Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/4432 E. , 2022/4234 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4432
Karar No:2022/4234
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Sistem Kullanım Anlaşmasında ve İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildiriminde “İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” şeklinde tanımlanan kuralı ihlâl ettiğinden bahisle düzenlenen Ocak 2007-Kasım 2009 dönemlerine ilişkin olarak 29/01/2013 düzenleme tarihli 24 adet faturayla tahakkuk ettirilen 3.913.690,90 TL tutarındaki ceza faturalarının bildirimine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin ve Aralık 2009-Aralık 2012 dönemlerine ilişkin olarak 29/04/2013 düzenleme tarihli 37 adet faturayla tahakkuk ettirilen 14.751.490,19 TL tutarındaki ceza faturalarının bildirimine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali ile tahsil edilen toplam 18.665.181,09-TL tutarındaki ceza bedellerinin 3.913.690,90-TL’sinin ödeme tarihi olan 24/04/2013 tarihinden, 14.751.490,19-TL’sinin ödeme tarihi olan 30/04/2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; elektrik dağıtım faaliyetinde bulunan davacı şirkete Sistem Kullanım Anlaşması ile İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildiriminde “İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” şeklinde tanımlanan kuralı ihlâl ettiğinden bahisle … Genel Müdürlüğü’nün …tarih ve … sayılı işlemi ile düzenlenen Ocak 2007-Kasım 2009 dönemi ile … tarih ve … sayılı işlemi ile düzenlenen Aralık 2009-Aralık 2012 dönemi sistem kullanım ceza faturalarının muhteviyat çizelgeleriyle birlikte gönderilerek yasal süresi içinde ödenmeyen faturalar için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı uygulanacağı ve yasal yollardan tahsili cihetine gidileceği hususunun bildirildiği, davacı şirket tarafından anılan işlemler ekinde gönderilen ceza faturalarına istinaden 3.913.690,90-TL’nin 24/04/2013 tarihinde, 14.751.490,19-TL’nin ise 30/04/2013 tarihinde ödendiği, ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalı idareden tahsili talebiyle ilk olarak 11/01/2017 tarihinde … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … esasına kayden dava açıldığı, Mahkemece, Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin …tarih ve E:… K:… sayılı bozma kararına uyularak … tarih ve E:…, K:…sayılı karar ile davanın usulden reddine karar verildiği, söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine 14/03/2022 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçe ile bakılan davanın açıldığı;
Adli yargı yerlerinde açılan davalarda idari yargı yerinin görevli olduğuna karar verilmesi üzerine davacılar tarafından idari yargıda yeniden dava açılması hâlinde, davanın 2577 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca adli yargı yerince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 30 gün içinde açılıp açılmadığı yanında, ayrıca davanın adli yargıda da idari yargıda dava açma süresi içinde açılıp açılmadığının da incelenmesi gerekeceği, aksi bir yorumun, sözü edilen yolun, idari yargıda dava açma süresini kaçıranlar yönünden, öncelikle adli yargı yerinde dava açmak suretiyle hakkın kötüye kullanılabileceği,
Ceza faturalarının bildirimine ilişkin dava konusu işlemlerin davacı şirkete tebliğine ilişkin dosyada bir belge bulunmamakla birlikte davacı şirket tarafından, işlemin, en geç ceza faturalarının ödendiği 24/04/2013 ve 30/04/2013 tarihlerinde öğrenildiği dikkate alındığında, en geç anılan tarihleri izleyen 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu tarihlerden çok sonra ilk olarak 11/01/2017 tarihinde … Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açıldığı görüldüğünden, davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sistem kullanım ceza faturalarının 24/04/2013 ve 30/04/2013 tarihlerinde ödendiği, ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte iadesi için …nde 11/01/2017 tarihinde dava açıldığı, …’nce Yargıtay … Hukuk Dairesi’nin … tarih ve …, K:… sayılı bozma kararına uyularak … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verildiği, 30 gün içerisinde açılan davanın süresinde olduğu, sistem kullanım ceza faturalarının dayanağının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, davacı şirket ile 11/08/2010 tarihine kadar imzalanmış bir sistem kullanım anlaşmasının bulunmadığı, dava konusu ceza faturalarının sistem kullanım anlaşması ve yöntem bildirimi uyarınca düzenlendiği, sistem kullanım anlaşması imzalanana kadar Yöntem Bildirimi’nin 1.5. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca gerekli yaptırımların uygulandığı, faiz istenebilmesi için kurumun temerrüde düşürülmesi gerektiği, davacının ceza faturalarını kendi rızası ile ödediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 15/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.