Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4691 E. , 2022/9588 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/4691
Karar No : 2022/9588
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …İnşaat ve Yatırım Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin (…onay tarihli) …tarih ve …sayılı kararının, davacı şirketin mülkiyetinde bulunan İstanbul İli, … İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazın bir kısmının “belediye hizmet alanı” olarak düzenlenmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2014/2178, K:2019/499 sayılı bozma kararına uyularak; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, belediye hizmet alanı açısından dava konusu planın özellikle donatı dengesinin olumlu ya da olumsuz yönde nasıl etkileyeceğinin belirsiz olduğu, bu durumun plan yapım teknikleri ve şehircilik ilkesine aykırı olduğu açık olduğundan, davaya konu taşınmazın bir kısmının “belediye hizmet alanı” olarak ayrılmasına dair 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Nüfus yoğunluğunun kısıtlanmasına yönelik üst ölçekli plan kararlarının bulunmadığı, belediye hizmet alanına ilişkin işlevlerin uygulama imar planı aşamasında belirleneceği, söz konusu alanın içeriğinin nazım imar planında doldurulmasının zorunluluk arz etmediği, Mahkemece Danıştay bozma kararına aykırı olarak karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : 17.04.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile davacının mülkiyetinde bulunan İstanbul İli, … İlçesi, …Mahallesi, …pafta, …ada, …parsel sayılı taşınmazın bir kısmının belediye hizmet alanı, bir kısmının konut alanı olarak ayrılması üzerine askı süresi içerisinde yapılan itirazın 60 gün içinde sonuçlandırılmaması üzerine anılan planda yer alan belediye hizmet alanı fonksiyonunun iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, “Çevre düzeni planı; ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plan, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan, uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
Dairemizce, dava konusu planda yer verilen “belediye hizmet alanı” fonksiyonuna yönelik olarak, gerek işlem tarihinde yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik, gerekse davanın devamı sırasında yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği kapsamında değerlendirme yapılması uygun görülmüştür.
İşlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelikte “belediye hizmet alanı” kullanımı, sosyal ve teknik alt yapı alanları içinde tanımlanmadığı gibi, Yönetmelik eki lejant gösterimleri arasında da bu kullanımı ifade eden gösterime yer verilmemiştir.
14/06/2014 tarihli, 29030 sayılı Resmî Gazetede işlem tarihinden sonra, davanın devamı sırasında yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “Mekânsal kullanım tanımları ve esasları” başlıklı 5. maddesinin (a) bendinde ise; “belediye hizmet alanı: belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamındaki hizmetlerinin götürülebilmesi için gerekli itfaiye, acil yardım ve kurtarma, ulaşıma yönelik transfer istasyonu, araç ve makine parkı, bakım ve ikmal istasyonu, garaj ve triyaj alanları, belediye depoları, asfalt tesisi, atık işleme tesisi, zabıta birimleri, mezbaha, ekmek üretim tesisi, pazar yeri, idari, sosyal ve kültürel merkez gibi mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan tesisler ile sermayesinin yarıdan fazlası belediyeye ait olan şirketlerin sahip olduğu tesislerin yapılabileceği alanlar” olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin “Nazım imar planı” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında, nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararların uygulama imar planlarında belirleneceği belirtildikten sonra, “Uygulama imar planı” başlıklı 24. maddesinin 9. fıkrasında, nazım imar planlarında karma kullanım olarak belirlenen fonksiyonların, uygulama imar planlarında ayrıştırılmasının esas olduğu öngörülmüş, Yönetmeliğin “Uygulama imar planı” başlıklı 24. maddesinin 4. fıkrasında ise, uygulama imar planlarında yapılaşma koşullarına ilişkin olarak; ayrık, bitişik, blok yapı nizamı ile Taban Alanı Kat Sayısı (TAKS), Kat Alanları Kat Sayısı (KAKS), emsal, bina yüksekliği, yapı yaklaşma mesafelerinin belirlenmesi gerektiği, 10. fıkrasında ise, uygulama imar planlarının hazırlanması sürecinde, aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edildikten sonra bu veriler kapsamında; a) Nazım imar planı kararlarının analizi, b) Planlama alanının sınırları, c) Mevcut yapı yoğunluğu ve doku analizi, ç) Yapı adalarının ve yapıların konumu ve özellikleri, d) Yapılaşma ve yaklaşma mesafeleri, e) Mevcut nüfus yoğunluğu ve dağılımı, f) Sosyal altyapı tesisleri, g) Teknik altyapı tesisleri, ğ) Mülkiyet yapısı ve kamu mülkiyetindeki alanlar, h) Tescilli eser, anıt vb. tarihi ve kültürel varlıklar, ı) Hizmetlere erişilebilirlik, i) Afet tehlikelerinin dikkate alındığı yerleşime uygunluk durumunu belirlemeye yönelik jeolojik etütler, j) Topografya, eğim vb. Eşikler, k) Göl, baraj, akarsu, taşkın alanı, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları vb. hidrolojik, hidrojelojik yapı, l) Ulaşım sistemi ve kademelenmesi, durak-istasyon noktaları, m) Trafik düzeni ve güvenliği, yollar ve kavşaklar ile ilgili ilkeler, yapı ve tesislerden karayoluna geçiş yolu bağlantısı yapılabilecek kesimler, n) Yaya bölgeleri, yaya ve bisiklet yolları, o) Otopark kapasitesi ve dağılımı, ö) Açık ve kapalı alan kullanımları ve ilişkileri, p) Toplanma alanları, r) Hizmet alanlarının yer seçimi ve büyüklüğü, s) Kentsel tasarım projesi yapılacak alanlar ve ilkeleri, ş) Ulaşım güzergahları, t) Havalimanı, liman ve iskeleler, u) Gar ve istasyon alanları, ü) Lojistik alanlara ilişkin analiz ve araştırmaların yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, mekansal alanlar için öngörülen her kullanım kararının, 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında detaylı olarak düzenlenmesi zorunluluğunun bulunmadığı, ancak gerek uygulama işlemlerine dayanak teşkil etmesi, gerekse ölçeği itibari ile elverişliliği nedeni ile, mekansal alan kullanımının somutlaştırılması ve detaylandırılması görevinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına bırakıldığı sonucuna varılmaktadır.
Bu tespit ve değerlendirmeler ışığında “belediye hizmet alanı kullanımı” irdelendiğinde; 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında, mekansal kullanımın “belediye hizmet alanı” olarak gösterilmesinin yeterli olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, ulaşım yükü, nüfus ve yapı yoğunluğu başta olmak üzere planlama alanına birbirinden çok farklı etkileri bulunan ve yukarıda yer verilen tanımında örnekleme yoluyla sayılan tesisleri, bir bütün olarak kapsayan “belediye hizmet alanı” gösteriminin, uygulama imar planı ölçeğinde yeterli ayrıntıyı barındırmadığı, bu gösterim altında hangi belediye faaliyetinin icra edileceğinin belirtilmesi suretiyle kesin kullanım türünün gerek uygulama işlemlerine dayanak oluşturacak, gerekse hukuki ihtilaf halinde yargısal incelemeye elverecek açıklıkta somut olarak gösterilmesi zorunluluk arz etmektedir.
Bu itibarla, söz konusu alanın içeriğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planında doldurulmasının zorunluluk arz etmemesi dikkate alınarak belediye hizmet alanı fonksiyonunun üst ölçekli planlara, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile kamu yararına uygunluğu incelenmek suretiyle İdare Mahkemesince yeniden bir karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 14/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.