Danıştay Kararı 7. Daire 2019/3533 E. 2022/4495 K. 15.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/3533 E.  ,  2022/4495 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3533
Karar No : 2022/4495

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 2014 ve 2015 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 65 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı “taze muz” cinsi eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle davacı adına ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ek tahakkukun davacı adına tescilli olmayan 5 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine isabet eden kısmında hukuka uygunluk görülmediği; davalı idarenin inceleme yönteminin aksine davacının yurt dışındaki … firmasından değil serbest bölgede yer alan şubesinden ithalat yaptığı, bu ithalata istinaden Mahkemelerinin 20/02/2018 tarihli ara kararına istinaden dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, davalı idarece serbest bölgeden yapılan ithalatta kıymetin noksan beyan edildiğine ilişkin bir tespit yapılmadığı, davacının serbest bölgedeki şubesinin yurt dışındaki ihracatçı firmalara yapmış olduğu eşya bedellerine ait transfer tutarları ile fatura kıymetleri arasında bulunan farkın davacının adına tescilli beyannamelerde beyan ettiği gümrük kıymetlerine garameten eklenmek suretiyle hesaplanarak ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerinin 60 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine isabet eden kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirketin 01/01/2010 ilâ 13/09/2015 tarihleri arasında “taze muz” cinsi eşya ithalatına ilişkin eksik kıymet beyanı sonucu oluşan vergi kaybının incelenmesi amacıyla düzenlenen cevaplı raporda, anılan dönemde davacı şirketin, yurt dışında yerleşik … firmasından serbest bölgeye “taze muz” cinsi eşya alımlarına ilişkin (ithalat ve transit olmak üzere) toplam kıymetin 126.793.495,00 USD olduğu halde anılan firmaya toplam 172.719.251,05 USD tutarın havale edildiği, dolayısıyla … firmasına gönderilen tutar ile gümrük idaresine beyan edilen toplam tutar arasında fark bulunduğunun tespit edildiği, davacı tarafından ithalat tutarını aşan para transferine ilişkin olarak makul bir izahat yapılamaması üzerine, davacının serbest bölgeden ithalat oranı olan %16’lık kısma isabet eden transfer tutarının gümrük kıymeti olarak kabul edildiği, bu tutar üzerinden hesaplanan vergi tahakkukuna ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Cevaplı rapor ile iddia olunan kıymet farkının eklenmesi halinde eşya birim kıymetinin %145 gümrük vergisi oranı ve referans kıymet uygulaması da dikkate alındığında ticari hayatın olağan akışına aykırı şekilde yükseldiği ve davacının asıl faaliyetinin muz ithalatı değil, muz transiti olduğu anlaşıldığından, davacı tarafından yurt dışı transfere ilişkin yapılan izahat uygun bulunmuştur. Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı raporla yapılan ve maddi dayanağı ortaya konamayan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle işlemin iptali gerekirken mahkeme kararının özeti bölümündeki gerekçeyle iptali sonucu itibarıyla yerinde bulunduğundan, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.