Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/692 E. , 2022/6483 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/692
Karar No : 2022/6483
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya ili, Kocaali ilçesi, … Köyü, … mevkiinde yer alan ve 2002 yılında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü adına spor tesisi yapılması için izin verilen Devlet ormanının davacı tarafından işgal edildiğinden bahisle davacının taşınmazdan tahliye edilmesine yönelik … tarih ve E… sayılı Kocaali Orman İşletme Şefliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile … Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasından alınan 28.03.2018 tarihli bilirkişi raporu ile yine davacı hakkında adli yargıda kesinleşenen hukuk ve ceza davaları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından beton çit ve konteynır konularak işgal edilen sahanın “35/J Devlet Ormanı” sınırları içerisinde kaldığı ve mülkiyetinin davacıya ait olmadığı anlaşılmış olup; 1982 Anayasası ve 6831 sayılı Orman Kanunu gereği ormanlık alanları korumakla görevli davalı idarenin, Sakarya İli, Kocaali İlçesi, … Köyü, … mevkiinde yer alan ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü adına spor tesisi yapılması için izin verilen Devlet Ormanının işgal edildiğinden bahisle davacının taşınmazdan tahliye edilmesine yönelik … tarih ve E… sayılı Kocaali Orman İşletme Şefliği işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasından alınan 28.03.2018 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından beton çit ve konteynır konularak işgal edilen sahanın orman sınırları içinde kalıp kalmadığı hususunda çelişki bulunduğu anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunun idarenin teknik elemanlarınca incelendiği ve hatalı olduğu, dava konusu sahanın orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği, işlemde hukuka ve mevzuata aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, Sakarya ili, Kocaali ilçesi, … Köyü, … mevkiinde yer alan ve 2002 yılında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü adına spor tesisi yapılması için izin verilen Devlet ormanının davacı tarafından işgal edildiğinden bahisle davacının taşınmazdan tahliye edilmesine yönelik … tarih ve E… sayılı Kocaali Orman İşletme Şefliği işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının fiili ile ilgili olarak, Orman Kanununun 93. maddesi uyarınca orman arazisinin işgali ve faydanma suçu kapsamında … Asliye Ceza Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında davacı hakkında ceza davası açıldığı, 04.04.2017 tarihinde yaptırılan keşif sonrası hazırlanan 28.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “…Tahsis edilen sahanın Çukurköy mülki hudutlarında … mevkiinde olduğu belirtilse de, şikayete konu saha Mülki hudut bakımından Kirazlı köyü … Mevkiinde kaldığı, kadastro mühendisinin dosyasına sunduğu 09/09/2016 tarihli rapor ekinden ve Kocaali Orman İşletme Şefliğinin … tarih ve E… sayılı yazıları ekinde kesinleşmiş orman tahdit haritasından anlaşıldığı, Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Kadastro ve Mülkiyet Dairesi Başkanlığının 631 sayılı 09/08/2002 tarihli olurları ile Kocaali İlçesi Çukurköy hudutları dahilindeki 5036,00 m2 lik ormanlık alanda futbol sahası yapılmak amacı ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü adına 49 yıl müddetle izin verilmiş olduğunun görüldüğü, futbol sahası yapılmak istenilen sahanın o tarih ve öncesinde fiilen fındık bahçesi olup, mevcut ormanlık alanın bu yerin güneyinde Çukurköy mülki hudutlarında Yanıklık mevkiinde halen mevcut olduğu görüldüğü, Kocaali Orman İşletme Şefliğinin … tarih ve E… sayılı yazılarından iddianameye ve suça konu işgal ve faydalanma olayıyla ilgili olarak kurumun zarara uğratılmadığının bildirildiği, suça konu alan olarak belirtilen Kirazlı köyü Çakal Dağı Mevkii DEV.OR.35/j içerisinde keşif tarihi itibariyle futbol sahası emaresine rastlanılmadığı, kısmen fındık bahçesi, kısmen ürün çağına gelmiş meyveler ve süphelinin eşine ait … ada … nolu tapulu parselin bitişiğinde konteynır ve etrafında panel geçme duvarlar olduğu, duvarların kısmen ve yol boyundaki doğu-batı aksındaki duvarların tamamen orman sahası dışında yolda kaldığı krokideki yazılan koordinatlardan anlaşıldığı” sonucuna varılarak Mahkemesine sunulduğu, Mahkemesince sanık hakkında 06.03.2019 tarihinde beraat kararı verilmiş ise de; söz konusu karar … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, bilirkişi raporunda işgale konu yerin ormanlık alan içerisinde kaldığının gösterilmiş olması dolayısıyla, belirtilen tereddütü gidermeye yönelik bilirkişiden ek rapor alınarak ve gerekirse yeniden keşif yapılarak suça konu yerin orman alanı içerisinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyor ise işgal edilen alanın miktarı ile iddianameye konu olan beton çit ve konteynırın konumu ve sanığın kastının tespitine yönelik söz konusu yerin sanığın eşine ait tapulu parselin bitişiğinde olup olmadığı net olarak belirlendikten sonra sanığın durumunun takdiri gerektiğinden, eksik inceleme sonucu verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
1982 Anayasası’nın “Ormanların Korunması ve Geliştirilmesi” başlıklı 169. maddesinde; “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır.(…) Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. (…) Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez.(…)” kuralı yer almaktadır.
6831 sayılı Orman Kanunu’nun “Ormanların Muhafazası” başlıklı 17. maddesinde; “(Değişik birinci fıkra: 19/4/2012-6292/13 md.) Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma planı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır. (…)Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. (…) ” kuralı, “Kanuna Aykırılık Oluşturan Fiillerin Takibi” başlıklı 79/3 maddesinde; “Talep vukuunda polis, jandarma, köy muhtar ve bekçileri orman memurlarına yardıma mecburdurlar.” kuralı, “Ceza Hükümleri” başlıklı 93/1-2 maddesinde; “(Değişik: 23/1/2008-5728/200 md.) Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.” kuralı yer almaktadır.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğünce hazırlanan 20.05.2015 tarih ve 7064 sayılı Tamimde; “Orman Kanununun 17/2 ve 79/3 madde hükümlerindeki esas gaye, suç işlendiği an idarece olaya hemen müdahale edilmesi ve bu suretle de yeni suç işlenmesinde daha caydırıcı bir rol oynanmasıdır. Halbuki fıkra hükümlerinin uygulanmaması ve sadece suç tutanaklarının düzenlenmesi halinde ise, bu tür orman suçları ile ilgili davalar yıllarca devam etmekte bu da caydırıcılığın tersine suç işleme temayülünde olan kişileri cesaretlendirmekte ve netice olarak da ormanların korunması ve devamlılığı tehlikeye düşmektedir. Sonuç olarak; 6831 sayılı Orman Kanununun 17/2 maddesi gereğince kesinleşmiş orman sınırları içinde bulunan yerlere tecavüz yerleşme ve sabit tesislerin inşa edilmesi halinde idarenin kendi kolluk görevlileri ile inşaatın başlangıcında olaya müdahale ve tesislere elkoyma yetkisi bulunmaktadır. İdaremiz kolluk görevlileri yetersiz kaldığı durumlarda da 6831 sayılı Yasanın 79/3 maddesi hükmü gereği tüm güvenlik güçlerinin yardımı talep edilebilmektedir.” düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Ceza Yargılamasında sanığın kusur oranının tespitine ilişkin ilkeler, kurallar ve kıstaslar, Ceza Hukukunun ilke ve kuralları çerçevesinde değerlendirilen hususlardır. İdare Hukukunda ise; Ceza Hukuku ilkelerinden bağımsız olarak kamu gücünü kullanan idarelerin üstlendikleri görev, yetki ve sorumluluklarının ifası ile bağlantılı olarak idari işlemin hukuka uygunluk denetimi gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda yapılan bilirkişi incelemelerinde ulaşılan sonuçların nitelendirilmesi de adlî yargı ve idarî yargı bakımından farklılık arz etmektedir.
İdare Mahkemesince, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle birlikte, konu ile ilgili adli yargıda açılan ceza davasında yer alan bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verilmişse de hem adli yargı ve idari yargıdaki bilirkişi incelemelerinin odağından kaynaklanan farklılıklar hem de dayanak alınan adli yargı bilirkişi incelemesi sonucunda verilen kararın bozulmuş olması karşısında dosyadaki mevcut durum, idari işlemin unsurları açısından yeniden değerlendirme yapılarak, gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle karar verilmesi zorunluluğunu doğurmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki Bölge İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucu verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.