Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/12010 E. , 2022/9616 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/12010
Karar No : 2022/9616
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF ( DAVALI) : … Belediye Başkanlığ
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarihli, E…., K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K: … sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, Muğla ili, Milas ilçesi, Kıyıkışlacık köyü, … mevkii, … ada ve … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan 1/1000 ölçekli ilave uygulama imar plânı değişikliğine ilişkin Güllük Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmış,
İdare Mahkemesince; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parselin, planın hazırlanması ve meclis tarafından onaylanması aşamasında belirtilmediği, bu nedenle plan sınırları içine dâhil edilmemesi gerektiği, buna karşın bu parselin plan değişikliği sınırlarına dahil edilerek, bölgede daha önce yürürlükte bulunan plan kararlarının değiştirildiği, davaya konu planın özel mülk sahiplerince yapıldığı, davacının bir bilgisi olmadığı halde davacının parselinin de plana dahil edildiği ve diğer mülk sahiplerinin isteği doğrultusunda plan kararı üretilerek, davacının parselinin müstakil olarak yapılaşmaya gidemeyecek duruma getirildiği, söz konusu plan ilave plan olmakla birlikte, daha önce onaylanan planların paftalar üzerine aktarılmadığı, sanki çevresinde mevcut bir plan yokmuş ve mevzii bir planmış gibi sadece plan sınırlarının içinin gösterildiği, plan bütünlüğü ve sürekliliğinin sağlanmasını zorlaştıran bu durumun planlama ilke ve esaslarına aykırılık teşkil ettiği, imar mevzuatında ilave imar planları ve plan değişikliklerinin yapımı esnasında öngörülen plan sürekliliği ve bütünlüğü ilkeleri ile çelişen düzenlemeler içerdiği, plan sürekliliği ve bütünlüğünün bozulduğu, ulaşım sistemi ile açık yeşil alan sistemi sürekliliğinin sağlanmadığı, kaldırılan altyapı alanlarına eşdeğer alan ayrılmadığı ve çevredeki yapılaşma koşulları bağlamında eşitlik ilkesine uygun davranılmadığı, dava konusu uygulama imar planı değişikliğinin mevzuata, planlama teknikleri ve esaslarına, şehircilik ilkeleri ile kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin kıyı mevzuatına ve üst ölçekli plan niteliğindeki 1/5000 ölçekli nazım imar planına aykırı olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin kıyı mevzuatına ve planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, imar planı hazırlanırken ve meclis tarafından onaylanırken dava konusu taşınmazın belirtilmediği, bu nedenle plan sınırları içine dâhil edilmemesi gerektiği, buna karşın bu parselin plan değişikliği sınırlarına dahil edilerek, bölgede daha önce yürürlükte bulunan plan kararlarının değiştirildiği, daha önce onaylanan planların paftalar üzerine aktarılmadığı, bu durumun imar mevzuatında ilave imar planları ve plan değişikliklerinin yapımına ilişkin öngörülen usul ve esaslara aykırı olduğu hususlarının tespit edildiği, dolayısıyla imar planlarının hazırlanması ve onaylanması aşamasında imar mevzuatında öngörülen plan yapım yöntem ve tekniklerine uyulmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, iptal kararı sonrasında yeniden onaylanacak plan kararında, dava konusu uygulama imar planına ilişkin yukarıda ortaya konulan iptal sebeplerinin planın onaylanmasına ilişkin usul ve esaslara yönelik olduğunun, işin esasına ilişkin bir değerlendirme içermediğinin göz önünde bulundurulacağı tabiidir.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın adı geçen İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.