Danıştay Kararı 7. Daire 2020/3355 E. 2022/4500 K. 15.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/3355 E.  ,  2022/4500 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3355
Karar No : 2022/4500

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, mahkeme kararına istinaden mahsuben iade yapıldıktan sonra hesap ve işlemlerinin vergi iadesi ve teminat çözümü yönünden incelenmesi sonucu hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2015 yılının Şubat ilâ Haziran aylarının (1.) ve (2.) dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve Mayıs ayı (2.) döneminden itibaren tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen tek kat vergi ziyaı cezasının iptali ve teminat mektuplarının tarafına iade edilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca gerçekleştirdiği faaliyetleri nedeniyle yüklendiği özel tüketim vergisinin mahkeme kararı ile iade edilmesinden sonra davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, 2015 yılının Şubat ayı dışında kalan dönemlere yönelik iade taleplerini 12 aylık süre içinde yapmadığı ve kendi adına geçerli bir sanayi sicil belgesinin bulunmadığından bahisle cezalı tarhiyat yapıldığı, davacının söz konusu dönemlere ilişkin olarak özel tüketim vergisi iadesinin sanayi sicil belgesinin revize edilmemesi, dolayısıyla davacı adına geçerli bir sanayi sicil belgesinin olmadığından bahisle reddine dair işlemin; Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla işletmeye ait sanayi sicil belgesinin 12/12/2015 tarihine kadar geçerli ve aktif olduğu ve işletmenin üretim faaliyetine son vermediği sürece sanayi sicil belgesinin geçerli kabul edildiği, anılan dönemde ticari faaliyetlerine devam ettiği anlaşıldığından iptal edildiği, buna göre, söz konusu durumun hukuka aykırılığının mahkeme kararı ile sabit olmasına rağmen dava konusu tarhiyatın dayanağı raporda yeniden eleştiri konusu yapılarak davacı adına re’sen tarh olunan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka uyarlık görülmediği; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, satışa konu ettiği mallar ile üretim kapasitesinin uyumlu olduğu, mal aldığı ve sattığı mükellefler hakkında rapor tarihi itibarıyla sahte belge düzenlemeden kaynaklı olarak incelemesi bulunan mükellefin olmadığı, bu itibarla davacının hesap ve defterlerinde herhangi bir usulsüzlüğe rastlanılmadığı ve eleştiri konusu yapılmadığı, ancak mükellefin 2015 yılının Şubat ayına ait 27/04/2015 tarihli talebi hariç diğer iade taleplerinin yasal süresinde yapılmadığı ve kendi adına sanayi sicil belgesinin bulunmaması nedeniyle yapılan 794.827,74 TL tutarındaki mahsuben iadenin haksız iade kapsamında değerlendirilerek geri alınması gerektiği yönünde tespitlere yer verilerek iade taleplerinin yasal süresinde yapılmadığı ileri sürülmüş olsa da, dava dilekçesi eki belgelerin incelenmesinden, 2015/Mart dönemine ilişkin olarak iade talebinin 07/05/2015, 2015/Nisan dönemine ilişkin olarak iade talebinin 03/06/2015, 2015/Mayıs dönemine ilişkin olarak iade talebinin 30/07/2015, 2015/Haziran dönemine ilişkin olarak iade talebinin 30/07/2015 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, davacı tarafından mahsuben iade taleplerinin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı; idari yargı organlarınca idari işlemlerin hukuka uygunluk denetimi yapılmakta olup, idari işlem ve eylem şeklinde veyahut idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde karar verilmesine olanak bulunmadığı, teminat mektuplarının iadesi talebi hakkında verilecek kararın idari eylem veya işlem tesis etme sonucunu doğuracağı anlaşıdığından söz konusu talebin idari yargı yerlerince incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle kısmen dava konusu işlemin iptaline, kısmen de davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla vergi iadelerinin süresinde yapılmadığı ve adına mükellefiyet tesis ettirdiği halde mevcut işletmeye ait sanayi ve sicil belgesini yeniden düzenletmek için ilgili kuruma başvurmadığı, dolayısıyla kendi adına düzenlenmiş bir sanayi sicil belgesinin bulunmadığı ortaya konulduğundan iade talebinin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.