Danıştay Kararı 7. Daire 2019/4209 E. 2022/4439 K. 14.11.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/4209 E.  ,  2022/4439 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4209
Karar No : 2022/4439

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sürücüsü olduğu araçta bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016 yılının Aralık dönemine ilişkin re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, kullandığı araçta yapılan aramada ele geçirilen kaçak sigaralar nedeniyle yargılandığı ceza davasında … Asliye Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının beraatine hükmedildiği anlaşıldığından, özel tüketim vergisi mükellefiyeti bulunmayan davacı adına yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından düzenlenen değerlendirme raporunda Türkiye’de üretildiği belirtilen kaçak sigaralar nedeniyle tarh edilen özel tüketim vergisi ile bu vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesinin Dairelerince de uygun görüldüğü, diğer yandan, araçta ele geçirilen muhtelif marka kaçak sigaradan, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Değerlendirme Raporuna göre “Yurt dışı” menşeli olanlar yönünden 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere konunun davacının bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne iletilmesi üzerine ilgili takdir komisyonunca, doğrudan TAPDK raporunda gösterilen maktu özel tüketim vergisi tutarının, “tarh edilmesi gereken vergi” olarak takdir edilmesi karşısında, uyuşmazlık konusu sigaralardan yurt dışında üretilmiş olan sigaralara isabet eden özel tüketim vergisinin, ithalde alınan gümrük vergileri kapsamında gümrük idaresince takibi gerekirken, dahilde alınan vergiler kapsamında vergi dairesince tesis edilen işlemin anılan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Emniyet Birimlerince davacının kullandığı araçta üzerinde Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu(TAPDK) bandrolü, Gelir İdaresi Başkanlığı logosu ve yasal uyarı bulunmayan yurt dışı ve yurt içi menşeli sigaraların ele geçirilmesi nedeniyle, TAPDK’nın değerlendirme raporundaki bilgiler esas alınmak suretiyle 4760 sayılı Kanun’un 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca “bulunduran” sıfatıyla davacı adına re’sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun “Müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması” başlıklı 13. maddesinin 5. fıkrasında, (Ek: 28/3/2013-6455/33 md.), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi malların bulundurulduğunun tespit edilmesi halinde, bu malları bulunduranlar adına; her bir tespit için bu Kanuna ekli (III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan malların 50 litreyi, (B) cetvelinde yer alan 2402.20 ve 2402.90.00.00.00 (yalnız tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaralar) G.T.İ.P. numaralı malların 5.000 adedi aşması hâlinde ise müteselsilen sorumlu olmak üzere, bu malları bulunduranlar ile ithal veya imal edenlerden herhangi biri adına; malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11. maddedeki esaslara göre özel tüketim vergisi resen tarh edileceği, bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanacağı, hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrasında; (III) sayılı listenin (A) ve (B) cetvelinde yer alan mallar bakımından, Kanunun genel hükümleriyle düzenlenen vergiyi doğuran olay ve vergi mükellefinden farklı olarak ve “müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması” başlığıyla “bulundurma” fiili vergiyi doğuran olay, “bulunduranlar” da vergi mükellefi olarak kabul edilerek bulunduranlar adına vergi tahakkuk ettirileceği ve vergi ziyaı cezası kesileceği kuralı öngörülmüştür.
Anılan fıkrada, özel tüketim vergisi tahakkuku için “bulundurma” fiili ile birlikte bulundurulan ürünlerin de, kullanılma zorunluluğu getirilen bandrol veya kod olmayan ürünlerden olması gerekmektedir. Belirtilen bu iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin tespit edilmesi durumunda vergi dairesi müdürlüğü tarafından re’sen vergi tarhı ile vergi ziyaı cezası uygulanabilecektir. Re’sen tarh edilen özel tüketim vergisinin muhatabı ise yasal düzenlemenin doğal bir sonucu olarak bu malları bulunduranlardır.
Dosyanın incelenmesinden; emniyet ekiplerince yapılan aramada, davacının şoförü olduğu çekici ve dorsesinde yapılan kontrolde, kaçak sigaraların taşınan gofret kutularının arasına yerleştirilmiş halde ele geçirildiği, hakkında yürütülen ceza yargılaması sırasında alınan ifadelerden, kaçak sigaraların kutuların arasına davacının haberi olmadan saklandığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, kaçak sigaraların kullandığı araca bilgisi dahilinde yerleştirilmediği konusunda ihtilaf olmadığından kanunun aradığı bulundurma fiilinin davacının şahsında gerçekleşmediği açıktır.
Bu nedenle, 4760 sayılı Kanunun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığından, yukarıda değinilen gerekçeyle istinaf talebini reddeden vergi dava dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.