DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1069 E. , 2022/3271 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1069
Karar No : 2022/3271
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2017/8146, K:2021/2797 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2017/8146, K:2021/2797 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile, hükmün 2. bendinde yer alan “3713 sayılı yasanın 5. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi” ibaresinin eklenmesi, hükmün 3. bendinde yer alan “1/3” ibaresinin çıkartılarak yerine “3/4” ibaresinin eklenmesi, yine aynı bentte yer alan “5 YIL” ibaresinin çıkartılarak yerine “1 YIL 10 AY 15 GÜN” ibaresinin eklenmesi, hükmün 4. bendinde yer alan “4 YIL 2 AY” ibaresinin çıkartılarak yerine “1 YIL 6 AY 22 GÜN” ibaresinin eklenmesi, hükmün 9. bendinden sonra gelmek üzere “Sanığın daha önce kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşması nedeni ile HÜKMÜN AÇIKLANMASININ CMK 231/5. MADDESİ GEREĞİNCE GERİ BIRAKILMASINA, CMK 231/8 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olması sebebiyle sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabii tutulmasına, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük olmadan geçirilmesine, CMK 231/10 maddesi gereği sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği takdirde davanın düşürülmesine aksi halde CMK 231/11 maddesi gereği HÜKMÜN AÇIKLANMASINA, kararın mahsus sisteme kaydına” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddedildiği, UYAP ortamından yapılan inceleme sonucu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 29/06/2020 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”ndan, davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları ile davacının kendi beyanları yönünden, davacının örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile telefonuna ByLock yüklendiğine ve buradan haberleştiğine, sohbet adı verilen toplantılara katıldığına ve diğer hususlara yönelik kendi beyanının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ByLock programının 2013 yılından itibaren yasal uygulamalar üzerinden indirilebilen ve herkes tarafından kullanılabilen bir program olduğu, kendisinin de hiçbir örgütsel amaca hizmet etmeksizin tamamen tavsiye üzerine bu programı kullandığı, söz konusu programın örgütsel amaçla kullanılan bir program olduğunu bilmediği, salt bu sebebe dayalı olarak meslekten çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, 667 sayılı KHK’nın verdiği yetki doğrultusunda kanaate dayalı olarak meslekten çıkarıldığı, bu durumun hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 29/09/2021 tarih ve E:2017/8146, K:2021/2797 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 14/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.