Danıştay Kararı 13. Daire 2020/492 E. 2022/4208 K. 14.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/492 E.  ,  2022/4208 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/492
Karar No:2022/4208

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Temizlik Gıda Yemek Üretim Nakliye Güvenlik ve Bilgisayar Hizmetleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Cumhuriyet Üniversitesi tarafından 02/11/2012 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “…” ihalesine teklif veren davacı şirketin, şirket yetkilisinin yetkisinin geçersizliği nedeniyle ihale dışı bırakılması üzerine, yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Mahkemelerinin 20/09/2019 tarihli ara kararıyla, Diyarbakır Ticaret Sicili Müdürlüğünden, davacı şirketi temsilen işler yürüten …’in ticari vekil olup olmadığı, söz konusu işletmeyle olan bağı ve şirket sözleşmesinde ticari vekilin atanmasına ilişkin bir düzenleme bulunup bulunmadığı sorularak buna ilişkin belgelerin istenilmesine karar verildiği, anılan idare tarafından herhangi bir bilgi ve belgenin gönderilmediği, ancak Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde re’sen yapılan incelemede, 02/11/2012 tarihinde gerçekleştirilen ihalede davacı şirketi temsil ve ilzama … tarih ve … sayılı ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürü olarak …’ın yetkili kılındığının ve şirket sözleşmesinde ticari vekilin atanmasına ilişkin herhangi düzenlemenin bulunmadığının tespit edildiği:
20/09/2019 tarihli ara kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumundan, …’in davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğu veya hangi tarihlerde adı geçen şirkette kaydına rastlandığı ve söz konusu şirket tarafından adı geçen kişi adına prim yatırılıp yatırılmadığı hususunun sorulması üzerine gönderilen belgelerde, …’in ihale tarihi itibarıyla kurum sandık numarasından yapılan karşılaştırmada … Özel Güvenlik Hi. Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığı ve 2014 yılı Haziran ayına kadar da aynı şirkette çalışmaya devam ettiği, ayrıca 2009 yılı Haziran ayına kadar muayyen tarihlerdeki primlerin davacı şirket tarafından karşılandığı, bu tarihten sonra davacı şirket tarafından yatırılan herhangi bir prim kaydına rastlanmadığı, bilahare davacı şirketin 07/10/2019 tarihinde kayda giren dilekçesinde, …’in şirket müdürü tarafından vekâletname ile yetkilendirildiği ve şirket çalışanı olduğunun belirtildiği, eki belgeden de, ihale tarihi itibarıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan şirket müdürü … tarafından 05/03/2013 tarihli vekâletname ile …’in vekil edildiğinin görüldüğü;
Bu itibarla, davacı şirketi temsilen işler yürüten …’in ticari vekil olmadığı, ihale tarihi itibarıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili olan … tarafından …’in yetkili kılındığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı, Borçlar Kanunu hükümlerince geçerli bir vekâlet ilişkisinden de bahsedilemeyeceğinden, Kurulun, anılan ihaleye teklif veren …in şirketi temsile yetkili olmadığından bahisle davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve ihalede tek geçerli teklif kaldığından ihalenin iptali kararının iptaline yönelik itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, şirket temsilcisi müdürün imza sirkülerinde yer almasa dahi şirketin amaçları doğrultusunda iş yapmak üzere üçüncü kişileri vekil tayin edebileceği, …’in ticari vekil olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 14/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.