Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/775 E. , 2022/4184 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/775
Karar No:2022/4184
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığı’nca gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı ihalenin “25.000 Kg Kuru Soğan Alımı” işine yönelik 3. kısmı üzerinde kalan davacının, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan fiili işlediğinden bahisle bir (1) yıl süre ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 05/11/2019 tarih ve 30939 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığı’nca … tarihinde … ihale kayıt numarasıyla gerçekleştirilen ihalenin “25.000 kg kuru soğan alım işi” kısmının davacının üzerinde kaldığı ve 28/06/2018 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşmenin yürütülmesi sırasında Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığı tarafından 06/02/2019 tarihinde 800 kg, 13/02/2019 tarihinde 800 kg, 15/02/2019 tarihinde 800 kg olmak üzere kuru soğan teslim edilmesi istenmesine rağmen teslim edilmemesi üzerine taahhütlerini yerine getirmeyen davacıya 27/02/2019 tarihinde ihtarda bulunulduğu, davacının 17/01/2019 ve 04/02/2019 tarihli dilekçeleri ile, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na 7161 sayılı Kanun ile eklenen geçici 4. madde kapsamında, ülke genelinde yaşanan ekonomik gelişmeler ve imalat girdilerinin fiyatlarındaki beklenmeyen artışların meydana gelmesi ve özel anlamda kuru soğandaki rekolte düşüklüğü sebebiyle kuru soğana ilişkin taahhüdü yerine getiremeyeceklerinden bahisle sözleşmenin mücbir sebep hâlleri uygulanarak tasfiye edilmesini talep ettiği, davacının talebinin, anılan Kanun’da yapılan düzenlemenin tüketime yönelik mal ve hizmet alımlarını kapsamadığı gerekçesiyle reddedildiği ve Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığı’nın … tarih ve E… sayılı yazısı ile sözleşmenin feshine karar verildiğinin davacıya bildirildiği, Erzurum Tedarik Bölge Başkanlığı’nın … tarih ve E… sayılı yazısı ile taahhütlerini yerine getirmeyen davacı hakkında bir yıl süreyle ihalelerden yasaklanması için gerekli işlemlerin yapılmasının istenilmesi üzerine 4735 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (f) bendi ve 26. maddesi uyarınca davacı hakkında bir yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verildiğinin anlaşıldığı;
Uyuşmazlıkta, davacının kendisine yapılan bildirime ve verilen ek süreye rağmen taahhüdünü ihale sözleşmesinde öngörülen süre içerisinde ihale dokümanı ile sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediği hususunun sabit olduğu, davacının, bu durumun aksini ispat eder herhangi bir bilgi veya belge sunamadığı, dolayısıyla ihale sözleşmesindeki teslim yükümlülüğü çerçevesinde taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğinin açık olduğu, davacı tarafından her ne kadar idareye müracaat edilerek kuru soğan teslimatının fiyat artışı ve rekolte düşüklüğü nedeniyle gerçekleştirilemeyeceği ileri sürülmekte ise de, dosya kapsamında ileri sürülen hususun mücbir sebep olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, diğer taraftan, davacının ürünleri teslim edemeyeceğini açıkça davalı idareye bildirdiğinin görüldüğü, her ne kadar davacı tarafından, yasaklama kararının yasaklamayı gerektiren fiil ve davranışın tespiti üzerine 45 gün içinde verilmediği öne sürülmüş ise de, bu sürenin yasaklama kararını vermeye yetkili merciin yani davalı Bakanlığın bilgisine girdiği tarihten itibaren başlayacağının açık olduğu;
Mahkemelerinin 22/09/2020 tarihli ara kararıyla davacıdan ve davalı idareden; sözleşmenin feshine ilişkin olarak adlî yargı mercilerinde dava açılıp açılmadığının sorulduğu, davalı idare tarafından verilen cevapta, sözleşmenin feshine ilişkin olarak adlî yargı mercilerinde herhangi bir davanın açılmadığının belirtildiği, bu durumda, 4735 sayılı Kanun’da, mücbir sebepler dışında ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmeyenler hakkında bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verileceğinin açık olduğu, ihale konusu işin süresinde teslim edilmediği gerekçesiyle idarece sözleşmenin feshedilmesine rağmen, davacı tarafından adlî yargı mercilerine başvurularak ihale konusu işin süresinde teslim edildiği veya gecikmenin yükleniciden kaynaklanmadığı yönünde bir iddiada bulunulmadığı ve davacının sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediği anlaşıldığından, davacı hakkında verilen yasaklama kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yasaklama kararının davacı ile idare arasındaki sözleşmenin süresi dolduktan sonra verildiği, sözleşmenin feshinin 4735 sayılı Kanun’un 22. maddesinde belirtilen sürelere riayet edilmeksizin gerçekleştirildiği, davacı tarafından 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na 7161 sayılı Kanun ile eklenen geçici 4. maddesi kapsamında sözleşmenin tasfiye edilmesinin talep edilmesine rağmen bu talebinin reddedildiği, yasaklama kararının anılan Kanun’un 58. maddesine göre 45 günlük süre içerisinde tesis edilmediği, davacı ile aynı durumda olan başka istekliler hakkında yasaklama kararı verilmeyerek ayrımcılık yapıldığı, sözleşmenin feshedilmesi üzerine adli yargı mahkemelerinde sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespiti istemli davanın açılmış olması sebebiyle Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz talebinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, temyiz dilekçesinde, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davalı idarenin sözleşmenin tek taraflı feshine ilişkin işleminin geçersizliğinin tespitine karar verildiği; bu nedenle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığı ileri sürülmektedir.
Temyiz dilekçesinin ekinde yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinden yapılan incelemede, davacı tarafından belirtilen kararın, davalı idarenin … tarih ve E… sayılı işlemine yönelik olduğu, davaya konu sözleşmenin feshine ilişkin işlemin ise … tarih ve E… sayılı işlem ile tesis edildiği, bu işlemin geçersizliğinin tespiti istemiyle açılmış başka bir davanın bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında bir bilgi veya belgenin bulunmadığı ve … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… sayılı ara kararına da bu yönde bir cevap verilmediği anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmemesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, davacı tarafından ileri sürülen diğer iddiaların Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 14/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.