Danıştay Kararı 5. Daire 2021/7515 E. 2022/8481 K. 14.11.2022 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/7515 E.  ,  2022/8481 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7515
Karar No : 2022/8481

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) :… Bakanlığı
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Polis memuru olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarihli ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY’nin terör örgütü olarak ilan edildiği 26/05/2016 tarihinden önceki eylem ya da işlemlerden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, örgütle organik bağ kurmadığı ve hiyerarşik yapı içerisinde yer almadığı, FETÖ/PDY ile bağını gösteren hiçbir somut delil olmadığı, ceza hukuku ilkeleri ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, ByLock verilerinin yasadışı delil olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen istihbari nitelikteki bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı, çekişmeli yargılama, silahların eşitliği ve bağımsızlık ilkelerinin ihlal edildiği, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu 21/08/2018 tarihli “…” kararında OHAL sürecinde görülen yargılamaların pek çok yönden açık hak ihlallerine neden olduğu hususunun belirtildiği, illegal eylemlere katılanlarla, sempati duyan ve destekleyenlerin ayrıma tabi tutulması gerektiği, anılan “…” kararı ışığında ByLock kullanımının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulmadığı, bir kişinin aynı suçlamaya dayalı olarak iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya mahkum edilemeyeceği, herhangi bir mahkeme kararı ya da herhangi bir suç şüphesi gösterilmeden ve yargılama yapılmadan terör örgütü üyesi ilan edilerek diğer bireylere göre açık bir ayrımcılığa tabi tutularak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması suretiyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere ihraç olması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kaldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlem ile yaşam, adil yargılanma, savunma, mahkemeye erişim, bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma, çekişmeli yargılama, gerekçeli karar, özel hayata saygı hakları ile kanunsuz suç ve ceza olmaz, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkelerinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 09/07/2019 tarihinde kesinleşen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
“… Mahkememizce sanığın kullandığı telefonların HTS kayıt ve verilerinin gönderilmesi için BTK’ya müzekkere yazılmasına karar verildiği, HTS kayıtlarının incelenmesinde …, … numaralı sanık adına kayıtlı bylock tespit edilen gsm hatlarının ve bylock kullanılan …, …, …, … İmei nolu telefonların bylock tespit edilen tarihlerde sanık tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, yine Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığından ByLock programını kullandığı tespit edilen sanığın görüşme tarihleri, görüşülen numara, kişi ve görüşme içeriklerinin gönderilmesinin istendiği, ByLock tespit tutanağında ismi bulunan sanığın bylock mesaj içeriklerinin hüküm tarihine kadar mahkememize gönderilmediği, ancak Yozgat C.Başsavcılığı tarafından Ankara C.Başsavcılığının … sayılı soruşturması ile yürütülen ve mahkememiz dosyasına ait olan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının gönderildiği, söz konusu tutanapın incelenmesinde kullanıcı profil bilgileri kısmında sanığın ıd numarasının …, kullanıcı adının … , şifrenin …, son online tarihinin 2015-05-12 13:24:22 olduğunun görüldüğü, abone kayıt bilgisinde sanık … ‘ün kullanımında olan … numaralı hat ile kullanıldığının ve ilk log tarihinin 2014-11-08 tarihi, kullanım durumunun aktif olduğunun görüldüğü, …” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2022 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.