şekilde konuyla ilgili ve yeterli gerekçe içermediği, davacı eyleminin devlet memurluğundan çıkarılma cezasıyla cezalandırılmasının, niteliği ve ağırlığı bakımından güdülen meşru amaçla orantısız olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının uğradığı parasal hak kayıplarının tazmini isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, Silahlı Kuvvetlerde görev yapan bir subay ile yazışmalarının tespit edildiği, bu sebeple Personel Güvenlik İncelemesi başlatıldığı, sıralı amirlerince yaşantı olarak davacının TSK’nın teamüllerine uymadığı ve ahlaki yönden zafiyetinin bulunduğu yönünde menfi kanaat beyan edildiği, davacı hakkında 2010 yılında da Devlet memurluğundan çıkarılması amacıyla işlem başlatıldığı ancak soruşturma dosyasının zamanaşımına uğradığı, davacıya memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte hareketlerde bulunduğu bildirilmesine rağmen bu türden hareketlere devam ettiğinden yeniden işlem başlatıldığı, dava konusu işlem ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin hassas yapısı ve disiplininin korunmasının amaçlandığı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, … Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığında sivil memur olarak görev yapmakta iken, Devlet memurluğu ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarihli ve … sayılı işlemi ile Devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın Askerî Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesi’nin … tarihli E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, karar düzeltme talebinin de aynı Dairenin 05/11/2014 tarih, E:2014/1416, K:2014/1531 sayılı kararıyla reddedildiği, bunun üzerine 17/12/2014 tarihinde davacının Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptığı, Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü’nün … tarihli … Başvuru numaralı kararıyla “Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Askerî Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi’ne gönderme kararı verilmesi üzerine, davanın reddi yolunda verilen kararın yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması ve işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
11/02/2017 tarih ve 29976 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6771 sayılı T.C. Anayasası’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la Anayasa’ya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendinde, askeri yargının kaldırıldığı ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştay’a, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde gönderileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 203. maddesinde, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun yürürlükten kaldırıldığı, 36. maddesiyle eklenen 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun geçici 45. maddesinde ise, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştay’a, diğerlerinin Ankara İdare Mahkemeleri’ne herhangi bir karara gerek kalmaksızın gönderileceği düzenlenmiştir.
Anılan düzenlemeler değerlendirildiğinde; askeri yargının kaldırıldığı, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun mülga olduğu, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde kanun yolu incelemesi aşamasında olan dava dosyalarının Danıştay’a, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine gönderileceği anlaşılmakla; dava dosyalarının devrini müteakip “usul kurallarının derhal uygulanırlığı ilkesi” gereğince uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle eklenen Geçici 8. maddesinde, bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun’un, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, 2577 sayılı Kanun’un 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin 1. bendinde ise, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun’un Geçici 8. maddesinde belirtilen bölge idare mahkemeleri İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara, Konya, Samsun, Erzurum ve Gaziantep illerinde kurulmuş olup, anılan Bölge İdare Mahkemeleri, Adalet Bakanlığı tarafından 07/11/2015 günlü, 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemeleri’nin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Kararı uyarınca 20/07/2016 tarihinde göreve başlamışlardır.
2577 sayılı Kanun’un, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 6352 sayılı Yasa ile değişik “İtiraz” başlıklı 45. maddesinde sayılan uyuşmazlıklarla ilgili olarak, idare ve vergi mahkemelerince verilen nihai kararlar ile tek hakimle verilen nihai kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebileceği hüküm altına alınmış olup, 46. maddesinde ise, itiraz yolu öngörülmeyen idare mahkemelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edileceği belirtilmiştir.
Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un “Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar” başlıklı 49. maddesi, 1. fıkrasında, “Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
2. fıkrasında Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.
3. fıkrasında kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir.
4. fıkrasında Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki açıklamalar ve yürürlükteki mevzuat hükümleri göz önüne alındığında; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesince verilen … tarih ve E:…., K:… sayılı ilk kararın, 20/07/2016 tarihi öncesinde verilmiş bulunduğu ve 2577 sayılı Kanun’a göre temyize tabi bir karar olduğu ve bu nedenle, bahsi geçen karara karşı yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulması üzerine verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının da, doğrudan temyize tabi olduğu ve temyiz incelemesinin de yine doğrudan Danıştay’da yapılacak olması karşısında, Bölge İdare Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek, dosyanın, Danıştay’a gönderilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinde usul kurallarına uygunluk görülmemiştir.
Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 20/01/2021 tarih ve E:2020/916, K:2021/67 sayılı kararı da bu yöndedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali ile parasal hakların tazmini isteminin kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.